Montrö Neden Gündemde?

Montrö Neden Gündemde?

Son günlerde siyasetin oldukça tartışmalı geçen gündemlerinden biri olan Montrö Boğazlar Sözleşmesi nedir? Bu sorunun cevabına gelin hep birlikte bakalım.

MONTRÖ NEDEN GÜNDEMDE?

Geçtiğimiz yıllarda Kanal İstanbul’un inşası için Montrö gündeme gelmiş ve hala da tartışmalara konu olmaktadır. Son günlerde ise TBMM Başkanı Mustafa Şentop katıldığı bir TV programında sunucunun sorduğu ‘Cumhurbaşkanı, İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiği gibi Montrö’den, diğer sözleşmelerden de çekilebilir mi’ sorusuna ‘teknik olarak çekilebilir’ cevabı üzerine başta muhalefetin tepkisini çekmiş hemen akabinde 104 emekli amiral ‘Montrö Bildirisi’ yayınlamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise her ne kadar Montrö’den çekilmek gibi bir niyetimiz yok dese de Kanal İstanbul’a bağlantısıyla tartışmalar dinmiş değil.

Dış politikaya bakıldığında ise Rusya ile Ukrayna’nın savaşın eşiğine gelmesi ve ABD’nin ise Ukrayna’nın bir NATO ülkesi olmasını istemesi bir diğer Montrö’nün gündeme gelmesini sağlıyor.  Ukrayna’nın NATO üyeliği için Türkiye’nin de onayı gerekiyor. Türkiye’nin onayı vermesi halinde Rusya politikasının çökmesi ve Ukrayna’nın yanında olması gerekeceğinden savaşa dahil olmaktadır. Reddetmesi halinde ise 2016 ve sonrası yürütmüş olduğu NATO politikasının çökmesi anlamına gelmektedir. ABD, Ukrayna’nın NATO üyeliğinde ısrar etmesi ve Ukrayna’yı savunması için Karadeniz’de boğazları kullanmak isteyecektir. Bu aşamada Montrö’nün önemi ortaya çıkmaktadır. Türkiye boğazların geçişine müsaade ederse Rusya’yı etmezse NATO müttefiki ABD’yi karşısına alacaktır. Her iki ihtimalde Türkiye’nin dış politikasını zor durumda bırakmaktadır.

NEDİR BU MONTRÖ BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ?

Montrö Boğazlar Sözleşmesi, 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Konferansı’nda yer alan Boğazlar Sözleşmesi’nin yerine geçmiştir. Bu sözleşme Türkiye’nin bağımsızlığına gölge düşürmüş, Türkiye’yi tekrardan olası bir silahlanma yarışına sokabilecek maddeler bulunmaktaydı. İngiliz Dış İşleri Bakanlığının Türkiye’nin duyduğu endişelerine hak vermesi ve Balkan Antantı Daimi Konseyi’nin yaptığı toplantıda İngiltere Türkiye’yi desteklemiştir. Türkiye’nin girişimleriyle 22 Haziran 1936’da İsviçre’nin Montrö kentinde bir toplantı yapıldı. 20 Temmuz 1936’da Türkiye, Sovyetler Birliği, Japonya, Fransa, Büyük Britanya, Yugoslavya, Japonya, Avustralya, Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya tarafından imzalanan yeni Boğazlar Sözleşmesi’yle Türkiye’nin kısıtlanmış olan hakları iade edilmiştir. Sözleşme 9 Kasım 1936’da yürürlüğe girmiş ve Milletler Cemiyeti Serisi’ne 11 Kasım 1936’da kaydedilmiştir.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin süresi, yürürlüğe giriş tarihinden başlayarak 20 yıl olarak belirlenmiştir. Sözleşme 1956 yılında sona ermiş ancak sözleşmeyi imzalayan devletlerden biri fesih beyanında bulunmadığı için süreç devam etmiştir. Türkiye, Montrö’den çekilse bile ticaret gemilerinin geçiş ve ulaşım serbestliğinde süre kısıtlaması bulunmamaktadır. Sözleşmenin feshi durumunda günümüzün şartlarına uygun bir sözleşme için konferans çağrısında bulunabilirler.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne göre boğazlardan geçen ticari gemiler vergi ve harç ücreti ödemektedir. Ticaret gemilerinden net ton başına ve hizmet türüne göre değişkenlik gösterip altın frank üzerinden ücret alınmaktadır. Türkiye daha sonra altın frankı dolara endekslemiştir. 1 altın frank 0,8063 dolar olarak belirlenmiştir. Bu tarife günümüzde de geçerliliğini korumaktadır.

Şimdi gelgelelim Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin içeriğine kısaca bakalım:

  • Barış zamanlarında ticaret gemileri, gündüz ve gece, bayrak ve yük ne olursa olsun hiçbir işlem olmaksızın boğazlardan gidiş ve geliş için tam özgürlüğünden yararlanacaktır. Bu gemiler bir limana uğramaksızın transit geçerlerken sadece vergi ve harç ödemesi yapacaktır.
  •  Ege Denizi’nde ya da Karadeniz’den boğazlara giren her gemi Türk yasalarıyla konulmuş olan sağlık denetimi için boğazların girişine yakın bir sağlık istasyonunda duracaktır.
  • Savaş zamanında Türkiye savaşan değilse, ticaret gemileri, bayrak ve yük ne olursa olsun boğazlardan serbestçe yararlanabilecektir.
  • Türkiye savaşan taraf ise, Türkiye ile savaşta olan bir ülkeye bağlı olmayan ticaret gemileri düşmana yardım etmemek şartıyla boğazlardan geçebilecektir.
  • Türkiye kendisini yakın bir savaş tehlikesi tehdidi karşısında sayması durumunda ticaret gemilerinin gündüz girmeleri ve Türk makamlarınca gösterilen yoldan yapılması gerekecektir.
  • Savaş gemilerinin boğazlardan geçmesi için Türk hükümetine diplomasi yoluyla bir ön bildiriminde bulunulması gerekecektir. Bu bildirim 8 gün olacaktır. Ancak Karadeniz’e kıyıdaşı olmayan ülkeler için 15 güne çıkarabilmektedir. Bu ön bildiriminde gemilerin gidecekleri yer, adı, tipi, sayışı ile gidiş için ve gerekirse dönüş için tarihleri belirtecektir.
  • Deniz kuvvetlerinin sivil olsun ya da olmasın yakıt taşımak için ön bildirime bağlı tutulmayacaktır.
  • Barış zamanlarında hafif su üstü gemileri, küçük savaş gemileri ve yardımcı gemiler ister Karadeniz’e kıyısı olsun ister olmasın boğazlara gündüz girebilmeleri ve hiçbir vergi veya harç ödemeksizin boğazlardan geçiş özgürlüklerinden yararlanabileceklerdir.
  • Boğazlarda transit geçişte bulunabilecek bütün yabancı deniz kuvvetlerinin en yüksek toplam tonajı 15.000 tonu aşmayacaktır. Karadeniz’e kıyıdaş olan ya da olmayan devletlerin boğazlardaki bir limanı ziyaret eden gemileri bu tonaja katılmayacaktır. Geçiş sırasında bir avaryaya uğramış olan savaş gemileri de bu tonaja katılmayacaktır.
  • Kuvvetler dokuz gemiden çok gemi içermeyecektir.
  • Boğazlarda transit olarak bulunan savaş gemileri taşımakta olabilecekleri uçakları hiçbir durumda kullanamayacaktır.
  • Karadeniz kıyıdaşı olmayan devletlerin barış zamanlarında bulundurabilecekleri toplam tonaj 30.000 tonu aşmayacaktır.
  • Karadeniz’in en güçlü donanmasının tonajı en az 10.000 ton aşarsa, 30.000 tonluk toplam tonaj aynı ölçüde ve en çok 45.000 tona varılıncaya değin arttırılacaktır.
  • Karadeniz’e kıyıdaşı olmayan bir ya da birkaç devlet bu denize insancıl bir amaçla deniz kuvvetleri göndermek isterlerse toplamı 8.000 tonu aşmayacak.
  • Karadeniz’de bulunmalarının amacı ne olursa olsun kıyıdaş olmayan devletlerin savaş gemileri bu denizde 21 günden çok kalamayacaktır.
  • Diğer maddelerin detaylı açıklamaları için tıklayınız: http://sam.baskent.edu.tr/belge/Montro_TR.pdf

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.