Kadehinde zehir olsa

Tek nefeslik sevdalardan yorulmuş kalbim, senin hayat veren dansınla hayat buldu. Karanlığı kuşanmış o kadar insanın içinde gözyaşlarının masumluğunu sevdim. Belki de göğsümün kuru topraklarına can suyu olduğu içindir. Kalemi elime, bana hissettirdiğin duyguların gücüyle aldım. Daldım gözlerinin gösterdiği harikalar diyarına… O diyarda; yürüyemediğimiz yollar, adımlarından habersiz kaldırımlar, yan yana oturamayacağımız banklar var. Sen şarkı söylerken; kimsenin duymadığı büyülü şiirler dökülüyor, renkler yeni anlamlar ediniyor kendine, senin olduğun şehre geliyor kuşlar, bütün çocuklar yarına umut dolu bakıyorlar. Meğer, sevdanın rengi de, ilk hecesi de  senmişsin. Göçen kuşlara anlatıyorum güzelliklerini tüm dünyaya dağıtsınlar diye.  

Her acıyı, çileyi yaşamış ve cehennemi söndürecek kadar gözyaşı dökmüşken gözlerinde ikinci bir parıltı var, ruhun gün ışığında parlıyor her şeye inat. Söyle… böyle bir güzellik için kaç acı çektin!.. Yenilgiyi, acıyı, mücadeleyi, kaybı yaşamış ve diplerden kendin bulmuşsun çıkış yolunu… Sen; kendiliğinden güzel bir yüreğe sahip değilsin, sen güzelliğini kendin yaratmışsın.Dünyadaki kelimeler yetmeyecek biliyorum ama küçük cümlelerle seviyorum seni işte. Seni görmeden baharı andıran yüreğini, ellerinin şarkı söylerken cennete uzanmasını, güzel olan ne varsa gösteren parıltılı gözlerini ve dünyanın en güzel bahçesi olan saçlarının uzandığı patikaları sevdim.

Ne zaman ruhumda yaralar açsa şarkılarını dinler;gözlerine teslim ederdim tüm kederimi ve göğsümde sarı papatyaların açtığını hissederdim. Hep gözlerinden can bulurdu bahar ve nedeniydi ölüm ile hayatın. Sana olan sevgimi bir tek kelime etmeden kaç kez dillendirdim, değil mi¿ Nerede son bulacağı belli olmayan bu hayatın, en duygu dolu ve en naif zamanlarını sensiz ama sen dolu yaşıyorum.

Sen yazılmamış bir şiirin en güzel mısarası…

Bir romanın aşkı tanımlayan en güzel karakteri…

Ve bir kitabın en güzel hikayesi sensin… 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.