Kadınlar Hükümdar Olsa

Tarihi bilen  pek çok kişi erkek hükümdarın yanında  kadın sultanlarında olduğunu bilir. Dizilerde gösterildiği gibi sarayların iktidarı sadece Hürrem Sultan le sınırlı değildir. Ne var ki kadınların saltanatı yine erkeklerin gölgesiyle sınırlandırılmıştır. Yani örf ve adetlerimizi düşünücek olursak bazısının yaptığı tüm entrikaya rağmen  amazon kadınlar olmalarına izin verilmemiş.

  İçinde bulunduğumuz zaman da  dünyanın yönetimi biz kadınların eline  geçse ne olurdu acaba? Ne gibi değişiklikler yapardık? Tüm hoşgörümüzden vazgeçip, tıpkı erkeklerin bakış açısı ile  davranabilseydik neler olur du? Yani dünya tersine dönseydi.  Gelin hayal gücümüzü zorlayalım birlikte göz atalım. Mesela;

  • Erkekler düşleri süsleyen beyaz atlı prens olmaktan çıkardı. Yani sadece nefes aldıkları için iyi bir kısmet olarak görülmezlerdi.
  • Kadınlar için ideal kilo rakamı artardı.
  • Bakımlı ve temiz olmak kesin ve katı bir kural olurdu.
  • Klozet kapaklarını açık unutmak, diş macununu ortasından sıkmak gündüz kuşağı programlarını seyretmekle cezalandırılırdı.
  • Çoraplarını vs. eşyasını kirli sepetine isabet ettiremeyenler ikinci sınıf vatandaş sayılırdı.
  • Sokaklara tükürmek, laf atmak, taciz özellikle tecavüz ağır cezalar içerirdi.
  • Kilolu erkekler zayıflamaya zorlanır. Hatta korse reklamları onlarla yapılırdı.
  • Erkekler flört etmeden önce, medeni hallerini bildiren, anneleri ile yaşayıp yaşamadıkları ve daha önce kimlerle birlikte oldukları konularında yazılı cv’ler istenirdi.
  • Alış veriş spor olarak kabul edilirdi.
  • Erkekler kontrolsüz seks yapınca namusu kirlenirdi.
  • Üniversitelerdeki araştırma paralarının bir kısmı erkekler için doğum kontrol yöntemlerine harcanırdı.
  • Spor haberleri hava durumundan bile kısa sürerdi.
  • Erkekler, kadın patronların sekreteri olurlardı.
  • Erkeklere dış görünüşe göre muamele yapılırdı.
  • Mayo, iç çamaşırı ve takvim reklamlarını kadınlar değil erkekler süslerdi.
  • Evde çorap yıkamak, bebek bakmak, yemek yapmak mecburiyet yasalarından çıkar. Lütuf halini alırdı.
  • TV kumandaları kadınların elinde olurdu.
  • Özel günlerin belirtildiği takvimler tutulurdu
  • Erkeklere, özür dilerim, seni seviyorum, şişman değilsin, sen uyu ben ütü yaparım vs kelimeler en az 1000 kere yazdırılırdı.
  • Arabalara olan ilgileri, kadınlara olan ilgiden fazla olması yasaklanırdı.
  • Play boy dergileri, porno siteleri tedavülden kaldırılırdı.
  • Erkekler evlendikten sonra da evlenmeden önceki kadar ilgili olmak zorundalığı taşırdı.
  • Akşamları çay, çorba, meyve su , kül tablası vs getirmek erkeklere has görevler içinde olurdu.
  • Menopozda yada özel günlerde çekilen ızdırabı anlatabilmek için, makineler icat edilip,  kadınların içinde bulundukları durum anlatılmak amacıyla erkek makinelere bağlanırdı.
  • Eh erkeklerin bunca kurallara mahkum olduğu bir dünyada da, kadınlar gece gezmeleri konusunda sorun yaşamazlardı. Pencerede yol gözleyen saka kuşu misali olan bu kez erkekler olurdu.

 Tabi bu işin mizah yanı, her iki cins karşılıklı birbirlerine destek olsunlar eşleşsinler diye yaratılmışlardır. Zaten kadınlar isteseler de bu kadar duyarsız ve hoşgörüsüz olamazlardı değil mi? Ancak bir gerçek var ki eğer egemenlik sadece erkeklere has olmasaydı ve karşı cinse daha duyarlı davransalardı; dünya daha yaşanılabilir bir hal alır, kara mizaha gerek kalmazdı…

Sevgiyle Kalın

okur

Yazar: Paris

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum