Modern Sanatın Başlangıcı

Modern Sanatın Başlangıcı

Sanatı iki temel kola ayırmak olanaklıdır. Birincisi, kişioğlunun en eski çağlardan beri sürdürdüğü, çeşitli gereksinimleri karşılama  amacı taşıyan sanattır. Örneğin ilkel toplumlarda ölen kişinin resminin çizilmesi, o kişinin ruhunu koruma amacı taşıyabiliyordu. Başka bir örnek, Hristiyanlığı anlatmak için resim sanatına başvurulmasıdır. Antik Mısır sanatının binlerce yıl aynı çizgide gitmesi, belirli amaçlar taşıması da birinci tipe örnek verilebilir. (Antik Mısır sanatı ile ilgili yazdığım bir yazıyı kaynaklar bölümündeki bağlantıdan okuyabilirsiniz.)

İkincisi ise sanatın kendisinin ayırdına varılması, gereklilikleri karşılamak için değil sanatın kendisi için uğraşılması sonucunda ortaya çıkan ”çağdaş sanattır”. Modern sanat ile çağdaş sanat sözcüklerini ayrı anlamlarda kullanmak yanlıştır çünkü eş anlamlı iki sözcüğe ayrı ayrı anlam vermek saçmadır. ”Çağdan-Modern sanat”, ”yeni çağdaş-modern sanat” biçiminde kavramlaştırmak daha doğru olacaktır. İzlenimcilik (empresyonizm), çağdaş sanatın incelenmesi açısından önem taşır. İzlenimcilik’de, doğayı olduğu gibi vermek yerine edinilen izlenimler verilir. İzlenimcilik, sözünü ettiğim birinci tip sanattan ikinci tipe, yani çağdaş sanata geçişte etkilidir. Gombrich’in, Sanatın Öyküsü kitabında anlattığı, çağdaş sanat konusunda tanınması gereken üç önemli ressamdan söz etmek istiyorum.

Paul Cezanne

Cezanne, resimlerinde ”varlıkların kalıcı biçimlerine yönelik” bir biçem geliştiriyordu. Bir konuşmasında ”doğadan Poussin’i resmetmeyi” amaçladığını söylemişti. Cezanne’in sanatında; Poussin resimlerindeki kusursuzluk-yerli yerindelik ile empresyonizmin önemli bir yeri vardır.

Cezanne, empresyonistlerin doğayı yalız önemli bölümleriyle betimleyerek varlıkların değişmez biçimlerini atladıklarını düşünüyordu. Kendi sanatı, empresyonizm ile kübizm arasında köprü görevi gördü.

Vincent Van Gogh

Van Gogh’un ressam olma kararında Millet’in resimlerindeki toplumsal içerik, doğallık, önemsiz gibi görünendeki güzelliği verebilişi etkili olmuştur. Millet’in ”Başak toplayan kadınlar” resmi, önde gelen yapıtlarındandır.(3)

Van Gogh yazdığı mektuplardan birinde şöyle diyor: ”Duygular bazen o denli güçlü ki, insan çalıştığının farkına bile varmıyor… ve fırça vuruşları, bir konuşma ya da mektuptaki sözcükleri andıran bir sıra ve ilişkiyle birbirini izliyor.” Van Gogh, anlattığı biçimde, yaptığı işle bütünleşen bir sanatçıydı. Resimdeki amacı gerçeğin doğru biçimde betimlenmesinden çok kendi duyumsayışlarını aktarmaktı. Van Gogh’un sanatı ekspresyonizme öncülük etti. Ekspresyonizm, Türkçesiyle dışa vurumculuk; doğanın değil, sanatçının gördüklerinden doğan duygularının yansıtılmasını savunan bir akımdır.

Paul Gauguin

Gauguin; resmi öğrenilmiş yöntemler, becerilerle gelen biçim-biçemlerde değil, içten gelen ilkel duyguları yansıtacak biçimde çizmekten yanaydı çünkü yaşamı doğrudan yansıtmanın yolunun bu olduğunu düşünüyordu. İstediği ilkel bakışa ulaşmak için Güney Denizi yerlileri arasında yaşadı, yaşama yerlilerin gözünden bakmaya çalışıyordu. Orada çizdiği resimlerde, istediği yabanlığı- barbar görünümü yakalamıştı. Bu tarza primitivizm (ilkelcilik) denilmektedir.

Cezanne, Van Gogh ile Gauguin Arasındaki Ayrımlar

Çağdaş sanatın üç önemli akımına öncülük eden bu sanatçıların ortak yeri, doğanın olduğu gibi yansıtılmamasından yana, empresyonizmin sorunlarına çözüm üretecek yapıtlar üretmeleridir. Cezanne, varlıkları olduğu gibi çizmek yerine değişmez özelliklerini belirterek kalıcı olanı çizmekten yana duruşuyla kübizm akımına öncülük etti. Van Gogh’un amacı görülenin değil, görülenin sanatçıda uyandırdığı duyguları çizmekti, onun tarzı ekspresyonizm (dışa vurumculuk) akımına öncü oldu. Gauguin ise yaşamı daha yalın ve doğrudan anlatmak istiyordu. Bunun için ilkel yaşamı yakından çözümledi, primitivizm (ilkelcilik) akımına öncülük etti.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

1- http://blog.milliyet.com.tr/antik-misir-sanati/Blog/?BlogNo=609181

2- E. H. Gombrich, Sanatın Öyküsü

3- https://www.istanbulsanatevi.com/sanatcilar/soyadi-m/millet-jean-francois/jean-francois-millet-hayati-ve-eserleri/

Rapor Et

okur

Yazar: Ty Duysal

Ankara'da gazetecilik okuyorum. Blog yazmayı, okumayı, araştırmayı severim.

İlk YazımBlog Yazarı

Bu yazıyı nasıl buldunuz?