in ,

Ölümsüz | Unbreakable Film Analizi

Eğer ölümsüz olsaydınız, bunu nasıl öğrenmek isterdiniz? Eğer bir yeteneğiniz olma şansınızın olduğunu bilseydiniz bunu “ölümsüzlük” olarak seçer miydiniz? Ölümsüz olduğunuzu öğreneneceksiniz, nasıl öğrenmek isterdiniz? İşte bu soruların cevabını bu filmde aramak mümkün.

Ölümsüz Film Analizi

Her fantastik filmde ya da kitaplarda şuna rastlıyoruz, bir yeteneğiniz varsa bu ya sonradan geliyor ya da doğuştan… Bunu zamanla “öğrenme” söz konusu olmuyor. Fakat bu filmde zamanla ölümsüz olduğunu anlayan bir karakterden söz ediyoruz. Her zaman, kitaplarda yazan türden bir “süper gücümüz” olacağına inandırılmış durumdayız, bu filmdeki karakter de bu şekilde olacağına inandığından dolayı, kendinin eşsiz bir kahraman olduğunu anlamakta güçlük çekmektedir.

Bu film iki karakter hakkında geçen, bir tesadüfü anlatıyor, daha da derinine inersek, tesadüfi görünen her şeyde bir neden-sonuç ilişkisi olduğunu görüyoruz. Birisinin kemikleri doğduğundan beri sürekli kırılabilecek olan çizgi roman satıcısı “Mr.Glass”, diğeri de en son bir tren kazasından kurtulmuş, hayatında bir kez bile hastalanmamış, kemiği kırılmamış olan David. Tren kazasından kurtulduğundan beri hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Ölümsüz Unbreakable Film Analizi

David’in doğduğundan beri hiç hastalanmadığı ortaya çıktığı zamandan beri, aslında “güvenlik” olarak çalışmasında bile bir anlam olduğu keşfetmektedir. Diğer insanları güvende tutmak için bu işi seçtiğini anlamaya başlamıştır artık. Zamanla kendi kimliğini keşfeden karakterimiz, bir zaman sonra pelerinini taktığı zaman, insanlara dokunduğunda onların geçmişiyle ilgili kesitler görmeye başlamıştır. Bu kesitler genelde yaptıkları kötü şeylerden oluşmaktadır… Bir nesneye ya da bir canlıya zarar veren herhangi bir insana dokunduğunda nasıl yaptığı David’in gözünün önüne gelmektedir. Bu zamanla bazı şeyleri engellemesine sebep olacaktır.

Normal hayatında, özelliğini keşfetmediği zamanlarda, kendisinin “normal” bir insandan farksız olduğunu düşünen karakterimiz, “Fantastik insanlar her yerdedir.” mesajı veriyor filmin sonunda.

Filmin sonlarına doğru iki olay etkileyici, birincisi Mr.Glass’ın David’e “En korkutucu şey nedir bilir misin?” diye sorması ve beraberinde şu cevabı vermesi ” Bu dünyadaki yerini bilmemek, niye burada olduğunu bilmemek.” İkinci olay ise, Mr. Glass’ın dünyadaki yerinin bir amaç uğruna yani David’i bulma isteğiyle dolup taşmasıdır ve annesi de dahil herkes David’i bulmanın çok önemli olduğunu düşünmesidir.

Bu film, bir serinin içinde olsa da, filmler bağımsız olarak izlenebilir. 2000 Yılında çekilmiş olan bu filmde, eksiklikler görülse de genel olarak beğenilen bir filmdir.

İyi seyirler.

okur

Yazar: aleyna

Uludağ Üniversitesi felsefe bölümü öğrencisi. Yazar,okur,dinler ve anlatır.Gezmeyi sever. Dans eder.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.