Olmak ya da olmamak

İntikamı, ihaneti, aşkı, trajediyi eserlerinde belki de en iyi yansıtan yazar, William Shakespeare; Hadi gelin Shakespeare’in ‘Hamlet’ adlı tiyatro eserinden birkaç alıntıya bakalım;

olmak ya da olmamak, işte bütün mesele!

düşüncemizin katlanması mı güzel

zalim kaderin yumruklarına, oklarına

yoksa diretip bela denizlerine karşı

dur, yeter demesi mi?

ölmek, uyumak sadece!

düşünün ki uyumakla yalnız

bitebilir bütün acıları yüreğin,

çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.

uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü.

çünkü, o ölüm uykularında

sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından

ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.

bu düşüncedir felaketleri yaşanır yapan.

yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına?

zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine

sevgisinin kepaze edilmesine

kanunların bu kadar yavaş

yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine

kötülere kul olmasına iyi insanın

bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?

kim ister bütün bunlara katlanmak

ağır bir hayatın altında inleyip terlemek

ölümden sonraki bir şeyden korkmasa

o kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya

ürkütmese yüreğini?

bilmediğimiz belalara atılmaktansa

çektiklerine razı etmese insanları?

bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:

düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor

yürekten gelenin doğal rengini.

ve nice büyük, yiğitçe atılışlar

yollarını değiştirip bu yüzden

bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.

Bu kısa yazımı yine William Shakespeare’den bir alıntıyla bitireyim;

“İnanıyorum söylediğini candan söylediğine

Ama bugünkü karar yarın bozulur çok kez.

Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak

En çabuk unuttuğumuz şeydir ne yapsak.

Mademki bu dünya bile yok olacak bir gün

Sevginin bitmesine insan neden üzülsün?

Aşk mı kaderi kovalar kader mi aşkı?

Daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi

Okuduğunuz için teşekkürler… 

okur

Yazar: Yeliz

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.