Keşke

Bir kuşun cıvıltısında arıyorum bazen kendimi. Ne olduğunu bilmediğim dünyada nefes almayı deniyorum. Sevdiklerime bakıyorum bir yandan. İçimdeki karanlığı görseler beni tekrar sevecekler mi diye düşünüyorum? Sevmezlerdi. Sevemezlerdi. Onlardan bunu isteyemezdim. Kötüydüm çünkü ben en çok da günahkar. Hatalıydım. En çok da eksik. Öncekiler gibi bunu da kendim atlatacaktım. Gökyüzüne bakıyorum iyileşmek için, ağaçların hışırtısını dinliyorum, toprağın kokusunu içime çekiyorum, rüzgar tenimi okşuyor ürperiyorum, şehrin gürültüsü kulaklarımda, başımı kaldırıyorum kuşlara bakıyorum o minicik kuşlara gökyüzünde süzülmelerini izliyorum.. Özgürlük diyorum susuyorum. Kendi kendime konuşup kendi kendime susuyorum. Kendime anlatıyorum. Kendimi dinliyorum. Boşluklarımı dinliyorum. Huzuru istiyorum. Huzuru özülüyorum. Sonra gözlerimi kapatıyorum. Seni düşünüyorum. Bizi düşünüyorum. Yanında güldüğümü, gözlerimin içine baktığındaki heycanını.. Birlikte güldüğümüz zamanlar geliyor aklıma, ellerinin sıcaklığı, sesindeki tını, minik kıkırtıların… Sonra hatalarımızı görüyorum. Birbirimize verdiğimiz zararları görüyorum. Hiç düşünmeden konuştuğumuz iğneli lafları. Pişmanlıklarımı görüyorum.  Geriye dönüyorum. Arkama bakıyorum. Keşke diyorum keşke.

okur

Yazar: Yaren

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.