in

Koronavirüs ile Gözümüze Görünür Hale Gelen Gerçekler

Koronavirüs ile Gözümüze Görünür Hale Gelen Gerçekler

Koronavirüs ile Gözümüze Görünür Hale Gelen Gerçekler

Karantinada 21. günüm…

Şüphesiz ki en az sizler kadar ben de derin düşüncelere daldım ve yaşadıklarımızı sorgulamaya bol bol fırsat buldum. Evlere kapandık. Çok sevdiğimiz kahvecilerde dost sohbetlerinde bir araya gelmeyi özledik. Tanıdık esnaflara selam vermeyi, kütüphanede ders çalışmayı, hatta apartman görevlimize “Kolay gelsin!” demeye bile hasret kaldık. Dünya eve çekildi… Peki bu yaşananlara bir an için bile olsa olumlu tarafından bakmayı denedik mi? Evet, şaka yapmıyorum. Yaşanan bunca olumsuzluklara rağmen bardağın dolu tarafını hiç düşündük mü? Hadi gelin biraz düşünelim ve kendimizi az da olsa iyi hissedelim.

Dünya eve çekildi dedim ama doğa uyandı. Venedikteki Büyük Kanal’da sular hiç olmadığı kadar mavi, balıklar yuvalarına döndü. İstanbul’da hava hiç olmadığı kadar temiz. Zincir restoranlardan, kahvecilerden çıkan çöpler hiç olmadığı kadar az. Evlerimizdeki bireysel çöplerimiz bile inanılmaz oranda azaldı. Galiba doğa ana bizden bıktı ve bizi başından attı. Hayvanlara zarar verdik, bitkilerin üstüne basıp geçip giderken bir an bile düşünmedik. Yedik, içtik, gezdik, aldık aldık daha çok aldık… En iyisini, en pahalısını, en güzelini istedik! Ve sonunda tükettik… Hayat normale döndüğünde kıymetini anlayacağımız bir sürü tecrübe edindik. Sevdiklerimize sarılmayı, azla yetinmeyi, aslında o birbirinin aynısı olan rujlara ihtiyacımız olmadığını, günde üç kez o zincir kahvecide hunharca çöp çıkarmamayı ve daha bir çok şeyi idrak ettik. Dünya bize “Gözünü a甑” dedi. Aç ve şükret. Azla yetin. Az tüket. Çok şükret.

Hepimizin verilen mesajı alabilmemiz dileğiyle…

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.