Okyanusun Sert Dalgalarına Kürek Çekebilmek

Her geçen günümüzü şiddetle özlüyoruz. Yok mu bunun bir çözümü, acaba günümüzü yarınlarda özlememek için nasıl yaşamalıyız? Bugünü bize avuçlarımıza sunulmuş bir armağan gibi yaşamalıyız.

Yarınlarımızın geleceği olan bugünü öyle güzel şeylerle doldurmalıyız ki yarınlar bugünlerin başlangıcı olmalı.

Herkes dertli, üzüntülü, kederli, öfkeli peki daha ne kadar böyle devam edecek? Ömür sermayenizi boşa mı harcayacaksınız. Gününüzü hiç okumadığınız, okuduğunuzda sizin enderuni hislerinize kadar işleyecek kitaplarla, ilimle, bilimle meşgul edin ki yüzünüzde firasetin tebessümü eksik olmasın.

Bakınız gelecek bizim ellerimizde, alnımızın terinde biz ne kadar önem verirsek yarınlar o kadar ilerleyecek yoksa ne yarınlar kalır ne de gelecek…

Amaçsız yaşarsanız okyanusta her an batmaya yeltenen bir gemi gibi yaşarsınız. Amacımız kendimizi en ince, hassas, saf ve temiz olabilmek olsa gerek ki yoksa bu yüzyılın bütün kötülükleri bedenimizde, ruhumuzda toplanır, ne farkımız kalır o zaman onca kötülüklerden…

Pazılarınızın kuvveti nispetince okyanusun  sert dalgalarına direnebilirsiniz, pazılardan kasıt sizi insan yapan güzel huylarınız, okyanusun dalgasından kasıt ise bu dünyaya ağ örmüş kötülükler…

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.