Kaybolan benliğim!

Hayat şu sıralar  bana tanınmaz geliyor!

Insanlar sevdiklerim o kadar uzak ki dertleri o kadar benim degil ki !

 Olabilir normal diyebilirsiniz elbette. Eski beni tanımadığınız için. Herkezin derdi o kadar benim derdimdiki çokça aglardım hep bi çabayla geçerdi yıllarım ve yıllarca bu halimden sıkıldım.

 ilk sırada olmayışımdan hayatımdaki herkezin benden önce gelmesinden çok duygusal olmaktan herşeye aglamaktan herkezi çok sevmekten…

Söylemişmiydim insan sevme hastalığım vardı benim kin tutmaz canımı çok yakmış birinin bile mutlu olmasını dileyen bir polyanacılık oynardım. İşte tamda bu yüzden bu aralar aynadaki kişi tanıdık gelmiyor bana. Kalbimin yakın hissetiği hiç kimse kalmadı ne garip! 

Heyyyy kalbim bu nasıl bir degişiklik kökten bir değişim.Sanırım kalbim o güçlü kadının ölümüne 3 yıldır derin bir yas tutuyor. Ne kadar polyana olsada bi o kadar mutluydu.

 Dünyada sevicek birşeyler mutlaka bulurdu. Aynaya baktığımda tanımadığım bir yüz ifadesi şimdilerde … Yagmurda ıslanmaya bayılan , pamuk şekeriyle mutlu olan kahkahalarına çok deger veren o kadın için derin yas tutuyor olmalı ,oysa o hayatı yaşanır bulandı. Üzgünüm kim bu kadın dediniz degil mi ?

  Herkezden böylesine uzaklaşmak bi sakinlik kattı içime ama büyük birde boşluk var gibiNedir o derin boşluk ismini koyamıyorum. 

Artık kimse için aglamıyorum istediğin bu degilmiydi Eylül.Peki neden anlamsız geliyor artık yaşanan her bir gün her bir saniye.

Saatin akıp gidişine ayak uyduruşum o boşlukta kayboluşumKendimi bulmak istemiştimKaybettiğim parçalandığım her bir parçamdan yeniden doğmak istemiştim.

Sanırım sevilmek istediğim kadar çok sevdim hayatıma giren her bir kişiyi tamda sevilmek istediğim gibi.Çünkü sevgi iyileştirir bilirim.Her bir sevdiğimi sevgimle kuşatıp iyileştirmek istedim ve kalbimin derinliklerindeki o aç sevgiyi doyurmak.

Ahhh ne saçma simdi sevdigim tek bir şeyin kalmayışı…Bütün gerçekleri gören gözlerim hayata anlam yükleyemiyor artıkHerkez bir alma verme savaşındaymış bunu fark etmek beni korkuttu sanırım.Sanıyorlar ki çok kıymet veriyoruz diye, içimiz hep bahar bahçe…

Sanıyorlar ki üzerine titredikçe çok güçlüyüz , hiç korkmayız…Oysa öyle olmadı hiç…Çok sevdik biz, hemde çok sevdik…Seviyoruz diye bahardı içimiz ama tomurcukken soldu çiçeklerimiz…Korkumuz çoktu. Kaybetmekten , sevilmemekten korktuk hep…

Ne korkularımızı anladılar, ne kırıldığımızı.En sonunda herşey olacağına vardı. Ne korkularımız kaldı geriye ne de açmadan solan çiçeklerimiz.

 Onlar varsın kaybeden biziz sansınlar…

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.