Mutluluk

Mutluluk

Mutluluk; kimileri için bir kalp çarpıntısı, kimileri için birkaç damla gözyaşı, kimileri içinse bambaşka bir evren. Yıldızlar kadar uzak… 

Birçoğumuz küçükken bir yıldıza sahip olmak istemişizdir. Herkesten gizli bir dost edinmek. Belki bunun sebebi çocukken bir hayal kurup yakaladığımız mutluluğun, büyüdüğümüz zaman bize yıldızlar kadar uzak olacağını hissetmemizdir. Belki de evren bize bir yıldızın dostluğunu vermemiş ve mutsuzluğu fısıldamıştır. Bizler de çocukluk aklıyla yeni hayaller kurup küçük kırgınlığımızı bastırmışızdır. Hiçbirimiz bilemedik en büyük kırıklarımıza dönüşeceğini. Kırıklarımızın  bizi yalnızlığa sürükleyeceğini. Unutmuşuz sandık bir daha düşünmemecesine. Çünkü çocukken kolaydı unutmak, görmezden gelmek. Herşey gibi. Bir oyun oynardınız ve tüm mutsuzluğunuz uçup gitmiş. Işte bu kadar kolaydı mutluluk. Nefes almak kadar.

Önceden küçücük ellerimizle karşıladığımız mutluluk şimdilerde koskoca bedenlerimize uğramaz oldu. Masumiyetimizi kaybettiğimizdendir belki. Belki de hayallerimizi. Ya da kalbimiz büyümeyi unutmuştur. Yetemeyeceğinden korkmuştur mutluluk. Ne de olsa tek yuvası değil  midir kalp? Bizler sevgi üflemeyi beceremediğimizden küçük kalmıştır kalp balonumuz. Küçük kalplerimize sığamadığından terk etmiştir bizi mutluluk. Kimin suçuydu ki mutsuzluk? Bize bir yildiz vermeyen gökyüzü, hayal kurmayı erteleyen büyüme merakı, sevgisiz kalmış ve büyüyememiş kalpler? 

Mutluluk hangisine küsüp de uğramaz oldu bize, mutsuzluk yazgı mı oldu hepimize?

Rapor Et

okur

Yazar: Güz

Belki denize ulaşır içimizdeki nehirler bir gün

Blog Yazarıİlk Yazım

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Yorum Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları