PEKİ YA SONRA?

Başlangıç her zaman en sancılı süreç tartışmasız. Peki ilk adımdan sonrası kolay mı ilerliyor? Yoksa daha da ağırlaşan süreçlere karşı nasır mı bağlıyor bazı uzuvlar? 

Bu gibi soru işaretlerinin ve soru işaretleriyle ilerlemenin yine sancılı noktalarından birindeyim. Canım ne isterse onu yaparak ilerlemeye çalışıyorum. Yoruluyorum, sıkılıyorum, daralıyorum, bazen çok heyecanlanıyorum ama sonuçta ilerliyor olduğumu görmenin verdiği huzur günü iyi kapatmama yetiyor. 

Hayatta herkesin, konu ne olursa olsun, tarzı farklı. Bakış açısını doğuran şey kimi zaman eğitim,kimi zaman çevre ve genelde ikisinin karması zaten. Hep söyledim, yine söylemek ihtiyacı duyuyorum ki doğru zaman yanılgısı diye bir kavram var. Ama sadece bununla kalmıyor… Pek çok konuda algılarımız bizi yönetiyor ve sonuçta çaresiz, ve hatta yetersiz hissedilen anlar ortaya çıkıyor.

Her zaman toz pembe olmayacak. Hatta hiç olmayacağı garantisini vermek daha kolay. Ama perspektifi geniş tutup azıcık zengin bakış açısı doğrultursak her şeyin üstesinden geliniyor hem de zaferle. Evet yerle bir oldun,oldum, olduk hepsi kabul. Ama ben yazıyorum, sen okuyorsun ve hakikaten de öyle diye iç çektik beraberce şu an. İşte hepsi belki de bu an içindi. Bilemeyiz. 

Hayat kısa, ama anları nasıl yaşadığımız ve hangi fırsatı nasıl değerlendirdiğimiz tamamen bizim elimizde. Bugün hem çok onur verici hem çok onu kırıcı hem çok mutlu hem çok huzursuz vs vs bir gündü. Ama dünden iyiydi. Yarın belki kötü geçecek ama ardından muhakkak güneş doğacak. 

Duyguların karmaşasından da kaçmamak gerek.. Aslına bakarsan ruhunu özgür bıraktığın ve kendi mutluluğunu önemsediğin kadar insansın. Bırak aksın hayat, sen de tutun ve kendi sesini dinle.

yazar

Yazar: Bell's

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.