Kadına Şiddete Hayır!..

Bugün 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü. Böyle bir günün olması bile üzücü ve düşündürücü bir durum.

Son zamanlarda daha fazla gündemimizde yer alan ve giderek artan, üzerinde ciddi bir şekilde düşünmemiz gereken kadına şiddet konusu üzerine konuşalım.

Sadece ülkemize özgü olmayıp evrensel bir sorun olan kadına yönelik şiddet yaygın bir toplumsal sorundur. Maalesef şiddetten en çok etkilenen kişiler, kadınlar ve çocuklardır. Bu şiddet her şeyden önce insani temel hakların ve özgürlüklerin ihlalidir. 

Bir erkeğin neden kadınlara şiddet uyguladığını sıralarsak genelde kadınları kontrol etme isteği, kadınların üzerinde otoriter kurma isteği, çocukluğunda iyi bir aile terbiyesi alamamış olması, aile içi şiddete maruz kalmış olması, iletişim tıkanıklığı, eğitimsizlik, kadınları bir cinsel obje olarak görmesi, alkol kullanımı veya zararlı madde kullanımı, çevresel faktörler, kötü alışkanlıklar olarak sıralayabiliriz. Belki de çok ön planda olmasa da medyadaki dizi ve filmlerde maço erkek tiplerinin yüceltilmesi kadınlar üzerinde de olumsuz şiddet olmaktadır.

Kadına şiddet her ne kadar kaba kuvvet olarak değerlendirilse de şiddeti sadece fiziki boyuta indirgemek mümkün değildir. Psikolojik şiddet, cinsel şiddet, sözlü şiddet, ekonomik ve sosyal şiddet olarak kategoriye ayırabiliriz.

Psikolojik şiddet; Kadınları ikinci sınıf vatandaşı gibi görmek, ayıplamak, onları beceriksizmiş gibi görmek, duygu ve düşüncelerine değer vermemek, lakap takmak, emir yağdırmak gibi pek çok davranış psikolojik şiddettir.

Cinsel şiddet; En yaygın olanı taciz etmek, tecavüz etmek, istemediği evliliğe zorlamak gibi örnek şiddetlerdir.

Sözlü şiddet; Hakaret ve küfür etmek, kaba konuşmak gibi örnek şiddetlerdir.

Ekonomik ve sosyal şiddet; Geçimsizlik, toplumsal baskı yoluyla kadınların davranışlarının ayıplanması gibi olumsuz durumlardır.

Kadınlara belli bir görev yüklemek oldukça yanlıştır. Misal kadın dediğin evi temizler, yemek yapar demek yanlıştır. Bir kadın çok iyi bir maç yönetebilir veya çok iyi spiker olabilir. Artık bu önyargıları kırmak gerekiyor.

Sadece kadına değil hiçbir sebep bir canlıya şiddet uygulanmasını mazur gösteremez. Bunun için gerek bireysel olarak, gerek toplumsal olarak ve devlet eliyle kadına şiddetin önlenmesi adına gereken tüm adımlar bir an önce atılmalı, sorumluluklar alınmalı, kadın istismarı ve kadına şiddet vakaları son bulmalıdır.

Kadına şiddet üzerine yazılacak çok şey var ancak kadına şiddete son verilmesi dileğiyle yazıma burada son veriyorum.

 

Yıl olmuş 2020 biz erkekler hala da kadınların özgür bir birey olduğunu anlayamadık..

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.