in ,

İzlemeden Önce – Minimalizm: Önemli Şeylere Dair Bir Belgesel

İzlemeden Önce – Minimalizm: Önemli Şeylere Dair Bir Belgesel

Hayatımız daha az ile nasıl daha iyi olabilir? Az eşya bize daha fazla mutluluk ve huzur getirebilir mi? Peki o zaman neden sürekli tüketmek üzerine bir hayat yaşıyoruz?

İki çocukluk arkadaşı Joshua Fields Millburn ve Ryan Nicodemus bu soruları sormaya başladıklarında hayatları oldukça yerinde görünmektedir. Ortalamanın üstü bir iş, istediklerini alabilecekleri banka kartları ve yaşayabilecekleri bir ‘‘Amerikan rüyasına’’ sahiptirler. Fakat Joshua ve Ryan yaşantılarının kendi hayatları değil de bir dayatma olduğunu fark ederler.

‘’Aslında daha fazla şey, daha fazla oyuncak, daha fazla araba falan istemiyoruz. Bize getirecekleri şeyi istiyoruz. Bütün oluğumuzu hissetmek istiyoruz. Tatmin olmak istiyoruz.’’

Minimalizm: Önemli Şeylere Dair Bir Belgesel

The Minimalists: İki Çocukluk Arkadaşı

Bu farkındalıkla birlikte bu iki çocukluk arkadaşları bir maceraya atılırlar. The minimalists adlı websitelerinde minimalizm hakkında yazmaya başlarlar. 2011 yılında çalıştıkları kurumsal şirketten ayrılıp minimalizm üzerine yazmaya odaklanırlar ve ilk kitapları Minimalizm: Anlamlı Bir Yaşam kitabını çıkarırlar. Bu kitapla birlikte Amerika’nın her yerini gezerek kitlelere ulaştılar. İkili, belgesel boyunca hem kendi içsel yolculuklarını anlatırlar hem de Amerika’nın farklı yerlerinde gerçekleştirdikleri etkinliklerden kesitler paylaşırlar. Belgesel boyunca %10 Daha Mutlu kitabının yazarı Dan Harris, zen habits blogunun sahibi Leo Babauta, Becoming Minimalist blogunun sahibi Joshua Becker ve gezgin AJ Leon’dan kendi hikâyelerini ve bakış açılarını da dinleme şansımız olur. Yer yer uzman bilim insanlarının da görüşlerine de yer verilen belgeselde tüketim çılgınlığı ve reklamların bugün sahip olduğumuz yaşam tarzı üzerindeki etkileri gayet güzel bir dille açıklanır. Millburn ve Nicodemus yolculuğunun yanında sadelik üzerinden hayatın anlamını arayan birçok etkileyici insan da belgeselde bulunur. Bu insanlardan bazıları, neden hiç mutlu olmadığımızın ve sürekli artan insan takıntısının psikolojik nedenlerini araştıran bilim insanları, başka türlü değil de hayatlarımızla uyumlu evler tasarlamamız gerektiğini savunan bir mimar, meditasyon yaparak stresle baş etmiş bir gazeteci, sırt çantasıyla dünyayı gezen bir gezgin ve sadelik savunucusu yazarlardır.

Minimalizm: Önemli Şeylere Dair Bir Belgesel

Leon

Bunların arasında belki de en dikkat çeken kişi sırt çantasıyla dünyayı gezen Leon’dur. Kendisi Minimalist hayatı seçmeden önce bankada çalışan hırslı biridir. Devamlı yükselmek, bankanın müdürü olmak dışında hayal kurmadığını ifade eder. Bir gün beklediği gerçekleşir ve istediği terfiyi alır. Fakat o haberin üzerine masasına oturduğunda hayatının artık sona erdiği düşüncesine kapılır. Artık hayatı sadece bu bankadan ibaret olan biri haline geleceğini fark eder. Bu fikirden ölesiye korkar ve bankadan istifa ederek yollara düşer. Bunun hayatının en iyi kararı olduğunu söylerken gözlerinin içi parlar.

Minimalizm: Önemli Şeylere Dair Bir Belgesel

İlham Kaynağı Bir Belgesel: Minimalizm

Belgesel başlı başına bir ilham kaynağı. Reklam çılgınlıklarını, insanların tüketmeye olan açlıklarını kesitler halinde verirken insanın yüzüne bir iğrenme ifadesi oturuyor. Bir dakikada insanın bütün hayatı gözlerinin önüne geliyor ve ‘‘Acaba ben de böyle bir hayat mı yaşıyorum?’’ dedirttiriyor. Yaşanılan hayat bir anda size dayatılmış bir hayat gibi hissettiriyor.

Minimalizm: Önemli Şeylere Dair Bir Belgesel

Minimalizm Aslında Nedir?

Minimalizm şeyleri az kullanmak değil, işlevine ve ihtiyacına uygun olarak kullanmaktır denebilir. Aksine kitle kültürünün getirdiği tüketim anlayışı ise hep daha fazlayı ve ikinci ürünü işaret eder. Öyle ki hayat sadece alışverişe ve harcamaya endekslenmiştir. Baudrillard’ın da bahsettiği gibi  “tüketim toplumu”  var olmak için nesnelere ihtiyaç duyar. Ryan Nicodemus bu durumu şu sözlerle özetler: “Hayatımdaki boşluğu ıvır zıvırla doldurmaya çalıştım… eşya için yaşar olmuştum.” Bu cümleler sadece onun değil hepimizin durumunu özetler mahiyettedir.


“Hayatımdaki boşluğu ne ile doldurabilirim?” sorusuyla baş başa kalan hemen herkes, aslında tüm bu boşlukları yeni bir akıllı telefon, hiç ihtiyaç hissetmezken sadece indirimde diye alınan bir mutfak eşyası hatta okunmayacak kitaplar ve izlenmeyecek DVD’lerle doldurmaya çalıştığını görecektir.  Belgesel tam da Dan Harris’in bu duruma vurgu yapan “Hayatımızın çoğu, öylesine otomatik ve kovalamaca ile geçiyor ki hiçbir şey bizi tam tatmin etmiyor” sözleriyle başlar. Aslında problem hayattaki fazla ve işlevsiz nesnelerimizi otomatik alışveriş alışkanlıklarımızla aşırı sahiplenmek ve bu duygunun getirdiği fazlalık yüküdür.


Gerçekten bu kadar eşyaya, kıyafete, daha büyük evlere, bir üst model teknolojik aletlere ihtiyacımız var mı?

Belki de bunlar sadece hayatımızdaki yüklerimizdir. Doldurulması gereken en önemli şeyler ruhlarımız ve zihinlerimizken biz onları bertaraf edip evlerimizi dolduruyoruzdur. Kendimizi toplum tarafından görünür kılmak için onlardan olmak, onlar gibi tüketmek ihtiyacı duyuyoruzdur belki de. Bu tüketmek hırsıyla da kendimizden oluyoruzdur.

Minimalizm: Önemli Şeylere Dair Bir Belgesel

Kapitalizm Vs. Minimalizm

Minimalizm sayesinde gerçekten ihtiyaca göre harcama yapmak, dayatılan alışveriş kültüründen ve daima bir klişe olarak kullanılan “kapitalizm kölesi olmak” tan uzaklaşan insanlara tanıklık ederken kendimiz hakkında da çarpıcı bilgiler ediniyoruz. Sırf bu yüzden koşarak bu şahane belgeseli izlemeliyiz.

Belgeseli bazı internet sitelerinde Türkçe altyazılı olarak ve Netflix’ten izleyebilirsiniz. Minimalizm hakkında daha çok bilgi sahibi olmak için The minimalists sitesini ve instagram hesabına bakabilirsiniz.

Önerilen İçerik: Minimalist Yaşam Neden Çok Değerli?

Az eşya, fazlaca huzur ve bol bol sarılmak için hepinizi bu belgesele davet ediyorum. Son sözlerim The minimalists’ten: ‘’İnsanları sevin ve eşyaları kullanın, çünkü tam tersi asla işe yaramaz.’’


 

Rapor Et

Avatar

Blog Yazarı: gramafoniğnesi

''Çünkü sadece gramafon iğnesi müziğe gerçek anlamda dokunabilir.''

23 yıldır okumanın, tefekkür etmenin ve yazmanın peşinde...
Toz tutmuş filmleri ve gramafonla tanışmış şarkıları sever.

Bu blog yazısını nasıl buldunuz?

0 points
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Comments

0 comments