Kulleteyn (mide bulantısı ve zihin açıcı yan etkileri mevcuttur)

 Günümüzde artan şeriat söylemleri ve buna karşı insanımızin meyil icermesini kızgınlıkla karşılamaktayim .

Yaklaşık 2 yıl önce okuduğum ibretlik Tahsin dursun otobiyografi sini okumanızı şiddetle tavsiye ederim 

Kitabı okumadan önce  önbilgi sahibi olmanız için şu yazıyı kaleme aldım.

doğu anadolu’nun geri kalmışlığındaki din etkisini görmemizi sağlayan kitap. kimi bölümleri gayet iğrenç olsa da iğrenç olan aslında kitap değil şeriatın ta kendisidir.

kitaba adını veren kulleteyn içi pisliklerle dolu bir havuzdur. ama dinen temiz olduğu söylendiğinden dolayı kimse pisliğine bakmadan içi iğrençlik dolu bu havuzun suyu ile kendisini temizlediğini zannetmektedir. bu kulleteyn aslında islami ülkeleri ve dini yönetimleri temsil etmektedir. dinen kendilerini temiz hissetmeleri içlerindeki onca pisliği görmezlikten gelmelerine yol açmaktadır. ama dinin kendilerini temiz olarak göstermesi malesef pisliklerini örtememektedir.

Namaz ergin olmayana farz değildi. Ama Şeriate göre o yaştakininde kılması gerekiyordu. Kılmayınca, Şeriat dövülmesini buyuruyordu. Namaz kılmayan çocukları ele alırken hangi yaştakilerin neyle, elle mi, sopayla mı dövüleceğini bile belirlemişti Şeriat.

günümüz türkiye’sinde ütopyalaştırılıp cahil halka sonsuz mutluluğun kaynağı olarak sunulan şeriat düzeninin iç yüzünü, iğrençliklerini ve bilmediğimiz türkiye gerçeklerini öğrenmek için mutlaka okunması gereken bir eser.

islam hukukunun kaynakları, anlaşılması, yorumlanması, uygulanması, öğretilmesi; köy medreseleri, köylerdeki şeyh-ağa-molla üçgeninin yöre halkı üzerindeki siyasi, sosyal, ekonomik etkileri… gibi pek çok konuyu basit, öyküsel ve eleştirel bir gözle işleyen; mantık kurallarına aykırı bazı hadislerin yine mantık kurallarına aykırı biçimlerle uygulanmasını, küçük köylerde yaşanabilen büyük sosyal çarpıklıkları açıkça resmeden kitap.

romanın kahramanı dursun tutak köyünden (günümüzde ağrı’nın ilçesi) gelen bir çocuk. imam babasının en büyük hayali dursun’un basra ve küfe’de bulunamayacak kadar büyük bir din alimi olması. kartallı köyü (muş sınırları içinde) her ne kadar uzak olsa da “molla nasır” bölgede nam saldığı için oğlunu onun yanına okumaya gönderiyor. öyküyü küçük dursun’dan dinliyoruz, camide geçen hayat, köy gelenekleri, her evden fakiler (çocuk öğrenci) için tek bir kazanda toplanan farklı yemekler, şeyhlerin akılalmaz gücü ve sonu gelmez taassup. olayın geçtiği 1940lı yılların gerçekliği insanı ürpertiyor. doğunun geri kalmışlığı olayın en acı yönü. hayretler içinde şahit olunan yaşantının kökeni ise ayetler ve hadislerden gelen islamın bilinmeyen yüzü.

turan dursun’u okumak oldukça keyifli, bazen onun zekası ve bilgisi ile dini yorumlamak, bazen de küçük kahramanının naifliği ile hayata yaklaşmak başdöndürücü bir etki yapıyor, gerçek diye öğretilen birçok “bilgi”yi derinden sarsıyor. roman, dursun 12 yaşındayken kulleteyn metaforu ile son buluyor. ama biliyoruz ki kartallı köyü’nün en çalışkan öğrencisi yıllar sonra imam, müftü ve yazar olacak. basra ve küfe’deki din alimlerini çoktan geçerek türkiye’nin din üzerine gerçekleri söyleyebilen tek büyük adamı olacak. 56 yaşında sırtından kurşunlanarak kalleşçe öldürülecek, ancak fikirleri asla ölmeyecek.

Ve son olarak kimse yarın şeriatı ilan ediyoruz demiycek ,bir sabah uyandiginizda onunla birebir karşılaşmış olucaksiniz …

Dipnot : kitabı okumak isteyip tedarik edemeyenler için PDF yollayabilirim

okur

Yazar: Halil-Tekin

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.