PİŞMANLIK

Ülkemizde virüsün görülmesiyle birlikte hepimizin hayatı aniden nasıl değişti ama ? Bize çok normal gelen sıradanlaşmış davranışlarımızın daha bi farkına varmamızı sağladı. Toplu taşımada hiç tanımadığın insanlarla iç içe kalmak, bayram ziyaretleri, toplanıp bir yerlere gitmek, hasta ziyaretleri, okula gitmek, tek başına bir yerde oturup çay içmek… Hepsinin değerini, önemini elimizden alınınca çok daha iyi anladık. Sevdiğimiz birine sarılamayınca, göremeyince onu daha çok özledik. Daha çok sevdik. Bayram ziyaretlerinde “Of bitsin artık.” moduna girilirken bu bayram hep o günleri aradık, andık. Zamanında yarım saat uzakta olan bir yere gitmek ne kadar bunaltmışsa şimdi o kadar çok gitmek istedik. Meğerse hiçbir şeyin değerini vaktinde bilememişiz. Bu hastalığa yakalanıp hastanede yatan akrabalarımızı ziyaret edemedik. İşte bizi bu kadar ayırdılar birbirimizden. Hayatımızın tüm dengesi bir anda değişti ve bunu anlayamadık bile. Birden kısıtlandık ve bu çok uzun sürdü. Hâlâ daha sürmeye devam ediyor. Peki bir gün sonra hayatımızın bugünden daha kötü olmayacağının bir garantisi var mı ? Her günümüzü her saniyemizi çok iyi değerlendirerek, sevdiklerimize onları cidden sevdiğimizi hissettirerek geçirmemiz lazım. Lazım ki daha sonradan pişmanlıklar yaşamayalım. Bana öldüğümde çiçek almana gerek yok. Bana şimdi çiçek al. Ben değerliysem şu an değerli olayım. Zamanı geçtikten sonra bunların bir önemi kalmıyor. Bugün gül, gez, eğlen, öğren, öğret, sev. Yarının hiçbir anlamı yok.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.