Korkuyorum

Merhabalar, size bu çağda yaşıyorsanız aşkın aslında ne kadar da büyük bir korku olduğunu, neler yaşadığımı ve aşk denen kutsal duygunun, çözülemeyeceğini anlatmak istiyorum. Günlerden bir gün, kendi halimde iyiyken o uzun bir mesajla giriverdi kalbime. Kendimi sevmeyen bana rağmen, sevdi beni ve bunu gösterdi tüm dürüstlüğüyle. ‘Sana bir görüşte aşık oldum, sen benim tanıdığım kalbi güzel bir meleksin ‘ dedi. Saklamaya çalıştığım, nefret ettiğim hayatımın her noktasını sevdi… Sarmak ve sarılmak istedi, tam da o yerlerden.

 Bütün bu olanlara rağmen beni sevdiğini söyleyince ilk başta korktum. Öyle korunaklı bir dünya kurmuşum ki kendime, onun benim dünyamı görmesini kabullenmek istemedim. Kendimi tüm dürüstlüğüyle ona göstermekten ve onun bunu görmesinden korktum. Kendimi öyle bir koruma gücüyle koruyordum ki bunu kaybedeceğim diye çok korkuyordum.Halbuki o beni ilk gördüğünde artık bunu yapacak halim kalmamıştı. Belki içimi açsaydım neler çıkacağını ben bile bilemezdim. Bana rağmen beni sevdiği için ‘kafandaki insanı seviyorsun’ demiştim ona, halbuki bende sevdiği tüm özellikleri gerçekti yani masallar ülkesinin son aşkı,düşlerinin hayal mürekkebini kurutan bu masal gerçekti ama inanmıyordum bu masala, inanmak istemiyordum işin gerçeği.

İçimdeki o bastırılmış duygular ve boşluk, o kadar baskın ki…Belki hayatımda hep güçlü görünmek zorunda kaldığım için ve kimseye güvenmediğim için, hem yorulmuş hem de içimde birikenler az da olsa taşmış ve onun yüreğine akmıştı. O beni anlamıştı. Lakin beni bu zamana kadar kimse anlamadığından ona inanmadım. Bana benim hakkında söylediği şeylerin başkasının ona söylediğini düşünüyordum ve o, benim bu düşüncemi hiçbir şekilde değiştiremedi. Oysa ki ilk ben, onunla konuşmak istemiştim lakin konuşmamızın sonu ona inanmadığım için de bitmişti. Belki de bu kadar derin, bu kadar hassas bir insan olmamalıydım. Keşke böyle biri olmasaydım diyip durdum kendime.

Aşkı içimde biraz düşününce boğazım yanıyor, sözcükler çıkamıyor boğazımdan, onunla konuşurken de öyle oldu hatta daha şiddetlisi. Kızıyorum bana bu keskin güvensizliği ve yıkılmaz duvarı inşa edenlere, şimdi ben oradan çıkmak istemiyorum. Korkuyorum, bu aşk denen lanetlenmiş duygudan. Ne zor insanın dilinin ucuna gelen kelimeleri dudaklarında durdurmak, tam söylemek üzereyken vazgeçmek, adımlarını geri çekmek, zihninden çıkarmak.İçinden yüzlerce duygu geçerken ne acıdır insanın dilinin düğümleyişi. Hayat ne çok söyleyemediklerimizden ibaretmiş meğer. Oysa söylemek, anlatmak ve sevmek istemiştim gözlerinde bulduğum hayatı…

 https://youtu.be/gdbtSBXodSw

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.