Neden Duygularımızı Belli Edemiyoruz?

Günümüz insanı duygularını saklamakta ustalaşmış durumda. Bunun sebebi belki de gün içerisinde yapay insanlarla çok sık karşılaşmaktan kaynaklanıyor. İşyerinde, okulda herkesin yüzünde sahte bir gülümseme samimiyetsiz yapay sohbetler insanı duygularını belli etmemeye itiyor. Üniversitede ya da ofiste bu tip yapay insanlardan fazlaca bulunmakta. Hal böyle olunca da insan duygularını saklamayı tercih ediyor. Çünkü belli ederse aynı samimiyeti görmeyeceğini de çok iyi biliyor. Bu yüzden de politik olmayı tercih ediyor insan. Bu her şeyi etkiliyor arkadaş seçimini, sevgili seçimini. Çevrede bu insan tipi ile sık karşılaşan insan haliyle az ama samimi insan arıyor. Az olsun ama öz olsun diye düşünüyor.

Duygularını belli etmeyen ya da belli edemeyen insanlar çoğu kişi tarafından umursamaz, hiç bir şeyi takmaz, odun olarak görülüyorlar. Duygularını belli etmeyişlerinin sebebiyse zamanında kırgınlık yaşamaları. İncinmekten korktukları için de sevseler bile hislerini belli etmemeyi tercih ediyorlar. Bu yüzden de insanlar tarafından odun olarak görülüyorlar. Ama bir gerçek de var ki her ne kadar duygusuz gibi görünseler de aşırı duygusallar. Güvendikleri, samimiyetine inandıkları insan olursa kalkan gibi görünen o duvarlar hızlı bir şekilde kalkabiliyor. Âşık oldukları insan onları bir  odun olduğunu düşünebiliyor içerde kopan tsunamiden bihaber bir şekilde.

Duygularını belli edemeyen insanlar hayatlarına kolayca yeni birini alamazlar ya da almakta zorlanırlar. Onlar için yeni birine alışmak çok zordur, birilerine güvenmeleri zaman alabilir. Güven belki her insan için büyük önem taşır insan ilişkilerinde ama çekingen,utangaç,içine kapanık insanlar için ayrı bir önemi vardır. Her ne kadar kaya gibi sağlam görünseler de hassastırlar, kırıldıkları zaman kolay toparlanamazlar. Bu yüzden de yeni birini hayatlarına dahil etmeden önce türlü türlü deneme sınavlarından geçirirler. Eğer çevrenizde böyle bir insan varsa hemen pes etmeyin sabırlı olun sıkılıp ondan vazgeçmeyin bekleyin. Sıkılgan, soğuk nevale gibi görünen o insanın aslında içinin sıcacık olduğunu göreceksiniz. Bir zaman sonra siz ona gerekli güveni verirseniz eğer Edirnekapı surları gibi görünen o güçlü duvarlarını kaldıracak ve size gerçek benliğini gösterecektir.

 

Yazım hayatıma isminin bulunmasında da katkım olan Işık Üniversitesi Basın Yayın Kulübü “MEŞALE” okul gazetesi bünyesinde kültür sanat haberleri yazarak başladım. Sonrasında ise yapmış olduğum seyahat deneyimlerimi paylaşmak, seyahat severleri yönlendirmek amaçlı gezi yazıları yazarak devam ettim. 2016 Ocak ayında üniversiteden mezun olurken "MEŞALE" gazetesine tekrar yazı yazamayacağımı bilmek beni üzerken, eski adı ile Aklarakara yeni ismi ile ise (kooplog ) sitesini keşfettim. Yazı yazmayı özellikle kooplog gibi bir site için yazı yazıyor olmaktan çok mutluyum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir