JUDITH VE HOLOFERNES

Kaynak belirtilmedi

CESUR İKİ KADININ BİRLEŞEN HİKAYESİ

Saygıdeğer Lordum, bir kadının neler yapabileceğini göstereceğim -Artemisia Gentileschi

Bu sözler belki de Artemisia Gentileschi’nin alacağı sessiz ama bir o kadar da güçlü bir intikamın gelişinin göstergesiydi. 

Bugün Artemisia Gentileschi tarafından resmedilen Judith Beheading Holofernes tablosunu incelemek istiyorum fakat analiz kısmına geçmeden önce Artemisia’nın başına gelen acı olaydan ve ona ilham olan asıl hikayeden yani incilde anlatılan Judıth Ve Holofernes hikayesinden bahsedeceğim. Zira iki olay birbirinden bağımsız olsa da Judıth’in hikayesi Artemisia’nın kendince aldığı intikama yardımcı olmuştur.

Gelelim Artemisia’nın hikayesine….

Artemisia çok yetenekli birisiydi. Resme olan ilgisi ve yeteneği hep ruhunda var mıydı yoksa babasının ressam olması onun küçüklüğünden beri sanata aşinalığından mıydı bilinmez. Özellikle Rönesans döneminde kadına verilen değer bu kadar düşükken bir kadının ressam olmak istemesi, babasının izinden yürümek istemesi asla kabul edilemezdi fakat Artemisia’yı bunlar duruduramazdı. Gizlice babasının atolyesine gider, İncil okumaları yapar, boyalarla tuvallerle vakit geçirir kendini geliştirmekten geri durmazdı. 

Artemisia kendince babasının atolyesinde ders alırken yine aynı atolyede  çalışan bir başka ressam olan Agostino Tassi tarafından cinsel saldırıya uğradı. Babasıyla beraber Agostino Tassi’ye dava açtılar. Dava tam 7 ay sürdü. Floransa mahkemesi tabi ki Artemisia’ya inanmadı. Ona türlü eziyetlerde işkencelerde bulundular yalan söylediğini kabul etmesi için. Eziyetlerden birisi parmaklarına ipler bağlayıp kangren olacak dereceye gelene kadar iplerin sıkılıp bekletilmesiydi. Artemisia asla ifadesinden vazgeçmedi çünkü doğruyu söylüyordu. Floransa mahkemesi onu nihayet haklı bulmuştu ama gerçek şuydu ki yaşadığı dönemde tabi ki bir kadının bir erkek karşısındaki haklılığı asla yoktu. Suçlu bulunmasına rağmen Tassi Papalığın koruması altında olduğu için serbest kaldı. 

Belki Artemisia’nın masumluğu kanıtlanmıştı. Evet davayı kazanmıştı ama Tassi’ye hiçbir şey olmamıştı. Artemisia haklı bir öfkeyle haykırdı

‘’Saygıdeğer Lordum, bir kadının neler yapabileceğini göstereceğim”

Artemisia’nın hikayesine hakim olduğumuza göre şimdi bir başka kadının hikayesinden bahsetmek istiyorum.

Judith ve Holofernes’in öyküsü, Davut ve Golyat’ın öyküsü gibi, ezilenin ezeni yenmesi veya erdemin kötülüğü alt etmesiyle ilgili bir Eski Ahit öyküsüdür. Bu nedenle, hem Davut hem de Judith, Eski Ahit olaylarının Yeni Ahit’in kurtuluş anlatısıyla bir ilişkisi olduğu tipoloji adı verilen İncil analizinde Mesih’in öncülleri olarak kabul edilmiştir. Adı basitçe “Yahudi kadın” anlamına gelen Judith, İncil’deki apokrif metinlerden birinde yer alan ve halkını kurtarmak için şiddete başvuran nadir bir İncil kahramanıdır.

Asurlu general holofornes Bethulia şehrini kuşatmıştı ve kısa bir süre sonra teslim olmak için ayaklanmaya başladı. Bu güçlü general karşısında çaresice teslim olmaktan başka şansları yoktu. Tüm bunlar yaşanırken içlerinde bir dul kadın Judıth böyle düşünmüyordu. o halkını kurtarabileceğine inanıyordu. Aklından hemen bir plan kurdu. Kadınlığın en büyük silahı olan güzelliği kullanarak kurtaracaktı halkını. Hemen en güzel kıyafetlerini giydi, kokularını sürdü ve hizmetçisiyle beraber vadinin ilerisindeki generalin kampına doğru yürüdü. Muhafızlara Bethulia’ya girmenin en iyi yolunu bildiğini söyledi ve eğer izin verirlerse bunu Holofornes’e açıklamak istediğini söyledi. Muhafızlar onu kampa aldılar. 

Judith, Holofernes’in huzuruna alındığında, kuşatmanın Yahudilerin dinlerinden uzaklaşmasına neden olduğunu ve bu yüzden yok edilmeyi hak ettiklerini açıkladı. Tanrı’nın kendisini bu göreve gönderdiğini iddia etti. Bütün bunlar, Judith’in görünüşü gibi, Holofernes’i çok memnun etti. Bir anlaşmaya vardılar: Holofernes ona zarar vermeyecekti ve Judith’in geceleri dua etmek için kamptan ayrılmasına izin verilecekti. Judith, bunun kendisine Tanrı’dan şehrin ne zaman saldırıya uğraması gerektiğini tam olarak öğrenme imkanı vereceğini iddia etti. Judith üç gün boyunca kampta kaldı ve sadece hizmetçisinin hazırladığı ve bez bir çuvalda yanında taşıdığı yiyecekleri yedi.

Dördüncü gece Holofernes, hizmetkarları için bir ziyafet verdi ve giderek daha çok hayran kaldığı Judith’i davet etti. Judith en güzel kıyafetlerini giymiş ve uyuması için kendisine verilen postu da yanında getirmişti. Judith’in orada olmasından memnun olan Holofernes, hayatında hiç olmadığı kadar çok içti ve bilincini kaybetmesine neden oldu. Judith ve Holofernes dışında herkes çadırdan ayrıldı. Sarhoş bir şekilde uyuyan generalle yalnız kalan Judith, güç için dua etti. Sonra kılıcını kaptı ve iki vuruşta başını kesti. Çadırın dışında bekleyen hizmetçisi, yiyecek çuvalıyla içeri girdi. Judith, Holofernes’in başını çuvala koydu ve iki kadın, geceki dua görevleri gibi görünen bir yolculuk için kamptan ayrıldılar

Ancak bu sefer yürümeye devam ettiler. Bethulia kapısında içeri girmeleri için izin istedi, ganimetini gösterdi ve adamlarına ertesi sabah Asur kampına saldırmalarını söyledi. Öyle yaptılar ve Asurlular generalin çadırına onu uyandırmak için koştuklarında, liderlerinin başsız olduğunu gördüler. Dehşete kapılan Asurlular kamptan kaçtılar. İsrailoğulları kampı yağmaladılar; Holofernes’in en iyi eşyalarının hepsi Judith’e verildi, o da bunları merhum kocasının mirasçılarına devretti.

Hikayenin gerçek metnini okumak isteyenler aşağıdaki bağlantıya da tıklayabilir

https://www.sefaria.org/Book_of_Judith

Peki neden Artemisia bu hikayeyi ısrarla resmetmek istedi?

Bu isteğinin arkasında yatan tabi ki birden fazla sebep var ;

  • Bu hikayenin kadının gücünü vurgulayan bir anlatı olması. 
  • Aşırı dramatik bir hikaye olduğu için resmedilme açısındaki zenginliği.
  • Geçmişte birçok ünlü ressam ve heykeltraşlar tarafından halihazırda resmedilmiş olması ( özellikle Caravvagio etkisinden burada söz edebiliriz)
  • Ressamlık açısından yeteneğini kanıtlamak istemesi.
Fakat bana göre asıl ve en önemli sebepşudur; resmedeceği tablo  tıpkı Prenses Diana’nın giydiği o siyah elbise gibi bir tür intikam elbisesidir. 

Artemisia başına gelen haksızlığın intikamını sanki Tassi’nin kafasını kendi kesiyormuş gibi bir hınçla resmederek almıştır. Bu hikayenin bir çok tablo heykel örneği olsa da bana göre en etkileyici olanı işte bu yüzden Artemisia’nınkisidir. Diğer resim örneklerinde Judith her zaman masumiyetle ve zerafetle resmedilir. Sanki Holofornesin kafasını kesen o değilmiş gibi sakinlikle kolaylıkla bu işi yapar. Yüzünde öfke intikam zafer bunlara dair tek bir belirgin ifade yoktur. Hatta Judith’in elbisesi bile bembeyaz resmedilir.  Çoğu eserde Holofornes’in kafasından sıçrayan kan judith’in önüne değil diğer tarafa yayılırken Artemisia’nın eserinde kan tam olarak Judith’in üstüne sıçrar. Burda Artemisia belki de kendi başına gelen olaydan dolayı kendini yeterince masum hissetmediği için belki de kadınlığın her zaman affedicilik masumlukla birleştirilmemesi gerektiğini , kadınların da isterlerse o güçlü ana karakter olabileceklerini vurgulamak istediği için böyle bir metafor yapmıştır.

Bana göre alınan en güzel intikamlardan birisidir bu eser. Tassi’nin ismi tarihin tozlu sayfalarında kaybolurken, Artemisia’nınkisi ise hiç silinmeyecek mürekkep bir kalemle aynı sayfalara yazılır. Eserdeki ışık gölge oyunları o kadar etkileyicidir ki esere bakarken olayı yaşayan üçüncü bir kişi gibi hissedersiniz. Holofornesin yüzündeki acıyı, ölümünün gelişini gösteren o bayık bakışlarını, Judithin öfkeli mimiklerini görmekten öte yüreğinizde hissedersiniz. 

Artemisia tüm acısını öfkesini adeta tabloya boya niyetine sürmüştür. Zaten sanat acını mutluluğunu kederini kağıda dökmek değil de nedir ki ?

 Artemisia birçok tarihçinin sandığından daha zekiydi. Kendi kendini yetiştirmiş, kendi geçimini sağlayan bir sanatçı olarak, erkek egemen bir dünyada hayatta kalmak için çok çalışması ve başarılı olması gerekiyordu. Artemisia  hikayesinin Floransa’nın zengin hamileri için çekici – veya en azından ilgi çekici – olduğunu ve bu sayede ceplerini siparişlerle dolduracağını biliyordu. Zekice bir deha örneği olarak, eserlerine güçlü feminist alt tonlar kattı ve kendisini cesur bir kadın ressam olarak konumlandırdı.

Zeki başarılı ve cesur bir kadın olarak erkek kadın farketmeksizin birçok kişiye örnek oldu. 

Acılarından zarif süsler yapıp onları cesaretle göğüsleyerek  ilham olan tüm kadınlara sevgilerimle… 

İsabella’nın Fesleğeni

 

 

isabellanın fesleğeni
DAILY ART WITH ME
Subscribe
Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Önceki
Algoritmik Güç ve Dijital İstihbarat: CIA’in Yapay Zekâ Destekli Dönüşümü

Algoritmik Güç ve Dijital İstihbarat: CIA’in Yapay Zekâ Destekli Dönüşümü

Sonraki
DÜNYAYI DEĞİŞTİREN VE DEĞİTİRECEK OLAN İCATLAR

DÜNYAYI DEĞİŞTİREN VE DEĞİTİRECEK OLAN İCATLAR

İlginizi Çekebilir

kooplog'dan en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerez (cookie) kullanıyoruz.