Kimin Haddine Hayalleri Küçümsemek? 

Bazı zamanlar kelimelerin sesini duyabiliyorum. Bu iyi bir şey mi emin değilim çünkü bazen mutlulukla kıkırdayan kelimeler bazen hüzünle hıçkırarak ağlıyorlar. Bazen içimde birikmiş kelimeler çıkmak için çırpınıyorlar. 

karanlıkta yıldızlara bakan insan

Öğrenci psikolojisinden bir çok kişinin anladığını düşünmüyorum. Fazla basite indirgendiğini düşünüyorum. Öğrenciler üzerindeki baskıların ve yaptığımız hataların ne zaman farkına varacağız? Çocukluktan beri birer robot gibi yetişen, doğruları aynı, yanlışları aynı bir gençlik büyümeye başladı. Farklılıkların olmaması ise fazlasıyla korkunç. Ben yeni nesilin içinde büyümüş bir çocuk olarak konuşuyorum, içlerinden biri olarak. Kendini ifade etmekten, düşünmekten yoksun insanlar ne yazık ki fazlasıyla artıyor. Hayalleri bile aynılaştı emin olun, hepsi zengin olmanın hayalini kuruyor. Peki neden?

Şöyle açıklayayım size. Bunun istekli yapılan bir şey olduğunu düşünmüyorum. Aslında bir çok ailede farkında değil. Genellikle ailelerin, çocuklarının yaşamının kendisininkinden daha iyi olmasını dilemesiyle başlıyor. Bu çok normal bir istektir. Belki de kendinden bile daha fazla değer verdiğin birinin iyi bir yaşam sürmesini dilemek oldukça olağandır. Ama çocuğun omzuna yüklenen yükünde farkında olmamız gerekiyor. Bahsettiğimiz çocuğun hayalleri ailesininkinden çok farklı olduğu zaman iki tarafta zor durumda kalıyor. Komik olansa şu, iki tarafta kendince fazlasıyla haklı. Günümüz çocukları çok küçük yaşlarda gelecek kaygısına kapılıyor. Bir çok aile benim çocuğum öyle değil diyebilir ama en umursamaz çocuğun bile aklının köşesinde gelecekte nasıl yaşayacağım kaygısı oluyor. Öncelikle aileler sizin gençlik yıllarınızdan farklı bir yüzyılda yaşıyoruz yani sizin gençliğiniz ile bizimki arasında ciddi bir uçurum var. Ben gelecek kaygımı ne zaman dile getirsem büyüklerimden aldığım tepki şu oluyor, “Gençsiniz daha, her şeye vaktiyle bir çözüm bulunur. Ben sizin yaşınızdayken gezmediğim yer yoktu, arkadaşlarımla sabah akşam gezerdim, birbirimizde kalır sabaha kadar sohbet ederdik.”

Ne eğlenceli geçirilmiş bir gençlik. Ama günümüz çocukları bunları yapamaz. Düşünmesi gereken sınavları var. Eğer bu hayata tutunmak istiyorsanız maratonda gibi yaşamak zorundasınız. Koşmak zorundasınız, devamlı koşmak. Yoksa hayatta kalamaz ezilirsiniz. Üniversite okumanız gerek. Ama böyle hayallerinizin olduğu ve yeteneklerinizin olduğu bir bölümde değil. O bölümün önünün açık olması lazım. Yaşamınızı sürdürebilecek kadar da parası olması lazım. 

Herkesin aynı şeyi hayal etmesi gerekmiyor. Bunun seçimini çocuğun kendisi yapması lazım. Size belkide çok uçuk gelecek bir hayal onun adını diğer bir yüzyıla duyurabilir. Böyle ihtimaller çok düşük biliyorum ama ya olursa? 

Kimin haddine hayalleri küçümsemek? 

yıldızları izleyen yalnız adam

Çocukluğumundan beri bütün arkadaşlarım ya doktor olmak istiyor ya avukat. Piyanist olmak isteyen astronot olmak isteyen veya bilimle uğraşmak isteyen hiç arkadaşım yok. Bir kaç tane belki olmuştur ama onlara da küçücük halimizle bile büyüyünce işsiz kalacak diye güldük. Bu ülkenin gelişmesini istiyorsak sadece doktorlara veya avukatlara ihtiyacımız yok. Hepsine ihtiyacımız var. Öğretmen mesleğinin ne kadar tehlikeli bir meslek olduğunu bir çoğunuz biliyordur. Yeni bir nesli yetiştiren öğretmenler de nitelik sahibi olmalı. Nitelik sahibi olmayan öğretmenlerin yetiştirdiği nesilin nasıl iyi bir nesil olmasını bekleriz ki. Yanlış anlaşılmasın, sanki bütün öğretmenler çok kötü algısı yaratmaya çalışmıyorum ama bir niteliksiz öğretmen demek en az bir sınıftaki yirmi öğrenci demek. Yirmi gelecek. Asıl yüksek puanlarla en zor elde edilebilen meslek öğretmenlik olmalı bu yüzden. Tabi sadece kendi fikrimi söylüyorum. 

Aynı zamanda bu dönemde fazlasıyla bencil kişiliklerin içinde kendinizi korumanız lazım çünkü kimse kendinden başkasını düşünmediği için birine yem olma ihtimaliniz yüksek. İnsanlar diğer insanlardan kendini üstün görüp her şeyin en iyisinin kendi haklı olduğunu düşündüğü içinde bir sürü kötü şey yaşanıyor. Bir çok kişinin kendi yaşamı iyi olsun da karşısındakinin hayatı sonlanmış olsun umurunda bile olmuyor. 

İnsanların empati yetenekleri yok oldu. Kimse aynı şeyi yaşamadan kimseyi anlamıyor. Bu yüzden bir öğrencinin gözünden de yaşamı görün istedim. Bir öğrencinin kaç taraftan çekildiğini ortada nasıl kaldığını biraz fark edin istedim. Ne kadar dikkatinizi çekebildiğimden emin değilim ama umarım bazı şeylerin farkına varmanıza yardımcı olmuştur. 

Lütfen, bazı şeyleri ben değilim veya beni ilgilendiren bir durum yok diyerek bir kenara atmayın. Bugün siz değilsiniz ama yarın sizi de ilgilendiren bir konu olmaya başlayacak. 

Rapor Et

okur

Yazar: Sena

İlk Yazım

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları