Memleketim Troya

Çanakkale denilince akla ne gelir aslında çok uzunca bir tarih gelir. Yakın tarih gelir uzun ve geçmiş tarih gelir öyle bir tarihi yapısı vardır ki mitolojik değerleri eski yunanların Troyası İlyada destanına kadar konu olan bir coğrafyadır Çanakkale

Gelin Çanakkale’yi kentin çocuğundan tarihini hamurunda Çanakkale olan bir gencinden okuyun…

ÇANAKKALE YOKKEN TROYA

Antik kent 3 bin yıllık bir serüvene ev sahipliği yapıyor.

Antik kent, memleketim Çanakkale’nin merkez ilçesini bağlı Tevfikiye köyünün batısında, “Hisarlık Tepesi” nde bulunuyor. Tepe, aynı zamanda geniş bir kalker tabakasının parçasıdır[

Hisarlık Tepesinde bir antik kentin olduğu uzun süre bilinmese de tepenin isminden de anlaşılacağı gibi bölgede arkeolojik kalıntıların yüzeye yakın olduğu ve bu yüzden yerel sakinlerince tepeye Hisarlık adı verildiği görüşü savunulabiliyor. Ayrıca Troya kentinin kurulduğu zamanlarda Hisarlık Tepesi, Karamenderes ve Dümrek Çaylarının döküldüğü ve Çanakkale Boğazı’na açılan bir koyun kenarında bugüne göre denize çok daha yakın bir yerde bulunduğu düşünülür.

BİRDE TARİHÇESİNE GÖZ ATALIM

İlk olarak Efes ve Milet antik kentleri gibi denize yakın olan kent, Çanakkale Boğazı’nın güneyinde bir liman kenti olarak kurulmuştur. Zamanla Karamenderes nehrinin kent kıyılarına taşıdığı alüvyonlar nedeniyle denizden uzaklaşmış ve önemini yitirmiştir. Bu yüzden yaşanan doğal felaketler ve saldırılar sonrasında yeniden iskan edilmeyip terk edilmiştir.

Troyalılar, Sardis kökenli Herakleid hanedanının yerine geçmiş ve Anadolu’yu 505 yıl boyunca Lidya Krallığı Candaules (MÖ 735-718) dönemine dek yönetmişlerdir. İyonlar, Kimmerler, Frigyalılar, Miletliler onlardan sonra Anadolu’da yayılmış, ardından MÖ 546 yılında Pers istilası gelmiştir.

Troya antik kenti, Athena tapınağı ile özdeşleşmiştir. Pers egemenliği sırasında imparator I. Serhas çıktığı Yunanistan seferinde, Çanakkale Boğazı’nı geçmeden önce kentte gelerek bu tapınağa kurban sunduğu, aynı şekilde Büyük İskender’in de Perslere karşı giriştiği mücadele sırasında kenti ziyaret ettiği ve zırhını Athena tapınağına bağışladığı tarihsel kaynaklarda belirtilir

TROYA MÜZESİ DÜNYAYI AĞIRLIYOR

2013 yılında inşasına başlanılan, 90.000 m²’lik büyüklüğe sahip olan Troya Müzesi, müze teşhir, depolama, idari birimler, sosyal donatı mahalleri ile açık teşhir, peyzaj ve ziyaret alanlarından oluşmaktadır. Müze üç kattan oluşmaktadır. Ziyaretçi her teşhir katına rampadan çıkarak ulaşabilmektedir. Müzenin teşhir alanlarına çıkılan rampanın toplam uzunluğu ise yaklaşık 480 metredir.

Troya Müzesi’nde; Homeros’un İlyada Destanı ile tarihe geçmiş Troas Bölgesi’nde iz bırakan Troya ve kültürlerinin yaşamı ve arkeolojik tarihi, kazılardan çıkan eserler aracılığıyla anlatılmaktadır.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.