Oyun bitti

Dikkat bu hikaye kalemle değil kırık bir kalbin keskin parçalarıyla yazıldı. Okurken kanda boğulmamanız dileğiyle.

İçimde anlam veremediğim sevinçler dolaşıyordu, kalbimin en uç noktalarına kadar. Derinlerimde açılan yaralara merhem oluyordun sanki. İyileştikçe güçlenen yeni bir ben yaratmıştın, benden öte.Yorulduğumda, kaybolduğumda, şaşırdığımda seni bulmanın mutluluğunu yaşıyordu kalbim. Aynı şeyleri düşünmenin, aynı şeylerin hayalini kurmanın verdiği dalla tutunuyordum ben hayata. Buğday tarlalarından çıkmış kadar hayat dolu olan ruhuna aşık olmuştum. Sen benim kalbimde bir çocuk gülümsemesi kondurmuştun. En karanlık sokaklarımda çiçekler açmıştı. Ben senin yanında nefes alırdım. Nefes almak için açtığım bir pencereydin sen.Benimle birlikte aynı tarafa bakıyorsun diye sevmiştim seni. Sana değil seninle aynı yöne bakmayı sevmiştim ben. Benim gözümden gördüğün benim dilimden konuştuğun için,karşımda olmadığın için aşık olmuştum sana.

Meğer hiç tanımadığım birine aşıkmışım. Meğer dışı hayat dolu, içi çok çirkin olan hilekar biriymişsin. Sen artık intihar mektubunun son cümlesindeki pişmanlığıma denksin.

Sen ayaklarımı yerden kestiğinden daha sert düşürdün beni: hayal bulutlarından, gerçek duvarlara…İçimi sana karşı sıcak tutabilmek için aklımı yok saydım ben.

Çok fazla kırdın beni. Evvela iyi niyetimden, sonra saflığımdan. Ne kadar kırılmayı haketmiyorsum o kadar çok kırdın beni. Ağlama… Ruhun öldüyse sevda çiçeklerini gözyaşlarınla büyütemezsin çünkü.

Sana ne küsüyorum, ne alınıyorum ne de güceniyorum… Tek kırgınlığım sahteliğine inandığım aşkın…Gerçeklerin farkına vardığımda farkın kalmadı herkesten…Ağlama, 5 para etmeyen onursuz karakterini siliyorum kalbimin temiz sayfalarından. Yalanlarının başrolde oynadığı ve her koşuşumda yere takılıp düşürdüğün bu komedinin perdelerini kapatırken sana söyleyeceğim son söz:Dökülen gerçek yüzüne, perde önünde alkışlar yakışır ancak: Oyun bitti.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.