Platon ve Aristoteles’in Fikirleri Eşliğinde Sanatın İşlevi

Kaynak belirtilmedi

tarih boyunca platon ve aristoteles başta olmak üzere birçok filozof sanatın amacını,faydasını ve etkilerini tartıştı.neredeyse hiçbirinin inkar edemediği bir gerçek vardı ki ; sanat şüphesiz etkiliydi.bireyler bunu nasıl inkar edemediyse,toplumlar da inkar edemedi.bireyin oluşmasında,gelişmesinde önem taşıyan sanat,zamanla toplumların oluşmasında, gelişmesinde hatta belki gerilemesinde rol oynadı.sanatın tam olarak “ne” olduğuna dair yeterli kanıya,daha doğrusu doğru kanıya varılamadığında ise “her şeyin” bir sanat olup olmadığı tartışılmaya başlandı.doğru cevabı bulamamamız tam isabet gibiydi çünkü sanat,belki de kesinlik bildirmediği için sanat sayılabilirdi.bir şiirde herkesin aynı duyguyu hissedemeyeceği belliydi.elbette ortak duygular birbiriyle dans edecekti fakat her birey ne kadar birbirinden farklıysa,her eser birbirinden farklı birçok duyguyu ve düşünceyi barındıracaktı.bu ise bize sanatın ne kadar zengin bir dünyaya sahip olduğunu anlatıyordu.tek bir eser bile bu kadar duygu barındırabilirken sanat,bireyler ve toplumlar için nasıl etkili olmayabilirdi?

ve konu her şeyin bir sanat olup olmadığına geldiğinde ise tüm düşünceler tekrar gözden geçirilmeye başlandı.çünkü bir esere farklı açılardan bakabiliyorduk fakat bir nesne,somut olarak düşünebildiğimiz hiçbir şey farklı açıdan baktığımızda varlığını başka bir varlığa bırakmıyordu.burada ise sanatın “aracı” unsurları akla geliyordu.bir nesne hepimize aynı gözükebilirdi fakat bir şair,ona bambaşka anlamlar yükleyip bir şiir kaleme aldığında o nesne artık bir sanat eserinin aracı oluyordu.

belki de sanatın özünde var olan maya,insandı.

çünkü sadece insan gördüğü her şeye bir anlam yükleyebilecek kadar hissedebilirdi.

ve yine,sadece insan bu hissiyatı bir kaleme,enstürmana,sahneye dökebilirdi.

böylece bizimle var olan sanat,her zaman bizimle ilerleyecek gibiydi.

 

türkiye cumhuriyetinin kurucusu mustafa kemal atatürk‘ün de dediği gibi “fikirler ve devrimler sanatla yayılır” diyebiliriz.bu demektir ki;bir toplumun düşüncesi,bireylerin düşüncesini yansıtırken aynı zamanda bunu “sanat” ile yaparak kalıcılaştırabilir.platon’un da düşündüğü gibi sanat bir noktada toplumların “aynası” görevini görür. biz ne isek,toplumu oluştururuz.toplumu ise sanat gösterir.bu yüzdendir ki bir ülke hakkında araştırma yaparken en çok başvurduğumuz noktalar,o ülkelerin sanat eserleri ve sanatçılarıdır.çünkü bir savaştan sonra verilen sanat eseri ile,savaş öncesi verilen eser hiçbir zaman aynı etkiyi taşıyamaz.toplumlar gerek travmalarını,gerek olumlu özelliklerini sanatlarında yansıtırlar,ve kalıcı hale getirirler.böylece “insan psikolojisi” konusunda da sanat eserleri büyük etkiye sahiptir.aristoteles’e göre de bir şair insanın psikolojisini çözümler.

sanat birçok açıdan platon’un dediği gibi bir ayna birçok açıdan da aristoteles’ in dediği gibi bir çözümleyicidir.aslında bu iki düşünceyi harmanlamak çok da zor görünmüyor,çünkü çözümleyemediğimizi yansıtmamız mümkün değildir.

yine de platon,sanatın ısrarla insanı ve gerçeği en doğru şekilde yansıtması gerektiğini söylemiştir.bu düşünceyi destekleyebilmek,çözümleyebilmek için önce “sanat nedir?” sorusuna değil “doğru nedir?”  sorusuna cevap bulmalıyız.

evet,sanat bir ayna gibi gerçeği yansıtıyor fakat bu,hangi gerçeklik?

 

aynı zamanda platon tıpkı sanatın toplumsal etkileri konusunda aktardığımız fikirler gibi sanatı bir propaganda aracı olarak görür.onun düşünce dünyasında da fikirler ve devrimler sanatla yayılmaktadır.

aristoteles ise bu konuda benzer fakat kesinlikle aynı olmayan bir düşünceye sahiptir.ona göre sanatın,özellikle şiirin temeli bir taklittir.bu taklit elbette tragedya ve komedyayı ayıran,önemli bir unsurdur.biri iyileri,biri kötüleri taklit eder.

sanat hakkındaki fikirleri kaynaklı çatışan filozoflar,bu konuda da çatışmaktadır çünkü platon sanatta kötülüklerin olmasını istemez.ona göre sanat sadece iyi şeyleri yansıtmalıdır,çünkü eğer kötü şeyler yansıtılırsa yanlış örnekler olacaktır.ona göre sanat güzellik ideasını yansıtmalıdır.sansür var olmalıdır,böylece kötü örnekler en aza indirilerek belki de toplum korunacaktır. fakat toplumu korumamız gereken,bireyi korumamız gereken o kadar unsur var ki,bunlardan hiçbiri sanat olmamalı.asıl toplumlar sanatları sayesinde kendilerini ister istemez koruyabilirler.nasıl,birey kendi psikolojisini sanatın terapötik etkisi ile bazı zamanlar daha iyiye götürebiliyorsa,toplumlar da sanatları sayesinde kendilerini ileriye taşıyabilirler.

aristoteles bu konuda kesin ve nettir.ona göre insan,eserde gördüğü kötü şeylerden sonra elbette kötü duygular hissedecektir.örneğin hissettiği acıma,korku,üzüntü gibi yaralayıcı duygular onun davranışlarını gözden geçirmesini ve bu kötü duygulardan uzak durmak istemesini sağlar.

yani,insan bu duyguları hissedeceğini anladığında kötü şeylerden vazgeçer.biraz bencilcedir,fakat sansüre inanmayan aristoteles ,en azından bunun sebebini bize sunabilmiştir.

 anladığımız üzere sanat birçok düşünceye maruz kalmıştır ve doğrunun ne olduğu çözümlenememiştir.

çözümlenemeyeceği de bariz bellidir çünkü tam da bu karmaşa sanatın kendisidir.

insan ; kendinden,ruhundan birçok parçayı sanata verir.

ruhundan düşen parçalar birer birer sanat eserlerini oluşturur.

böylece bambaşka ruhların gözleri aynı sanat eserinde buluşur.

insan,sanat eserine gözleriyle değil ruhuyla bakmaktadır.

eserleri anlamlı kılan budur.

her ruhun farklı bir eser görmesi sanatın kendisidir.

sanat ile ilgili tüm bu karmaşada mevzu gerçek ise, küçük prens eserinde verilen bir sır gibi ; gözler kördür,insan yalnız yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir.

insan,sanata her zaman yüreğiyle bakmaya devam edecektir.

 

nisan nur özkahraman

numara doksan dergisi / mayıs 2025

“”içeride büyük harf bulunmaz.”

Nisan Nur Özkahraman
Türk Dili ve Edebiyatı | Numara Doksan Dergisi İzmir Temsilcisi
Subscribe
Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Önceki
Silinmeyen Silinemeyen..
Sonraki
Güvenilir Haberlere Nasıl Ulaşırız?

Güvenilir Haberlere Nasıl Ulaşırız?

İlginizi Çekebilir

kooplog'dan en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerez (cookie) kullanıyoruz.