Kadınların Toplumdaki Yeri

Kadınların Toplumdaki Yeri

Toplum, bir arada yaşayan canlıların oluşturduğu bir topluluktur fakat her toplum tarihten bu yana kendi içerisinde sınıflara bölünmüş; üst, alt, orta gibi sınıflara ayrılmıştır çünkü toplum içerisindeki bazı düşünce kalıpları, normlar kimi grupları yükseltmiş, kimi grupları aşağılamıştır. Çünkü toplumların sahip olduğu kurallar ve davranışlar vardır. Toplumun gündelik yaşamında sahip olduğu siyasi, sanatsal, dini, geleneksel düşünceleri oluşturan kavrama Toplumsal Bilinç denir. Ve siyasi, dini vb. kavramlar toplumun genel kuralı kabul edilmiştir.

Fakat bu anlayışlar, zihniyetler sınıf savaşımlarını yaratmıştır ve kadınlar da bundan çok etkilenmiştir. Özellikle “Güç” kavramından dolayı kadınlar her zaman erkeklere göre daha aşağı gözükmüş, kadınları sadece belli davranışlar altında başarılı görülmüşlerdir. Halbuki insan türünün tarihine baktığımızda kadınların sosyal yaşama etkisi çok büyük.

İnsanlar, yaşamlarını kolaylaştırmak için bir şeyler icat etmeye kalktılar ve sürekli çalıştılar, hareket ettiler. Ve bazı işleri yapabilmek için insanlar ayaklarından ziyade ellerini de kullandı ve elleriyle meyve toplamaya, ağaca çıkmaya çalıştılar. Bu tür çalışmalar, hareketler insanların dik duruşa geçmesini sağladı ve bu dik duruş zararın yanında yarar da getirdi.

Kadınlar içim dik durabilmenin dezavantajlarından biri kadınların kalçalarında ve doğum kanallarında daralma meydana gelmesiydi. Bu nedenle daha da zor doğum yapar oldular ve ölüm artık bir problemdi. Erken doğum yapan kadınların hayatta kalma olasılığı daha da yüksekti çünkü bebeğin kafası o kadar büyük olmuyordu. Ve kadınlar da bunu bildikleri için erken doğum yapmaya başladılar.

Ama erken doğan çocuklar hayati sistemleri tam gelişmemiş olduğundan dolayı diğerlerine göre büyüklerine, annelerine daha da bağımlı kaldılar ve bu durumdan dolayı kadınlar zorluk çektiler çünkü gıda bulmakta zorlandılar.

Ama bunun sosyal sonuçları oldu: Kadınlar, çocuklarına daha iyi bakabilmek ve büyütebilmek için ailenin diğer üyelerinde, komşulardan ya da diğer insanlardan yardım istediler ve bunun da evrimsel sonuçları oldu. Evrim, güçlü sosyal bağ kurabilenleri desteklemiş oldu ve  kadınlar da bu konuda büyük bir rol oynadılar.

Sonuç olarak, insanlık, tarım, imparatorluk, din, milliyetçilik, savaş gibi kavramları benimseyince, dünyayı bu tür kavramlar üzerinden yürütmeye çalışınca ve bu kavramlardan en iyi şekilde yararlanmaya çalışınca birbirleriyle rekabet eder hale geldiler ve “Güç” kavramı bunda büyük rol oynadı. İmparatorlukların da savaşlar aracılığıyla empoze “Güç” kavramından etkilenen toplumlar, bu kavramı kendilerince kullandılar ve istedikleri alana çektiler. “Güç” kavramı artık biyolojik anlamdan sıyrılıp, psikolojik anlama da yerleşti ve kadınların toplumdaki yeri artık bu kavram üzerinden yürütüldü.  Ama tarihe baktığımızda kadınların spor, edebiyat, bilim, siyaset, felsefe, tarih, hukuk gibi alanlarda ne kadar etkin olduğu ortadadır.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.