Kalbim'e Not

Kalbim’e Not

Kalbim'e Not

 İçi buz gibi olmuş birisinin en çok yandığı kişi olmaktan bahsedeceğim biraz. Bir kalp düşünün her yanı duvarlarla, buzlarla çevrili. O kalbe değmek imkansızdan daha öte. Değmek bu kadar imkansızken yaklaşabilmenin ne kadar zor olduğunu düşünün. Ben bundan yaklaşık iki sene önce yaklaşıp değmeyi başardım o kalbe. Çok zorlu yollardan geçtik. Ayrılıklar görüp hasret çektik. Ama günün sonunda ellerimizi tutabilmeyi başardık. Birbirimizin gözlerine dolu dolu bakmayı hiç ihmal etmedik. Önce çocukça bir heves gibi geldi insanlara. Aslında bakacak olursak bizede öyle gelmişti. Ama tabii ki bunu dışa vurmadık. Aylar, yıllar geçtikçe birbirimizden kopamadığımızı fark ettik. Alıştığımız kokudan gitmenin zorluğunu gördük belkide ondan kopamadığımızı gördük. Çok badireler atlatıp binlerce kez mutlu olduk. Araya giren her soğukluğu gün ışığına çıkarıp devam edebilmeyi öğrendik. Birbirimizi tamamladık sayılmaz. Çünkü o kadar aynıydık ki eksik yönlerimizi hiç görmeyi beceremedik. Birbirimizin hatalarını örtmeyi, yalnışlarımızı güzel dille düzeltmeyi öğrendik. Sanırım ben biraz arsızdım bu ilişkide, hiç akıllanmıyordum çünkü, ne yazık. Belkide ben yalnış yaptığım zaman onun gösterdiği çaba hoşuma gidiyordu, kim bilir. Teşekkür ederim sevgilim benim kahrımı çektiğin için. Teşekkür ederim sevgilim bana yazmayı öğrettiğin için. Ve binlerce kez teşekkür ederim hayatımda var olduğun için. Seni çok.’

okur

Yazar: Süreyya Aydın

18/Mersin

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.