Kâbe Hakkında Az Bilinen 10 Bilgi

Kâbe herkesin bildiği gibi Müslüman âleminin en kutsal mekânıdır. Bugün Suudi Arabistan’da bulunan Mekke şehrindeki Mescid-i Harâm’ın tam ortasında bulunmaktadır. Dünyanın her yerinde bulunan tüm Müslümanlar namaza durduklarında Kâbe’ye dönmektedir. 

Peki, herkesin bildiği Kâbe hakkında ne gibi bilinmeyenler mevcuttur? Gelin, hep birlikte bakalım!

Kâbe Hakkında Az Bilinen 10 Bilgi

Kâbe Birden Fazla Kez Yeniden İnşa Edilmiştir

Kâbe, sel gibi bir takım doğal felaketlerle zarar gördüğü gibi bazı zamanlarda saldırılara da maruz kalmıştır. Sonuçta birkaç defa zarar görmüş, bu sebeple onarılmıştır. Bazı tarihçiler Kâbe’nin on iki defa baştan inşa edildiğini iddia etmişlerdir. En son onarımı, olabilecek felaketlere karşı güçlendirmek amacıyla 1996 senesinde o zamanın en iyi teknolojisiyle yapılmıştır. 

Kabe ilk olarak Hz. Âdem tarafından temellerini atılmıştır. Ardından bildiğimiz halini Hz. İbrahim ve onun oğlu Hz. İsmail inşa etmiştir. Hz. Muhammed ise tekrar onarmıştır.

Kâbe’nin Siyah Örtüsü Olan Kisve’nin Rengi Değişmiştir

Kisve, Kâbe’nin üzerine örtülen siyah örtüdür. Ancak sanılanın aksine günümüzde olduğu gibi hep siyah renk kisve kullanılmamıştı. Peygamberden önce Kâbe’nin bir kisvesi yoktu. Daha sonra Cürhüm adlı bir kabile siyah örtü geleneğini başlattı. Peygamber Hz. Muhammed döneminde ise Kabe beyaz bir Yemen kumaşıyla örtülmeye başlandı. Onun ardından gelen birçok farklı halife döneminde ise kırmızı, yeşil ve beyaz gibi renkler kullanıldı. Son olarak Abbasiler döneminde kisvenin rengini değiştirilmesine son verildi ve siyah kisve günümüze kadar kullanıldı. 

Kâbe’nin Şekli Hep Küp Şekilde Değildi

Hz. Âdem’in dünyaya indiğinde Kâbe’nin yerini belirlerken dört taş koyduğu ve bu taşların kare şeklinde konumlandığı rivayet ediliyor. Ancal Hz. İbrahim tarafından başlanan Kâbe  “D” şeklindeydi. Hz. Muhammed’den önce Kuveyş kabilesi para sıkıntısından dolayı tüm yapıyı inşa edemediğinden küp şeklini aldı. Dışarıda kalan kısım ise kısa bir duvarla çevrilerek “Hatim” olarak adlandırılır.

Kâbe’nin Pek Çok Kapısı Vardı

Kâbe’nin ilk başlarda biri giriş ile çıkış olmak üzere iki kapısı, ayrıca duvarlarından birinde tek bir penceresi vardı. Şimdi ise Kâbe’nin sadece bir kapısı var ve hiçbir penceresi yoktur. Ancak çatıya erişim sağlamak için kullanılan bir tane iç kapısı bulunmaktadır.

Kâbe’nin İçinde Ne Var?

Kâbe iç kısmında, aralarında fenerleri olan üç sütunla desteklenmektedir. Sütunların arasında kokular için küçük masalar bulunmaktadır. Bunlarla birlikte duvar kısmında yapıda onarım ve yenileme hizmeti vermiş hükümdarlar anısına tabletler asılıdır. Kur’an ayetleriyle bezeli yeşil bir bez ise duvarların üst bölümünü kaplamaktadır. Ayrıca sağ duvarda çatıya erişimi sağlayan merdivenin “Bab At-Taubah” isminde altın kapısı vardır.

Hacerü’l-Esved Taşı Kırılmıştır

İlk başta bu taş tek büyük bir taşken bugün farklı büyüklüklerde sekiz parçaya ayrılmış be gümüş bir çerçevenin içerisinde muhafaza edilmiş şekilde durmaktadır. Bu parçalanmaya seller, kuşatmalar ve çeşitli hırsızlıklar sebep olmuştur.

Kâbe’nin Muhafızı Al-Sheibi Ailesiydi

Hz. Muhammed’den önceki zamanlardan beri Kâbe’nin anahtarları hep aynı ailede bulunmaktadır. 15 yüzyıldır aynı ailenin sorumluluğundadır ve her zaman aile üyelerinin en yaşlı üyesi anahtarı devralır.

Yılda İki Kez Kâbe’yi Temizleme Töreni Düzenlenmektedir

Hicri takvimin Şaban ve Zilkade aylarında Kâbe’nin muhafız ailesi olan Al-Sheibi ailesiyle birlikte bir temizlik töreni düzenlenir. Taif gülü, zemzem suyu ve Ud yağından oluşan özel bir karışım hazırlanır ve tören için birkaç devlet adamı davet edilir

Bir Zamanlar Kâbe’nin Kapıları Herkese Açıktı

İlk başlarda Kâbe’nin içerisine girip orada namaz kılmak herkese açıktı. Fakat içeriye girip namaz kılmak isteyen ziyaretçi sayısı arttıkça bu herkes için mümkün olmaması gerektiği kararı verildi. Günümüzde ise yalnızca özel misafirlere ve devlet adamlarına ziyaret için açılmaktadır.

Kâbe’de Yapılan Tavaf Asla Durmaz

Kâbe ile alakalı belki de en ilginç gerçeklerden biri de yapılan tavafın namaz vakitleri dışında hiçbir zaman durmamasıdır. Sel felaketleri esnasında bile bazı insanlar yüzerek tavaflarını gerçekleştirmiştir.

Rapor Et

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

3 yorum

Yorum Yazın
  1. Kabenin anahtarı Türk kökenli sürücüler kabilesinde değil miydi ve ayrıca peygamberimize gelen “işi ehline verin ” vahyi de o zaman gelmemiş miydi? Sorarım…

  2. bir kutunun etrafınanda fırıldak gibi dön,dereden buldukları taşı kenarına yerleştir ve onu öp yala ve parmak at. sonrada git puta tapanları, ineğe tapanları eleştir. akıl önemli

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir