Kazayla Dökülmek

Kazayla Dökülmek

Aslında sadece dökülmek istiyorum. Yanlışlıkla elim çarpmış gibi ruhuma. Öylesine masanın üstüne dökülen bir bardak su gibi. Su kadar saf ve günahsız olmasa da dökülmek istiyorum.

Yıllardır yönünü ve yolunu kestiremediğim bir biçimde sızıyor içine içine bünyemin sızılar.

Ve bu adamı ancak bu nem yıkar.

Saatlerce izlenesi suyun damla hali sanki metronom tınısında mütemadiyen sineme düşüyor  düşünceler.

Çocuğum daha. Ve hiç bilmiyorum yaşanan saçmalıkların her birinin aslında beni bulandırdığını. Sudaki aksimi her geçen gün görmekte zorlanacağımı bilmiyorum daha.

İçine düştüğüm ailemin anlamını bilmiyorum.

Ama yine de mutluluklar biriktiriyorum o küçük aklımda.

Her akşam serilen yer yatağı sadece bana ait topraklarım gibi. Babamın hep bana aldırdığı küçük rakısı ki bana kalır paranın arkası. Pazardan dönen babamın tornetinin sesi kıpırdatır içimdeki manasız ve umutsuz beklentileri. Özgürlüğüm sokaklarımdır mahallemdeki. Ne de olsa evimden daha çok arşınlarım taşlarını. Kuru köfte patates varsa yemekte yada patatesli sıkma kanat takıp uçasım gelir sofranın başına. Kimseler ne hatır sorar ne de sırtımı sıvazlar. Sayıca evde kalabalığız ama belki duygularımız o kadar kalabalık değildi. Hem bakkal çırağı gibi tüm getir götür bana ait hem de tüm sinirlerin şamar oğlanı benim. Sanırım can sıkıntısına bire birim.

Bazen derinliğinde ben de sarhoşum çocukluğumun. Daha çok sözler dizeceğim hakkında bacaksızın.

Rapor Et

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları