Perdenin Arkasındakiler

Tek korku her şeyin bir oyun olması. Oyunun da sonu  geliyor sessizce. Herkes aynı sükuna devam ediyor. Yaşanılan şey neydi? Kim kimden kaçtı? Sessizliği bozmaya çalışsa da diğeri izin vermiyor bozmasına. Hep aynı sükunet devam etmek zorunda. Farkında değil mi her şeyin biteceğinin. Yoksa umrunda bile değil mi? Neden bu kadar perdenin arkasında gizlenip gölgesin açığa çıkmasından korkuyor anlam verilemiyor. Neden bu kadar incitmekten korkmadan oynatabiliyor oyuncakları anlamıyor hiç kimse. Hiç kimse farkında bile değil olanların. Söylenmedi hiç kimseye bir şey, yemin verildi bir kere. Şüpheler artıyor gün geçtikçe ama nafile günlerde ilerliyor ardı ardına. Günlerin getireceği azaptan korkuyor birisi biliyor mutsuzluktan hasta olacağının. Güneş batıyor, gecenin esaretli karanlığı çöküyor dünyaya. Herkes sessizce çekiliyor etraftan perdenin açılmasından korkanlar gidiyorlar vurdumduymaz halleriyle en büyük cezayı verdiklerini sanarak. Suçlu kim göstersinler bana. Latife mi bu olağan durumlar bileyim artık……………….

korkuyorum gecelerden
ve ketum köpeklerden

âzâtlığım
hep kıskacında yelkovanla akrebin
gecenin hapsinden gayrı
dünyam olmayacak mı

en tatlı anındayken hayatın
kulaklarımda çınlayan
şaşkın bir kurşun kokusu
ağırlığında geçer
itlerin ayak sesleri
bacaklarımda devasa evhâmların
zehirli dişleri

bacalarda kirli kalplerin
katılığı akmış göklere
evler kapamış gözlerini
görmüyor çâresizliğimi
gecenin insafına terk edilmişim
her ses bende içler acısı
sanıyorum yem bırakılmışım aç itlere

korkuya türkü söylerim
sağır duvarlara ıslık çalarım
ürkek adımlarla geçerim caddeleri

Ramazan İlhan

 

okur

Yazar: blankspace

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.