Modern İlişkilerin Görünmez Uçurumu: Ghosting

Kaynak belirtilmedi

“NE OLDU ŞİMDİ?”

Daha önce hiç ne olduğunu anlamadan birinin sizden uzaklaştığını hissettiniz mi ? Her şey yolunda görünürken 1-2 ay pek haber alamamanın ardından, tekrar beliren arkadaşlar ya da hiçbir açıklama yapmadan sizinle iletişimini kesen ve bir hayalete dönüşen bir partneriniz oldu mu?

 

 Romantik bir ilişki kurmaya çalıştığınız birinin aniden ve hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolması ve “hayaletleşmesi” durumu için, popüler kültürde ağzımıza yerleşen “ghosting” kavramı kullanılıyor. Fakat biz bu terimi ne kadar doğru anlıyoruz ve ne kadar altını dolduruyoruz yada gerçek dünyada karşılaştığımızda ne kadar tanıyabiliyoruz gelin bunu birlikte tartışalım.  

 

 

         Her ne kadar biz bu terimi günümüzün modern flört dünyasındaki romantik ilişkileriyle bağdaştırsak da (hatta bazıları buna “yeni ayrılık stratejisi” der) aslında karşımızdaki kişinin birden kaybolması durumu arkadaşlık ya da profesyonel ilişkilerde de yaşanabilir. Bu kaybolma bazen sadece bir kere gerçekleşir bazense karşımızdaki insan dönem dönem ilişki içinde kaybolur ve farklı bahanelerle geri döner, yani bu durumu ilişki deseni haline getirir. Tabi ki karşımızdaki kişinin ilişkiden uzaklaşması durumu her zaman ghosting anlamına gelmez, bazen insanların biraz alana ihtiyacı olabilir ya da hayatında duygusal ya da fiziksel olarak zor bir süreçten geçiyor olabilirler. Bu iki durumu birbirinden ayıran en büyük ayrım bu ilişkinin duygusal olarak ne kadar güvende hissettiği ile ilişkilidir. Duygusal olarak güvende hissedilen, iki tarafında birbirine güvendiği ilişkilerde, bir tarafın diğerinden uzaklaştığı hissedildiğinde daha sabırlı ve töleranslı yaklaşılarak kaybolan kişinin tekrar ortaya çıkması ve iletişim kurması beklenebiliyor fakat güven duyulmayan bir ilişkide bir de bu güvensizliğe karşı tarafın iletişimi kesmesi eklendiğinde bu süreç ilişkinin devamlılığını çok zorlar hale geliyor.

Bazı insanlar için ghosting, biriyle iletişimi sonlandırmanın kolay ve zahmetsiz bir yolu olarak görülebiliyor. Ancak bu davranış, ghostlanan yani maruz kalan kişi için acı verici ve kafa karıştırıcı olabiliyor. Ghosting’e uğrayan kişi, genellikle hiçbir açıklama ya da kapanış yaşamadan ortada kalır; bu da onu incinmiş ve reddedilmiş hissettirebilir. Yani aslında ghosting bir çeşit sosyal reddediliş olarak da tanımlanabilir.

Ghosting “İlişkiye Ara Vermek” değildir.

Ghostingle ilgili bir diğer konu da “Ara verme” ile karıştırılmasıdır. Ghosting bir ara verme değildir. İlişkide ara verme, karşılıklı olarak iki tarafın konuşması ve ilişkiyi farklı sebeplerden dolayı ara vermeye karar vermesidir. Fakat Ghosting’de taraflardan biri bir açıklama yapmaksızın öylece yok olur ve karşısında kişiye de bu kararını dayatmış olur. 

Peki bu ortadan kaybolma davranışını neden yaparız yada maruz kalırız ?   

    İnsanların ghosting yapmasının birçok psikolojik ve duygusal nedeni olabilir. Öncelikle, iletişim becerileri zayıf ve duygusal gelişim sürecinde olan bireyler duygularını doğrudan ifade etmekte zorlandıkları için, özellikle karmaşık ya da rahatsız edici sosyal durumlarda kaçınma stratejilerine yönelebilir. Bu kişiler için ghosting, yüzleşmek zorunda kalmadan bir ilişkiyi sonlandırmanın yada ara vermenin kolay bir yoludur. Ayrıca, zorlayıcı ya da çatışmalı karşılaşmalardan kaçınma isteği de ghosting davranışının temel nedenlerinden biridir; teknolojinin sunduğu imkanlar sayesinde, özellikle fiziksel olarak yakın olunmayan ilişkilerde, birini hayatından çıkarmak artık çok daha kolay hale gelmiştir. Bazı durumlarda ise kişi, karşısındaki insana olan ilgisini kaybetmiş olabilir; farklı değerler, beklentiler ya da bağlılık düzeyleri, ilişkiye olan ilgiyi azaltabilir. Son olarak, ilişkiyi tüketim olarak görme ve ihtiyacını giderdikten sonra uzaklaşma, geçmişteki olumsuz deneyimler, yüzleşme korkusu ve duygusal olarak savunmasız kalmaktan duyulan endişe gibi kendini koruma güdüleri, özellikle güvenli bağlanma geliştirememiş bireylerde ghosting davranışını tetikleyebilir. Bu kişiler, başkalarına güvenmeyi riskli görerek duygusal uzaklıklarını korumayı tercih edebilirler.

Bir diğer önemli etmen ise bağlanma stillerimiz, nasıl bağlandığımız kendimize ve başkalarına nasıl yaklaştığımızı, nasıl iletişim kurduğumuzu etkiler. Bu nedenle ilişkiler içinde ya da bir ilişkiyi bitirirken bu bağlanma stillerine göre farklı davranışlar göstermeye eğilimimiz olabilir.

               Araştırmalar, kaygılı bağlanan kişilerin, kaçıngan bağlananlara kıyasla romantik partnerleri tarafından ghosting’e uğrama olasılıklarının daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Kaygılı bağlanmaya sahip bireyler, başkalarını ghostlama olasılığı daha düşük olabilir; çünkü onlar genellikle farklı ayrılık stratejileri benimser. Araştırmalar, bu kişilerin genellikle iletişim kanalını açık tutmayı tercih ettiğini ve gelecekte yeniden bir araya gelme ihtimalini tamamen kapatmadıklarını gösteriyor.

         Kaçıngan bağlana kişiler ise, genellikle ghostlayan taraf olma eğilimindedir. Araştırmalara göre bu kişiler, ilişkiyi bitirirken daha çok dolaylı yolları tercih eder – partnerlerinden uzaklaşma, geri çekilme, iletişimi azaltma gibi. Bu kalıp, kaçıngan bağlanma stilinin davranışlarıyla tutarlıdır. Araştırmalar, kaçıngan bireylerin güvenli bağlananlara kıyasla daha az yardımsever, daha az şefkatli davranışlar sergilediklerini gösteriyor. Bu kişiler, partnerlerine karşı kayıtsız ya da tepkisiz davranarak “güvenli bir mesafeyi” korumaya çalışabilirler.

 

                  Deneyimleme farklılıklarına bakacak olursak da, kaygılı bağlanan bireyler terk edilme korkusu ve onaylanma ihtiyacı nedeniyle ghosting’i çok yıkıcı bir deneyim olarak yaşayabilir. Belirsizlik ve kapanış eksikliği, onların zaten var olan güvensizlik duygularını artırır. Sürekli olarak “Neyi yanlış yaptım?”, “Neden beni istemedi?” gibi sorular sorarak kendilerini suçlayabilir, yoğun kaygı, üzüntü ve takıntılı düşünceler geliştirebilirler. Bu kişiler, kapanmamış ilişkilerde iletişimi yeniden kurma çabası gösterebilir veya ısrarla mesaj atma, sosyal medyada kontrol etme gibi davranışlar sergileyebilir. 

 

Kaçıngan bağlanan bireyler ise yüzeyde daha tepkisiz görünseler de, içten içe hayal kırıklığı ve güvensizlik hissedebilirler. Ancak duygusal olarak mesafeli olma eğilimleri nedeniyle bu duygularını bastırabilir ya da görmezden gelebilirler. Ghosting, onların insanlara duyduğu sınırlı güveni daha da zedeleyebilir ve gelecekte daha fazla duvar örmelerine, ilişkilerden uzak durmalarına neden olabilir. Bu bireyler, genellikle “Zaten kimseye güvenilmez” gibi düşüncelerle durumu rasyonelleştirerek kendi içlerinde kapatmaya çalışırlar.

 

“Benimle değilsin.”

Instagram – @psk.mervebasut

Psikolog Merve Basut
Merhabalar, ben Psikolog Merve Basut. Burada instagram hesabım olan @psk.mervebasut’ a bağlı olarak psikolojiyle alakalı blog yazıları paylaşıyor olacağım.
Önceki
Bir Muzla Hayata Karşı Tutunma Hikayesi
Sonraki
SOSYAL HİZMET UZMANI MUKADDERAT DİYOR Siz ne diyorsunuz?

İlginizi Çekebilir

kooplog'dan en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerez (cookie) kullanıyoruz.