KADINA ŞİDDET Mİ ? KADININ DOĞURDUĞU ŞİDDET Mİ ?

YAPMAN GEREKEN TEK ŞEY; UYANMAK.

Gün geçmiyor ki kadına yönelik şiddet haberlerine bir yenisi daha eklenmesin. Yaşadığımız toplumun çevresel faktörleri ve inanç sistemleriyle gelişen fakat asıl problemin aslında bir bireyin doğumundan yetiştirilme tarzına kadar süregelen bir serüven olduğunu idrak etmemiz gerekiyor. Kadına şiddet haberlerini dinlediğimiz de veya şahit olduğumuz da herkesin kafasında bu soru belirir diye düşünüyorum. 

O da şu ki ; 

Bir insan bu kadar cani olabilir mi ? “  

Yaşadığımız ev, bizi büyüten anne ve baba bu konuda bizim hayatımızı şekillendiren bir yargıçtır. Bir Kadın doğru yetişirse , toplum yetişir. Evvela problemin etkenlerine ve faktörlerine bakmak gerek çünkü… Anne profili hepimiz de farklı anlam ifade eder. Çoğu kadın kendi psikolojik problemiyle yüzleşmeden bir insan dünyaya getirir. Ve o doğurduğu insanda kendi psikolojik etkisini bırakır.   Tabi bu yönde babanın hiç mi etkeni yok diyeceksiniz var tabi ama problemin asıl doğuş noktasında başrolü anne üstleniyor. Doğurduğu kız veyahut erkek çocuklar da ilettiği duygular, verdiği eğitim , düşünce ve daha sayabileceğimiz birçok faktör toplumun oluşmasında önemli rol oynuyor. Kadına şiddet gösteren bireyleri incelediğimiz de görüyoruz ki ya şiddete meyilli bir aile de büyümüş ya da ataerkil bir sistemin içinde kaybolmuş. Toplumca bilinen sözlerle yetişmiş…

Sen yaparsın oğlum! Aman yapma dur kızım! Erkek adamın erkek çocuğu olur  ! Kızını dövmeyen dizini döver! 

Ve daha birçoğu… Hamile kalınca bile kadınlar da cinsiyeti belirlemek için denilen erkek olunca yüzü güzelleşiyor, kız da çirkinleşiyor tanısını hiç demiyorum zaten… Geçmişten bu yana hâlâ devam eden toplumun ahlaki değerleri olarak bilinen ama aslında en ahlaksız değeri olan bu inancın yıkılmadığını gözlemliyoruz. Bir psikolog değilim, sosyolog da. İşin erbabı elbette daha iyi bilir. Fakat kalıplaşmış ve süre gelmiş bu cümleler kadınların ölümünde, şiddetinde ve tecavüzünde önemli yer edindiği aşikâr. Sonuç olarak baktığımızda aslında kadınlara zarar veren bir etken de yine kadın oluyor ne yazık ki. 

Ebeveynlere bu vesileyle seslenmek istiyorum: 

Lütfen kendinizi yetiştirmeden çocuk yetiştirmeyin!

ANNELER;

Çocuklarınıza sevgi ve şefkatle yaklaşın, ayrımcılıkla değil. 

Zira sevginin doğmadığı yerden şiddet doğar. 

Kadına ve çocuklara yönelik her zorbalığın ve caniliğin son bulduğu bir ülkede ADALETLİ VE HUZURLU yaşamak dileğiyle… 

Naçizane fikrimi dile getirdim. Sürç-ü lisan ettiysem affola.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

6 Yorum