Nedir Bu "MURPHY KANUNLARI" ? – PART 2

Bir önceki yazımı umarım okumuşsunuzdur. Eminim yazıdaki gizli Murphy’leri bulmuşsunuzdur!

Bu anlatılan yazıdaki gibi olmasa da, oradaki olayların çoğunu hepimiz neredeyse hergün yaşıyoruzdur. Hangimiz en güzel saçlarımızla yağmura şemsiyesiz yakalanmadık, hangimizin hoşlandığı kişi tamda pijamalarla evin önüne kadar çıkmışken karşımıza çıkmadı? Hangimiz sövmedik çılgınlar gibi…  İşte bu Allah’ın cezası tesadüflerin ortak ismi “MURPHY KANUNLARI”.

Çoğumuz bu kanunları gerek internetten okuyarak, gerek bizzat yaşayarak zaten tecrübe ettik ve ögrendik. Peki kim bu Murphy?

Tam ismi Edward Aloysius Murph Jr… Kendisi Amerikan Hava Kuvvetlleri çarpışma testinde görev alan bir mühendistir. Okumuş biri yani! 1949 yılında insan vücudunun ivmeye ne kadar dayanabileceğine dair testler yapiyormuş. Bu testleri de şu şekilde yapıyormuş, bir gönüllüyü bir rokete oturtuyor ve vücudunun çeşitli yerlerine aletler yerleştiriyor ve fırlatıyor. Bu kadar! Gönüllümüz, sizin de aklınıza ilk gelen kişi olan Murphy değil. Murphy, deneyin mühendislik kısmında ölçümlerle ilgilenen kişi. Gönüllünün ismi John Stapp yani Dr. Stapp

Bu ikilinin dışında bu olayda kilit isim olan bir de teknisyenimiz var. Bu teknisyenin görevi gerginlik ölçen algılayıcıların kablolama aşamasını kontrol etmek. Ancak kendiai biraz sıkıntılı bir tip. Malesef kendisine verilen görevleri yanlış yaomak gibi bir kusuru var. Bu deneyde de gidip deneğin vücuduna takması gereken 16 aletin 16sını da yanlıs yere takıyor ve deney başarısız oluyor!

Bu olayın sonunda gözler Murphy’e çevriliyor. Tabi Murphy okumuş adam, mantıklı biri, biz Türkler gibi hemen “Nazar var, bunlar hep nazardan” demiyor. Biraz da esprili biriymiş kendisi. Bu yüzden gülerek kanunların temelini oluşturan o meşhur tespitini yapıyor;

“Bir işi yanlış yapmanın bir yolu varsa, bu adam onu mutlaka bulur.”

Bu sözüne ve diğer bir çok tespitine bayılan iş arkadaşları Murphy Kanunları’nı oluşturuyorlar. Bu kanunların isim babası ise denek olarak tanıdığımız Dr. Strapp! Üstelik Dr. Strapp, daha sonra yaptığı bir açıklamada deneyin başarılı olmasının anahtarı olarakta bu Murphy Kanunları’nı gösteriyor. Ilginç değil mi? Bu zamana kadar deneyin başarısız olmasının sebebinin , karşılarına çıkabilecek olumsuz koşulları hiç düşünmemiş aksine hep olumlu düşünülerek işe başlandığı için olumsuz koşulların hep gözardı edilmis olması olduğunu ancak Murphy Kanunlarından sonra olabilecek her olumsuz koşl gerçekleşebilecek gibi hareket edip tüm önlemleri alarak başarıya ulaştıklarını söylüyor.

Biz bu kanunları bu zamana kadar hep hayatta her şeyin her zaman kötü taraftan gideceği olarak algıladık. Peki bu kanunlar gerçekten bunu mu anlatıyor?

Aslında bu kanunların asıl anlatmaya çalıştığı şey, bardağın her zaman boş yanını görmek değil, yapılan işlerde olumsuz seçenekleri de bilip bunlara da hazırlıklı olmak. Böylece bir işin sonunda karşılaşabileceğin iki ihtimal olur;

  • Ya tahmin ettiğin ve beklediğin gibi kötü sonuçlanır
  • Ya da iyi sonuçlanır.

Bu demek değil ki attılan her adımda kötümser olmalıyız. Aksine hayatta alınan risklerde tüm ihtimallere hazırlıklı olmalıyız ki bir süprizle karşılaşmayalım. Yani aslında Murphy Kanunları, başarısızlıktan kaçınmanın bir yoludur, bir diğer deyişle “Hataları önleme stratejisi”. Şuan bile çoğu teknolojik şirketler bu stratejiyi kullanmaktadırlar.

Murphy Kanunları’nın tam tersi ise Yhprum Kanunları olarak bilinir ama o bir başka yazının konusu artık 🙂 

Yazımın bu son kısımlarına da veda olarak bir tutam Murphy Kanunları serpiştiriyorum. Burada olmayıp başınıza veya aklınıza gelen varsa yorumlarda paylaşabilirsiniz.

İşte Murphy Kanunları:

Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir.

Bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir.

Bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır.

Bir şeyin olma olasılığı, istenme olasılığı ile ters orantılıdır.

Er ya da geç olası en kötü koşullar zincirlemesi vuku bulacaktır.

Ne zaman bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir.

Olmuyorsa zorlayın, kırılırsa zaten değişmesi gerekirdi.

Ne kadar beklersen bekle istenmediği zaman gelecektir…

Yere düşen her şey ulaşılması en zor köşeye yuvarlanır.

Ne zaman arabamı yıkasam yağmur yağar, yağmur yağacağı için arabamı yıkamadığımda yağmur yağmaz.

Reçelli ekmek ne zaman yere düşse reçelli kısmı hep yere gelir.

Özür dilemek, izin almaktan daha kolaydır.

Dünyadaki nüfus sürekli artar ama toplam zeka sabit kalır.

Herhangi birşeyin olma olasılığı, arzu edilirliğiyle ters orantılıdır.

Mümkün olan en kötü koşullar, er ya da geç mutlaka ortaya çıkar.

İşler iyiye gitmedin önce kötüye gider… İşlerin iyiye gidebileceğini kim söyledi?

Herhangi bir seyin olma olasiligi, arzu edilirligiyle ters orantilidir.

İyi başlayan herşey kötü biter. Kötü başlayan herşey daha da kötü biter.

Eğer bir deney başarılı olmuşsa, ters giden birşeyler var demektir.

Herhangi bir bilgide sayılar çok doğru gözüküyorsa boşuna kontrol etmeyin, yanlıştırlar.

Her sağlıklı erkeğin zengin olmak için asla işlemeyecek gizli bir planı vardır.

Bankadan bir kredi almak için önce o paraya ihtiyacınız olmadığını ispat etmeniz gerekir.

Faturalar elinize alacaklarınızdan iki kat hızlı ulaşır.

İki tür insan vardır: İnsanları iki türe ayıranlar ve ayırmayanlar.

Tıkanık trafikte diğer şerit her zaman daha hızlı akar.

Hayatta güzel olan herşey ya illegal, ya ayıp, ya da şişmanlatıcıdır.

Yere düşen herşey ulaşılması en zor köşeye yuvarlanır.

Uyuyan bir bebek, anne babası uykuya dalınca uyanır.

Bir şey tamir ederken elin tamamen yağlandığında burnun kaşınır.

İnsanların seni seyretme olasılığı düştüğün komik durum ile doğru orantılıdır.

Yanlış numara çevirdiğinde çevrilen numara kesinlikle meşgul değildir.

Patronuna lastiğin patladığı için geç kaldığını söylediğinde ertesi gün lastiğin gerçekten patlar.

Gırgır geçmeye başladığın anda patron kapıda görünür.

Sıkışık trafikte şerit değiştirdiğinde, terk ettiğin şerit daha hızlı akmaya başlar.

Duşa girip ıslandığında telefon çalar.

Birileri ile karşılaşma ihtimalin, görünmek istemediğin zaman en üst düzeydedir.

Bir makinenin çalışmadığını ispat etmen gerektiğinde kesin çalışır.

Kaşıntının şiddeti ulaşma zorluğun ile doğru orantılıdır.

Sinemada sıranın ortasında oturanlar salona en son girerler.

Ayağınıza tam oturan bir ayakkabı kesinlikle mağazadaki ayakkabıların en çirkinidir.

Herhangi bir şeyi beğendiğinizde derhal üretimden kaldırılır.

Bir şeye ulaşmak istediğinizde ve ulaşamayıp umudunuzu kestiğiniz anda, bir yerden bir şekilde size gelir.

İşler yolunda gittiği zaman mutlaka bir terslik vardır.

Aradığınız şeyi baktığınız en son yerde bulursunuz. (Aranılan bir şey birkaç yere bakılarak bulunur ve bulma eylemi zaten en son bakılan yerde gerçekleşir.)

Herhangi bir bilgide sayılar çok doğru gözüküyorsa boşuna kontrol etmeyin, yanlıştırlar.

Bir teklifin gerçek olması güvenilir olmasını gerektirmediği gibi, güvenilir bir teklifin de gerçek olması gerekmez.

Telefon çalmasını beklediğin süreler boyunca çalmayacak, ancak başından ayrılıp başka bir işle meşgul olduğun anda çalıp seni bölecektir.

Siz sınavlara istediğiniz kadar çalışın, sonunda her zaman çalışmadığınız bir yerden çıkacaktır!

Ne zaman sınavlara çalışacak olsanız uykunuz gelir, sınavdan sonra uykunuz açılır.

Dakikalarca beklediğin otobüs sen tam sigara yaktığında gelecektir.

Sigara dumanı her zaman sigara içmeyen kişiye doğru gelir.

Barda sana yanaşan kız barın en çirkin kızıdır.

Ne zaman kürdanı elinden atsan, dişinin arasında bir şeylerin kaldığını farkedersin.

Senin beklediğin ATM sırası herzaman yavaş ilerler.

Ne zaman merdivenleri çıkmaya başladığında aklına çisinin geldiğini farkedersin

Sakınılan göze çöp batar.

İnsanlar birbirini hak eder.

Ekmek tereyağlı yüzü ile düşer.

Hangi yüzüne tereyağı süreceğinize önceden karar veremezsiniz.

Gülümseyin, ne düşündüğünüzü bilmesinler.

Sizi izleyenlerin sayısı yaptığınız işin saçmalığı ile doğru orantılıdır.

İyilik cezasız kalmaz.

Her çözümün doğurduğu yeni problemler var.

Bir şey yapmanız gerektiği zaman, öncelikle başka bir şey yapmanız gerekir.

Her şey düşünce hızından daha yavaştır.

Aptallığın gücünü göz ardı etmeyin.

Bir işi ne kadar önceden planlarsanız, ters gitme olasılığı o kadar artar.

Murphy kanunları Ohm kanunundan daha geçerlidir.

Diş ağrısı gece ve tatil gününde başlar.

Borç alabilmek için, borca ihtiyacınız olmadığını ispatlamalısınız.

Kimse başkasının yaptığı iş ile ilgilenmez.

Yeni aldığınız donanım eskisini sattığınız an bozulur.

Yanlış anlaşılmayacak kadar basit bir şey yoktur.

Hiç bir şey göründüğü kadar iyi değildir.

Sigaradan alınan zevk çevrede bulanan içmeyenlerin sayısı ile doğru orantılıdır.

Sigara dumanı içmeyene doğru ilerler.

Karar verme anlarında eldeki bilgi miktarı kararın önemi ile ters orantılıdır.

Önünüzde bulanan araç sizden yavaş gider.

Kasislerin etkisi yavaş giden arabalaradır.

Yarının işini asla bugün yapma.

Ayakkabı ağırlığı yürüyüş mesafesine göre artar.

Ayakkabıdaki kum tanesi basınca karşı en fazla basıncın olduğu noktaya doğru ilerler.

Basit teoriler en anlaşılmaz şekilde izah edilir.

Deney başarılıysa bir şeyler yanlış demektir.

Anlamıyorsanız çok açıktır.

Çok hızlı yükseliyorsanız bir yerde bir şeyler yanlış demektir.

“Yaşam” siz başka planlar yaparken olan şeydir.

Murphy’nin altın kuralı: Altını olan kuralı koyar.

Değiştirilebilir parçalar değişince sorun çıkar.

Olmuyorsa zorlayın, kırılırsa zaten değişmesi gerekirdi!

Zorlamayın, daha büyük bir çekiç getirin!

İhtiyacı olanlara yardım edin, onlar sizi hatırlar, tekrar ihtiyaçları olunca.

Kendi işini yapmayanlar için hiç bir iş imkansız değildir.

Diğer tüm seçenekler tükendikten sonra insanlar mantıklı davranırlar.

Gezegendeki toplam zeka bir sabittir; nüfus artmaktadır.

Tüm genellemeler yanlıştır.

Gizli hata gizli kalmaz.

Duruma göre!

Aptalsa ve çalışıyorsa, aptal değildir.

Asla, asla deme!

Bekleyin, hasar verdikten sonra geçer, hasar fazla ise bekleyin, tekrar gelir.

Şans en şanssız zamanda kapıyı çalar.

Eşsiz şeyler birbirinin eşidir.

Yağmur yağsın diye araba yıkadıysanız işe yaramaz.

Tırnaklarınızı kestikten bir saat sonra tırnakla yapılacak bir iş çıkar.

Her kurumda işlerin nasıl yürüğünü detayları ile bilen biri var.

Bu kişi hemen işten atılmalıdır.

Sıcak tencere ve soğuk tencere aynı görünür.

Salamı seven ve yasaya saygı duyanlar bunların nasıl yapıldığını asla izlememelidir.

Problemlerden kurtulma konusunda usta olan doktorlardan uzak durun!

Bağışla ama unutma.

Kendi fikrinizi önemli birinin fikri imiş gibi sunarsanız kabul edilme şansı daha fazladır!

Hareketli nesneler yanlış yöne doğru hareket ederler, durağan nesneler yanlış yerde dururlar.

İşler şansa bırakılsaydı daha iyi olurdu.

Herkes sinirlerini kaybetmişken sakinliğinizi koruyorsanız belki de durumu anlamıyorsunuz.

Size bir iyilik yapmak için yaklaşan birini görürseniz, kaçın.

Tüm garantiler ve para iadesi taahutleri, ödemeyi yapmak suretiyle bozulur.

Önemli olan olaylara takmayı başardığınız isimdir, olayların kendisi değil.

Anlattığın birşeyin dinlenme ihtimali, anlatma isteğinle ters orantılıdır.

yazar

Yazar: Gizli Özne

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum