Kırılsın Ellerim

Yaşı genç olanları delikan olarak düşünür yaşça büyük olanlar lakin bilmezler yaşımız genç ama gönlümüz ihtiyar. Bazen bekliyorsunuz o gençlik enerjisi denen efsane bir yerden çıkıp gelir mi diye sonra canlı kalan son parçanızla bir umut; kalbimi veriyim, beni üzmez polyannacılığıyla bir sevda kumarı oynuyorsunuz, yetmediği yerde kalbinizi koyuyorsunuz ortaya ve sonuç:Yüzyılın darbesini alan kalbimizde bir kara delik var şimdi.

Boğazımızda koskoca bir yumru var bizim. Yutkunamadığımız bir yumru;yaşanmamışlıklar, yaşanmak istenen hayaller, yaşamak ve yarım kalmış duyguların acısı var içimizde. Birçoğumuz sigara ve alkol kullanıyor; Ne kadar sigara içsek de boğulmuyor o yumru ve ne kadar alkol alsak da yutamıyoruz onları. Güçlü kalmanın zorluğu var üzerimizde. Anlatsak, kimse anlamayacak; dilden dökülen sadece “daha gençsin, neler neler yaşayacaksın” oluyor ama yorulduk, yaşayacak umudumuz kalmadı artık.

 Yaşamımıza sebep ne kaldı¿ Bu bedenin içinde mahpustayız, söyleyemediklerimizle dolu her bir hücremiz ve ne zaman bitecek bu azap hiçbirimiz bilmiyor. Neyi hayal ettiysek, suların altına gömüldü; neyi istediysek hep zengin çocuklar aldı götürdü. Ne zaman yükseklere gönül versek dipsiz çukurlarda bulduk kendimizi. En acısı da o dipsiz çukurda kimse görmedi çaresizliğimizi, kimse duymadı yardım çığlıklarımızı ve biz düştüğümüz yerden yalnız kalktık.

Görmek istemedi kimse, parçalanan ruhumuzu ve bizim gücümüz kalmadı gençliğe yetişmek için. Ölüyoruz ölmesine de azrail dışında kimse ilgilenmiyor halimizle. Dışardan bakıldığında güçlüyüz ama beynimizin her bir hücresinde kaç farklı intihar olduğunu bir tek biz biliyoruz. Anne ve babalarımız mutlu sanıyorlar, inadına gülümsediğimiz için. Paramparça olan ruhumuzun enkazı altındayız. Artık ne ellerimiz ulaşıyor gökyüzüne, ne de ayaklarımız yetişiyor bu hayat yolculuğuna… Biz, yarını olmayan günlere kaldık…

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.