Dünya’yı Yok Edebilecek, Evrenin Esrarengiz Çocuğu: Karadelik Nedir?

karadelik nedir

Dünden beri gündemimizi bir hayli meşgul eden Karadelik ile birlikte akıllara Karadelik ile alakalı birçok soru geldi. Biz de bu sorulara cevap bulmak hem de bu esrarengiz olayın detaylarını incelemek için bu yazıyı hazırladık. Gelin birlikte uzayın gizemli çocuğunu keşfedelim!

Nedir Bu Karadelik?

Karadelik terimi ilk defa Princeton fizikçilerinden John Wheeler tarafından 1968’de yayımladığı Evrenimiz, Bilinenler ve Bilinmeyenler isimli makalede kullanılmıştır. Karadelikler çok ağır olduklarından, çok büyük çekimsel alana da sahiptirler. Çekimsel kuvvet öyle büyüktür ki, ışık dâhil hiçbir şey karadelikten kaçamaz.

karadelik nedir

Karadelik Nasıl Oluşur?

Kütleleri büyük olan yıldızlar, termonükleer evrimlerinin sonlarına doğru kırmızı veya mavi süper devler haline gelir. Nükleer yakıtları tükendiğinde, süpernovalar halinde patlarlar. Patlamaların kalıntısı bir nötron yıldızı(pulsar) olabilir veya süpernova çekirdeğinin kütlesi Güneş kütlesinin yaklaşık üç katına ulaşıyorsa, bir karadelik olabilir. Kütlesi küçük olan yıldızlar ise bir gezegen bulutsusu oluşturarak gömleklerinin bir bölümünü yitirir. Bunlar, Dünya’nın boyutlarına yakın boyutlarda beyaz cüceler olarak evrimlerini tamamlarlar.

Karadeliklerin dinamiğini ve içlerindeki her şeyin dışarı çıkmasını nasıl engelleyebildiklerini anlayabilmek için Genel İzafiyet kavramını anlamak gerekir. Genel İzafiyet kuramının belirttiği maddenin kütlesiyle çevresindeki uzay-zamanın yapısını değişikliğe uğratmasıdır. Bu varsayım, hiçbir şeyin hatta ışığın bile, büyük kütleli bir gök cisminin yakınında, düz çizgi halinde yer değiştiremeyeceği anlamına gelir.

karadelik nedir

Ebediyete kadar içinde kalma riskine girmeden, bir karadeliğin ne kadar yakınına yaklaşılabilir?

Bu cisimlerde geriye dönüşü olmayan noktaya olay ufku(Event Horizon) denir. Bu, karadelikle aynı merkezli küresel bir zarf olup, bu zarfın yarıçapına Schwarzchild yarıçapı denir. Eğer bir kere olay ufku içine girilirse, geri dönüş yoktur. Uzay-zaman tekilliğinin yer aldığı ölü delik merkezine doğru çekilebilecektir. Saniyenin küçük bir kesri içinde oradaki sonsuz büyük çekimsel kuvvet tarafından toz haline getirilecektir. Bir karadeliğin yakın çevresindeki uzay yollarını bozduğu görüldü. Einstein hükmüne göre, uzay zaman birbirine karışmış olduğundan böyle cisimlerin yakınında zamanın da sapmaya uğrayacağı sonucu ortaya çıkar. Bu nedenle bazı araştırmacılar karadeliklerin zaman makinesi gibi kullanılabileceğini ileri sürmektedirler.

Önerilen İçerik: Teknolojide Son Nokta: Uzay Mekiği Vs. Yan Yatmış Soba

Astronot İçin Zaman Durmuştur

Bir astronot kara deliğe doğru yola çıkmadan önce uzaygemisine büyük bir saat yerleştirilirse, dışarıdaki bir gözlemci, gemi çökmüş yıldızın yakınına yaklaştıkça, saatin gittikçe yavaşladığını fark edecektir. Aynı şekilde, gittikçe yavaş hareket ediyor gibi, olay ufkunun sınırına asla erişemeyecek gibi gözükecektir. Sonunda şaşırtıcı bir durum meydana gelip, zaman durmuş gibi olacaktır.

karadelik nedir

Astronotun bakış açısına göre ise, gemideki saat her zamanki hızı ile tik taklarını sürdürecektir. Böylece astronot, karanlık cehennemin içine hızla dalmasını geciktirecek bir şansa sahip olmayacaktır. Hatta olay ufkunun içinden geçtiği anı bile fark etmeyecektir. Fakat ne yazık ki bu noktadan itibaren karadeliğin içine saplanmış olacaktır. Gemi aşağı doğru inerken pencereden dışarı bakan astronot her şeyin hızının arttığını görecektir. Bütün gelecek öyküsü gözünün önünden bir anda akıp geçecektir. Fakat astronotun evrenin geri kalanı ile iletişimi kesilmiştir ve kendisini mutlak ölüm beklemektedir.

Karadelikler, Evrenin Doğumunu Anlamamızda Anahtar Rol Oynayabilirler

Evrenin oluşumu ve sonra da ölümü hakkında sorularımızı cevaplayabilirler. Bir anlamda modern astronominin öncüleri gibidirler ve galaksilerin oluşumuna ait düşüncelerimizi ve hatta evrenin nasıl işlediğine dair fikirlerimizi değiştirebilirler. Kudretlerini doğadaki en temel güçlerin birinden alırlar, çekim gücünden.

karadelik nedir

Yerçekimi ayağımızı yerde, gezegenimizi de Güneş’in yörüngesinde tutar fakat bir karadelikte çekim gücü tüm hesapların ötesindedir. Öylesine güçlüdür ki, yanındaki her şeyi emer. Uzak yıldızların ışıklarını dahi bükebilir ve eğer o ışık çok yakınına gelirse karadelik tarafından yutulur. Mesela bir karadeliği şelale olarak düşünelim. Çekim gücü de nehir olsun ve şelaleye doğru aksın. Işık demeti ise bir kano olsun.

Şelalenin yukarılarında, nehirde akıntı zayıftır. Kanocu akıntıya karşı zorlanmadan ilerleyebilir ancak şelalenin yakınlarında akıntı daha güçlüdür ve kanocu kurtulmaya çalışır. Şelalenin kenarları tıpkı karadeliğin kenarları gibidir. Kanocu ne kadar güçlü olursa olsun, aşağıya doğru gidecektir. Uzayda da aynısı olur. Karadeliklerin yöntemi gerçekten yıkıcıdır çünkü onlara yaklaştıkça yerçekimi süper güçlü bir hal alır. O kadar güçlüdür ki, ışığı dahi yer. Karadeliklerin kara olması da işte bu yüzdendir.

Peki, bu karadelikleri evrenin geri kalanından bu kadar ayrıştıran ilginç özellikleri nelerdir?

karadelik

Samanyolu’nda En Az Bir Karadelik Mevcut

Dünya bir karadeliğe sürüklenebilir mi? İçinde bulunduğumuz Samanyolu Galaksisinde birden fazla karadelik saptanmış durumda. Ama bu karadeliklerin çoğu galaksimizin ortasına daha yakın. Güneş Sistemi ise galaksinin dış kısmında bulunuyor. Yani şimdilik bir tehlike yok gibi görünüyor.

Dev Karadelikleri Ölen Yıldızlar Yaratır

Güneş Sistemi’nin yıldızı olan Güneş ömrü ve yakıtı bittiğinde bir ‘Beyaz Cüce’ haline gelecek. Güneş’den kat kat büyük yıldızlar ömürlerinin sonuna gelince, sahip oldukları devasa çekim güçleri kendi içlerine çökmelerine ve karadelikler yaratmalarına sebep olur.

Önerilen İçerik: Teknolojide Son Nokta: Uzay Mekiği Vs. Yan Yatmış Soba

Karadeliklerin 3 Boyu Bulunur

NASA en az üç boyda karadelik olduğunu söylüyor. En küçükleri bir atom büyüklüğünden bir dağ boyuna erişebiliyor. İkinci kategoridekiler Güneş’in 20 katı büyüklükte yıldızların oluşturduğu karadelikler. Bunlardan galaksimizde birkaç tane var. En büyük boy ise ‘süperyoğun karadelik’ ve bu ancak galaksinin merkezinde oluşuyor.

Çevrelerinde Acayip Şeyler Olur

Einstein’ın Görecelik Teorisi’ne bakılırsa, karadeliğe düşmekte olan bir kişinin zamanı, ona dışarıdan bakan bir kişiye göre gittikçe yavaşlar ve hatta duruyormuş gibi görünebilir. Bu da ışık hızına yaklaştıkça zamanın etkilendiği teorisinden yola çıkıyor. Buna bakarak karadeliklerin zamanı ve uzayı bozduğunu söyleyebiliriz.

X-ışını Astronomisine Kadar Onlardan Haberimiz Yoktu

İlk karadelik 1960’larda bulunmuş ama bir karadelik olduğu anlaşılmamış. Ancak x-ışını astronomi teknolojileri gelişince Cygnus X-1 adı verilen karadelik olduğu saptanmış. Bu da ancak galaksiye x-ışını tarayıcı uydularla bakmaya başladığımız 1970’lerin başında mümkün olmuş.

En Yakın Karadelik 1.600 Işık Yılı Uzakta (mı?)

Dünya’ya en yakın karadeliğin kod ismi V4641 Sagitarii ve ilk bulgulara göre 1.600 ışık yılı uzaklıkta olduğu belirlenmiş. Her ne kadar bu bir insan için çok uzak gibi gelse bile, galaksinin büyüklüğü açısından çok yakın sayılıyor. Fakat yeni araştırmalar V4641 Sagitarii’nin aslında 20 bin ışık yılı uzakta olduğuna işaret ediyor.

Solucan Deliklerinin Varlığı Hala Meçhul

Bilimkurgu filmleri ve edebiyatında sıkça kullanılan bir konu, karadeliklerin evrenin başka noktalarına bağlanan birer ‘solucan deliği’ yaratmasıdır. Ne yazık ki henüz karadelikler hakkında bu teoriyi kanıtlayacak kadar çok şey bilmiyoruz. Yani karadelikleri evrende bir atlama tahtası olarak kullanıp kullanamayacağımız belli değil. En iyisi uzay geminizi bir karadeliğe fazla yaklaştırmayın.

Eğer Bir Karadelik Güneş Sistemi’nin Yolu Üzerinde Bulunsaydı Dünya’yı Paramparça Ederdi 

Herhangi bir karadelik, Güneş Sistemi boyunca ilerleseydi, tüm gezegenleri Güneş’ten çok daha güçlü çekerdi ve Güneş Sistemi’nin çekimsel dengesini tamamen alt üst ederdi. En sonunda ise gezegenlerin yörüngelerini bozarak onları birbirinin içine gömerdi. Gezegenler sağa sola savrulur ve Güneş Sistemi boyunca her yer parçalanmış olurdu. Eğer bir karadelik Dünya’ya yaklaşırsa, çekim gücü, tüm göktaşlarını yörüngelerinden söküp alarak gezegenimize doğru fırlatır ve Dünya’nın yüzeyi bir cehenneme dönerdi. Önce atmosferi sonra da gezegenimizi yutardı.

Önerilen İçerik: Mikroplar Uzay İstasyonu’nu İstila Etti


İlginizi Çekebilecek Faydalı Bağlantılar:


 

Rapor Et

blogger

Yazar: gramafoniğnesi

'Çünkü sadece gramafon iğnesi müziğe gerçek anlamda dokunabilir.''
23 yıldır okumanın, tefekkür etmenin ve yazmanın peşinde...
Toz tutmuş filmleri ve gramafonla tanışmış şarkıları sever.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları