Karaçalı

Keşke daha erken tanıyabilseydim seni. Mesela küçükken aynı okul sırasında seninle birlikte oturan kişi ben olsaydım. O çocukluk aşkını yaşadığın zaman yanında olabilseydim. Kalbinin ilk kırılışında, akıttığın ilk gözyaşında olabilseydim. Mahalle kavgasına gittiğin zaman, oyun oynarken üstünün başının kir içinde kaldığı zaman olabilseydim. Keşke canın yanmadan önce yanında olabilseydim. Kırılan kalbimizi birlikte sarma şansımız olsaydı. Saramasak bile yan yana olabilseydik. Çok geç tanıdım seni Karaçalı. Kalbin kırıldıktan sonra, ilk gözyaşını döktükten sonra, ilk kavganı ettikten sonra tanıdım seni. Seni sen olmaktan çıkarttıkları zaman tanıdım seni. Canını yaktıkları zaman tanıdım seni. Seni tanıdığım zaman paramparça olmuştun sen ve seni toparlayamadım. Sesindeki Haziran’ı göremedim, özür dilerim. İçindeki iyi yanı göremedim, özür dilerim. Sana bu denli geç kaldığım için özür dilerim. İyi bak kendine Karaçalı’m, hemde çok iyi bak.

okur

Yazar: Süreyya Aydın

18/Mersin

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.