in , ,

Hepimiz Mutluluğa Sahipken, Mutluluk Yanı Başımızda Bize Gülümserken Neden Mutsuz Olmayı Seçiyoruz?

Neden insan kendini sürekli mutsuz eder? Baktığımız zaman herkes mutluluk, güzellik, barış ve huzur istediğini söyler. Ama aynı insanlar sürekli kendini mutsuz edip, dünyasında savaşlar ve çatışmalar çıkarır.

Ben bu sorunun cevabını merak ettim ve düşüncelerimden çıkarttığım sonuçları sizinle de paylaşmak istedim.

Hepimiz Mutluluğa Sahipken Mutluluk Yanı Başımızda Bize Gülümserken Neden Mutsuz Olmayı Seçiyoruz?

İnsan Acının İçindeyken Yaşadığını Hisseder

İnsanoğlu dünya hayatına adım attığı andan itibaren hep ‘’Ben neyim, neden buradayım, burada bulunma amacım ne?’’ sorularını sorar ve hep bu soruların cevabını arar. Bu soruların cevabını arama serüveni ise oldukça meşakkatlidir ve insan bu yolculuktan hep kaçma eğilimi içindedir. Çünkü bu soruların cevaplarını duymak ve bu cevapların yönlendirmesi altına girmek insanın fıtratıyla ciddi bir savaş vermesine neden olacaktır.

Önerilen İçerik: Para Mutluluk Getirir mi?

İşte bu noktada insan; bu cevapları bulamadığında, yaşam amacına da ulaşamamış bir birey olarak bu koskoca dünyada yaşam mücadelesi vermek durumda kalıyor. İnsanı yaşam içinde ayakta tutacak AMAÇ var olmayınca insan kendine acı çektirmek ihtiyacı duyuyor. Acı hissi insan için belki de en kuvvetli yaşam hislerinden biri ve bu hisle kötü gördüğü dünyada, kötü gördüğü anlarıyla yaşama tutunuyor, onunla birlikte yaşıyor. Acı çektikçe, mutsuz oldukça yaşadığını hissediyor.

Hepimiz Mutluluğa Sahipken Mutluluk Yanı Başımızda Bize Gülümserken Neden Mutsuz Olmayı Seçiyoruz?

Sadece Kendiyle İlgilenen İnsan Mutsuzluğa Mahkûmdur

Kendisine tutkun olan insanın eğilimi kendine hayran olmak, başkalarının da hayranlığını kazanmaktır. Örneğin, kendisine tutkun olan birisi, usta ressamlara gösterilen saygıyı görünce resim yapmaya başlayabilir ama ressamlık onun için bir amaca ulaşma aracından başka bir şey değildir; bu işin tekniğiyle hiçbir zaman ilgilenmez. Aslında her konuya kendisiyle ilgisi açısından bakar. Bunun sonucuysa beklediği alkışlar yerine, alaylar, başarısızlık ve hayal kırıklığıdır. Bu kazanma hırsı ile kendi olmaktan çıkarak, kendi amacından çıkarak tek bir amaca hizmet eder: Beğenilmek ve ilgi görmek. Bunu başaramayan insan bunun mutsuzluğu altında sürekli ezilir ve başarısızlık duygusunun altında kalır.

Önerilen İçerik: Mutluluk Nedir? Mutlu Olmak Neden Zor? Mutlu Olmak için Ne Yapmalı?

Aslında insan kendi sınırlarının ve potansiyelinin farkında olup onunla yaşamayı ve gelişmeyi seçtiği takdirde mutluluğu da seçmiş olacaktır. Kendine yükler bindirmeyen insan özgürlükle tanışacak ve özgürlük ona esas mutluluğu kazandıracaktır.

 

Dış Dünyanın ve Düşüncelerin Yönlendirmesi Altında Olan İnsan Köledir

Mutsuzluğun günümüz hastalıklarından biri olmasının en temel sebebi dış dünyanın ve kendine çizdiği düşünce dünyasının dayatması altına girmesidir. Dış dünya insana ‘’Mutlu olmak için şunu almalısın, şöyle giyinmelisin, böyle görünmelisin’’ derken, kendisine ise ‘’Bunu başarmalısın, çevrene kendini sevdirmelisin, başarılı olmalısın’’ diyerek baskı kurmaktadır. Bu baskı altında sıkışan ve kendini köle gibi hisseden insan, mutsuzluk hissiyle de başa çıkmak zorunda kalmaktadır.

Hepimiz Mutluluğa Sahipken Mutluluk Yanı Başımızda Bize Gülümserken Neden Mutsuz Olmayı Seçiyoruz?

Boş Vaktin ve Zahmet Çekmemenin Esiri Olan İnsan, Mutsuzdur

Bertrand Russell, Mutlu Olma Sanatı kitabında byron mutsuzluğundan bahseder.  İnsanın bilgisi arttıkça mutsuzluğunun arttığı düşüncesine verdiği isimdir bu. Eğitimli insanlar arasındaki yaşamın anlamsızlığı her şeyin boş olduğu düşüncesidir. Yazar, bunun nedeninin temel ihtiyaçların rahatlıkla karşılanması sonucu oluşan boş vaktin değerini bilmemek ve zorluk çekmeden yaşamanın getirdiği can sıkıntısı olduğunu söylüyor. Bunun çözümü için verdiği tavsiye: “Dünyaya açılın, bir korsan olun, Bomeo’da bir kral, Sovyet Rusya’da bir işçi olun; ilkel fiziki gereksinimlerin hemen hemen bütün enerjinizi yutacağı bir hayata başlayın.” Yani acıdan önce esas mutluluğu insana maceraya atılmak verebilir de diyebiliriz.

Hepimiz Mutluluğa Sahipken Mutluluk Yanı Başımızda Bize Gülümserken Neden Mutsuz Olmayı Seçiyoruz?

Hayatı Tekrar Etmek İnsanı Mutsuz Eder

İnsanların yüzlerine bakarsanız göreceğiniz şey mutsuzluk olacaktır. Dünyaya tüm umutlarını yitirmişler gibi bakarlar. Nedeni basit; tekrar etmektir. İnsana tekrar etmek sıkıntı yaratıyor ve sıkıntı mutsuzluğu getiriyor. Çünkü insan yarın ve yarından sonra neler olacağını biliyor. Mezara kadar hep aynı şey olacak ve bu bilgi onun mutsuzluğunu perçinliyor. Hâlbuki insan değişime muhtaç bir varlık olarak değişimi seven de bir varlık. Bunun için de insanın yine kendi iç dünyasına dönerek hayatında neler değiştirmek istediğine karar vermesi gerekiyor.

Mutluluk Cesaret İster, Mutsuz İnsan ise Korkaktır

İnsan çevresinden, kamuoyundan çekinir. İçinde yaşadığı toplumdan farklı düşünen, davranan insan bunu paylaşamadığı için iç huzursuzluktan doğan mutsuzlukla başa çıkmak zorunda kalır. Çevrenin ve kendisine çizdiği sınırların esiri olan insan değişime geçememek, yerinde saymak zorunda kalacaktır. İç huzur ve mutluluk için bu durumdaki insanın düşüncelerini çekinmeden söylemesi gerekmektedir yani cesaret göstermelidir.

Sonuç olarak söyleyebilirim ki; mutluluk aslında sizin özgürlüğünüzün, kendinizi keşfedişinizin ardına gizli. Yani sizin ta kendinizde ve onu yalnızca cesaret göstererek elde edebilirsiniz.

Önerilen İçerik: Ya Güçlüysek ve Bunu Göremiyorsak? İçimizdeki Gücü Nasıl Buluruz?


İlginizi Çekebilecek Faydalı Bağlantılar:

kooplogger

Yazar: gramafoniğnesi

''Çünkü sadece gramafon iğnesi müziğe gerçek anlamda dokunabilir.''

23 yıldır okumanın, tefekkür etmenin ve yazmanın peşinde...
Toz tutmuş filmleri ve gramafonla tanışmış şarkıları sever.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir yorum

Yorum Yazın
  1. Mutlu olmak garanti değil ama umudu hissetmek her an mümkün insan istese de mutlu olamayabilir ama umutederek mutsuzluğun dan bile keyif alabileceğiniz anlar vardır. Değersizlik duygusunun en önemli belirtileri tek düze ezbere başkaları icin yaşanan dıştan denetimli bir hayat değil mutlu olmak geleceğe umudun da gitmesi demek.super bir yazı kalemine sağlık Şeyma Şahin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.