Ktesibios’un Su Saati Üzerine

  •     Ktezibis’in saati otomatik bir su saatiydi. Kendisi Arsinoe kilisesi için yapmıştı. Ancak önemli olduğu nokta otomatik olması veya mekaniğinin gösterişi değildi yani benim için değildi. Bu su saati şekli itibari ile çok farklıydı; fotoğrafta da göreceğiniz üzere belirli ilahi motifler vardı. Bunların bir anlam ifade etmesi gerekmiyor muydu ? Ancak hiç bir kaynakta ne anlama geldiği yazmıyordu bende oturup üzerine düşünme kararı aldım. Yani yazmış olacağım şeyler tamamen kendi hayal ürünümden ibarettir.

        Yapısını anlatmam gerekirse; burada bir borunun üstünde durmakta olan eli sopalı kanatlı bir çocuk konmuştur. Boru kendiliğinden yükselmekte ve üzerinde bulunan eli sopalı çocuğu da silindirin den aşağısından en yukarısına kadar kaldırmaktadır. Tabii, çocukla birlikte akreple yelkovan görevini yüklenen sopada hareket etmekte ve zamanı göstermektedir, kuşkusuz çocuk aşağıdan yukarıya doğru 24 saatte yükselmektedir en yukarıya en yukarıya çıktıktan sonra birdenbire aşağıya düşmekte ve yeniden ağır ağır yukarı çıkmaya başlamaktadır. *** Silindirin öteki yanında kanatlı bir çocuk gözyaşları dökmektedir. Bir su borusundan gelen su, gözyaşı halinde çıkmaktadır. Çocuğun gözünden akan yaşlar dökülmekte, buradan da özel bir boru aracılığında eli sopalı öteki çocuğun altında bulunan dar bir kutuya akmaktadır…

        Tuhaf değil mi? Bir tarafın göz yaşı dökerken diğer tarafın yükseliyor olması ancak gözyaşları belli raddeye gelince birden aşağıya düşmesi. Aynı insanları ezerek üste çıkanların düşüşü gibi. Alt taraftaki resimde yukarıda benim Zeus olduğunu düşündüğüm kişi ancak alt taraftakini bir türlü çözemediğim bir erkek silüeti duruyor bunu düşünceli bir tanrı olarak var sayıyorum. Bu düşünceli tanrı sanki Zeus’un gelişine aldırmıyor gibi sebebi belki de bu zaman döngüsünden dolayıdır; Zeus’un göz yumduğu zaman döngüsü. Yılmıştır belki dökülen gözyaşlarından önündeki pınara doğru bakması da sanki bundan dolayı. Düşünmüştür uzun bir süre oracıkta sonra belki bir plan yapmıştır: Zeus’un hükmüne son verip kendi düzenini kurmak için ya da Atlas’a yalvarmalıdır: Dünya’yı ters düz edip kendine getirmesi için. Ya da sadece sitem ediyordur ümitsizce, Pandora’nın kutusunun açılıp tüm dünyaya mutsuzluk ve kötülük yaymasına. Ama sorarım size sadece sitem yeter mi değişikliğe, yeter mi adaletin gelmesine, yeter mi umuda, yeter mi ?! Zeus’un karşısına çıkıp yüzüne söylemesi boynunu ona kaybettirirdi de bir umudun filizlenmesine yol açmaz mıydı?! Ardından onlar, binler, on binler o filize tutunup çıkmaz mıydı göklere yenmek için devi! Lanet olsun korkaklığa! Lanet olsun güce! Lanet olsun çıkarcılara! Hepimizi asamazlar ki! O halde ne diye duruyoruz kaldıralım başları! Gerekirse can gerekirse mal hepsi fedadır özgürlüğe!

    “HER 24 DE BİR TEKRAR EDEN DÖNGÜ ACABA NEDİR BUNUN ÇÖZÜMÜ”

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.