O MÜSLÜMANDIR Kİ

Yargı, yargılamak, önyargı, aşağılamak ve daha fazlası…

Günümüzde adını duymadığımız ama fiilen hayatımızda olan bu ve daha fazlası kelimeler. Kim nasıl giyinmiş, ne yapmış, nerede ne konuşmuş, kimle neredeymiş, tesettürlü müymüş yoksa açık mıymış, Müslüman mıymış yoksa gavur muymuş, yaşı kaçmış, kime kaçmış, onla mı yakışırmış bunla mı, öyleymiş veya böyleymiş… Bunları sorarken acaba kendilerine hiç soruyorlar mıydı ” Beni ilgilendirir mi? ” diye? Haşa akıl edip sorabilirler miydi hiç?

Tabiri caiz ise sözde Müslümanlar dediler mi bir kere “Ben nasılım? ” diye? Günde Allah-u Teala’ yı kaç kere zikrediyorum, imanım yerinde mi, İslam’ın şartlarını yerine getiriyor muyum, namazım var mı, kıldığım namazımda, ettiğim kelamlarda ihlasım mevcut mu acep, meleklere, kitabıma, Rabbimin gönderdiği peygamberlere imanım ne halde… İnsanlar konuşur kardeşim, konuşur konuşur bir süre sonra kendileriyle beraber seni de helaka sürüklerler. Müslüman birey, çevreden önce kendini, ailesini ve sonra tebliğ ve Allah yolunda cihad görevi için çevresini düzeltmek için çabalar. Müslüman birey, ” Bu zamanda kim tam yaşıyor dinini? ” demez arkadaş. Dinini yaşamak ve yaşatabilmek adına gayret gösterir, ter döker. Müslüman birey, yastıktan başını kaldırdığı andan itibaren bugün Rabbimi nasıl razı edebilirim diye endişeye kapılır, sabah namazına kalkamadığında gün boyu gözleri dolu dolu gezer, namaza durduğunda boynu utancından bükülür ve af diler, o Müslüman ki teheccüd namazından ödün vermez, peygamberinin adını duyunca selam vermeye üşenmez. O Müslümandır ki yaptığı her iş besmele ile başlar, şehadetle biter. O Müslüman ki su içişinden, yemeğe başlamasından, iki güzel sohbetinden, bakışlarından, boynunun büküklüğünden, Rabbini anlatırken adını her duyduğunda gözlerinin ışıltısından, heyecanından bellidir.

Bunlar bende yok deyip korkuya kapılma aziz kardeşim. Allah-u Teala’ nın kapıları her zaman açık. Firar et Rabbine… Ben çok günah işledim yüzüm yok deme, secde et, dua et, tövbe et. Çünkü Allah tövbe edenleri sever. O seni içine merhamet koyduğu anacığından, o seni korunman için güç verdiği, yorgun bakışlı babandan daha çok seviyor. Seviyor, seviyor ki kardeşim, yoluna seni her gün tekrar tekrar davet ediyor. Senin için annene merhamet veren  O’ dur, senin korunman için babana güç veren yine O’ dur. Ona sığın, ondan yardım dile, sor kardeşim en başta sor. ” Bu neden böyle? ” de. Sor ama Rabbinden korkma kardeşim. Çünkü

” O isteseydi hepinizi tek bir ümmet yapardı. ” Maide süresi 48. İmtihan herkese var kardeşim. Doğruyu bulmak senin elinde. ” Kader böyleymiş… ” deme. Kader Allah’ ın bizim yapacaklarımızı bilmesidir. Kaza ise Allah-u Teala’ nın daha önceden bilip, gördüğünün gerçekleşmesidir. Alın yazısı iradeyi nötrlemez. Kalk ve dik dur. Ne yaşanmışsa yaşanmış. Unutma ki

” Hepiniz ona döndürüleceksiniz.” Yunus süresi 56.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.