O Zaman Göğe Bakalım

Ayakta kalabilmek için yeni kararlar alıp uygulayabilir olmalı, enerjini belli bir seviyede tutabileceğin bir yaşam alanı oluşturmalısın. Kontrol edilebilir alanlar oluşturduğun sürece kendini dinç, dinamik ve enerjik bir modda hissedebiliyorsun. Çalışmayan kadın günümüz şartlarında oldukça az sayıda. Meslek ne olursa olsun artık çalışma şartları zor  ve yıpratıcı. Belli saatler arasında yapman gereken görevleri yerine getirebildiğin sürece günlük vicdani huzuru yakalıyor gibisin. Yaşam hızlandı. Günler, geceler, saatler akıyor tutabilene aşk olsun. Kadınlar dış görünüşe, yaş kavramına takmış durumda. Kendimle baş başa kaldığım, kendime zaman ayırdığım değerli gün diliminde dış görünüşüme, kaç yaşımda olduğum ve nasıl göründüğüm konusunda olumlu olmasına rağmen aşırı rahatsız olduğum uç tepkiler alıyorum ve oradan kaçmak istiyorum. İnsanlara neler oluyor diye de kendime sormadan edemiyorum.

O Zaman Göğe Bakalım

 

Spor salonundan uzaklaşmak istememe rağmen onları idare etmeye karar veriyorum. Kaslarım açılıp rahatladıkça bende rahat bir nefes alıyorum sakin ol Handan diyorum. Biz kadınlar birbirimizle çok gereksiz seviyede ilgiliyiz. Samimi değiliz sadece meraklıyız. Bu yetiyor sanırım. Kimse kimseyi tanımadan gördüğü kadarı ile tüm zamansızlığa inat kıyas terazisinde tartmaya çalışıyor. Aynı yaşta olmak aynı görünmek mi demek sanki ne garip. Farklı yaşamlar, duygular, yaklaşımlar, çocuk sayıları, hayata bakış açısı, yaşam felsefesi, genetik faktörler ve daha fazlası buharlaşıyor. Sığ bir bakış açısı ile kıskanç bakışlar hissediyorum. Yaş mevzu bahis olduğunda artık 10 yaş küçük söylemeye karar veriyorum. İnsan kendine iyi gelir  düşüncesindeyim. Genetikten sonraki faktör bu olmalı. Kendin için doğru kararlar almak önemli . Tabi doğru kararlar yanlış kararlardan sonra gelmeli sanki anlatacak komik hikayelerin olması da hayata renk katıyor.

Önce bu ayarı iyi yapmalısın ki çevreye iyi bir şeyler yansısın. Çok sevdiğin bir şiir olsun mesela. Ezberleyemesen bile arada açıp okuduğun sana ait seni anlatan. Sabah uyandığında, gökyüzüne baktığında içinden mırıldandığın bir şarkı. Konuştuğunda içine, özlemine su serpen konuşmalar yapacağın sevdiceğin olmalı mesela. Taşları yerinden oynatacak, taş üzerinde taş koymayacak tiplerden acil uzaklaşmalı, dengeni sağlayacağın, yanında gülebildiğin, kendin olabildiğin insanlara sıkı yapışmalısın. En az iki şeyi çok iyi yapmalısın bu hayatta. Bunun formülü çocuklukta gizliymiş. Çocukken neleri çok severdin düşün!  Ben mesela resim yapardım çocukken evet ama aralıksız da yazardım. Bunu sonradan fark ettim. Hayat fark ettiklerimizden ibaretmiş bunu da gülümseyerek söylemek çok güzel doğrusu. O zaman Turgut Uyar “Göğe Bakma Durağı” bu yazıdan kalan armağan olsun. Durma kendini hatırlat, durma göğe bakalım. Kalın sağlıcakla.

Rapor Et

blogger

Yazar: Handans

🦋Görsel sanatlar öğretmeni ~öğrenme meraklısı~ kitap sevdalısı~ insan psikolojisine meraklı ve hayran~enerjisine sahip çıkan~kendisiyle barışık~seven sevilen ~ruh duygu davranış huy estetiğin önemseyen. 💕
kedileri olan evli ve bir çocuk sahibi üretmeye ve faydalı olmaya aşık biriyim. 🎱

İlk YazımBlog Yazarı

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları