Internet’in Kısa Tarihi

Günlük Yoldaşımız Internet’i Biraz Daha Tanıyalım

Merhaba teknoloji meraklıları ve teknoloji arayışındakiler,

Bu hafta size artık günlük hayatımızın her anına girmiş ve artık varlığını düşünmeden kabullendiğimiz, hiç arkaplanını düşünmeden kullandığımız bir teknolojiden bahsedeceğim; Internet. Bundan yıllar önce sadece ihtiyacımız olduğunda açıp kapattığımız modemlerimizi hatırlıyor musunuz? Hem telefon hattımızı engellediği için hem de internet hizmetleri çok sınırlı ve çok pahalı olduğu için bir müzik indirmek istediğimizde açar şarkımız inene kadar 15-20 dakika bekler daha sonra hemen kapatırdık. Şimdi gelişen teknolojinin de el vermesi ile değil bir şarkı indirmek, Spotify üzerinden yüzlerce şarkıyı sanki kendi kütüphanemizdeymişcesine (ne kadar uzun bir kelime oldu bu böyle 🙂 ) dinleyebiliyoruz. İşin en ilginç tarafı ise bu durumu o kadar kabullenmiş durumdayız ki aksini düşünemiyoruz bile.


Internet’in sahibi kim?

Peki nedir bu Internet? Nereden çıktı ve nasıl bu kadar gelişti? Öncelikle Internet’in ne olduğundan bahsedelim. Teknik bir tanım olarak Internet genellikle, milyonlarca bilgisayarı (artık ağ yeteneği olan tüm cihazlar demeliyiz) bir araya getiren, bilgi akışı bağlamında birleştiren bir küresel ağ olarak tanımlanır. 190’dan fazla ülke bu ağ ile veri, haber ve görüş açısından birbirine bağlanmış durumda.

Internet dediğimizde unutmamamız gereken şey, Internet’in decentralized (merkezsizleşmiş/özeksiz) bir sistem olduğudur. Bir çok çevrimiçi hizmetin aksine, Internet’in bir sahibi yoktur. Her cihaz ev sahibi (host) olarak adlandırılabilir ve bağımsızdır. Her şeye rağmen bu düzensizlik, birim kaosu Internet’in çekirdek tasarımı dolayısıyla çok iyi şekilde yürümektedir. Peki WEB ile Internet aynı şeyler midir? Hayır, Internet çok sayıda cihazın birbiriyle bağlantı içinde olması ve bilgi paylaşabiliyor olması durumudur. WEB ise sadece bilginin Internet aracılığı ile önceden belirlenmemiş cihazlara açık olarak sunulmasıdır.


Nereden çıktı bu Internet?

Internet tek bir sahibi olmadığı gibi, tek bir muciti olmayan bir teknolojidir. Zamanla evrimleşerek günümüzdeki halini almış, ve ihtiyaçlar doğrultusunda şekil değiştirerek gelişmeye devam edecektir. İlk olarak yaklaşık 50 yıl önce ABD’de “Soğuk Savaş”ta kullanılmak üzere bir silah olarak ortaya çıkmış olan Internet, yıllarca bilim adamları, araştırmacılar ve askeri çalışmalar tarafından iletişim ve veri alışverişi için kullanılmıştır. Günümüzde ise evdeki kedimizi oyalamak için bile Internet’i kullanıyoruz 🙂

İlk olarak Sovyetler Birliği’nin yörüngeye gönderdiği Sputnik uydusu ile kendi kablolu (en ufak saldırıda fiziksel olarak kesilebilecek) telefon hatlarına ya da iletişim yollarına bir saldırı olabileceğinden şüphelenen ABD tarafından MIT‘de bir bilim insanı olan J.C.R. Licklider, 1962 yılında bu soruna “Galactic Network” (Galaktik Ağ) adını verdiği bir çözüm sundu.

— J.C.R. Licklider —

1965 yılında başka bir MIT bilim insanı “paket değişimi” adını verdiği (ARPAnet olarak bilinen) ve verinin paketlere ayrılıp her paketin kendi yolunu izlediği bir sistem sundu. Bu sistem haricindeki tüm iletişim yine telefon hattı gibi saldırıya açık olacaktı.

1969 yılında ARPAnet “noktadan noktaya” iletişim ile ilk mesajını bir bilgisayardan diğerine göndermeyi başardı. (Bilgisayarlardan birisi UCLA‘da bir laboratuvarda diğeri ise Stanford‘da bulunuyordu ve her ikiside küçük birer ev boyutundaydılar)

 

— ARPAnet —

1969’un sonlarına doğru bu hat 4 bilgisayar arasında kuruldu ve 1970’lerin sonlarına doğru istikrarlı olarak üniversiteler arasında yayıldı. İki yıl sonra Londra ve Norveç gibi ülkelerden de üniversiteler bu hatta yerini buldu ve bilgisayarlar arasındaki ağ sayısı artmaya başladı. Ancak bu kadar ağı tek bir dünya çapında ağ olarak birleştirmek ayrı bir sorun oluşturuyordu.

1970’lerin sonunda Vinton Cerf adında bir bilim insanı bu bilgisayarların kendi aralarında daha kontrollü iletişim kurabilmesi için kurallar geliştir ve bu kurallara TCP (Transmission Control Protocol) adını verdi. İlerleyen yıllarda bu kurallara bir protokol daha ekleyen Cerf, buna hiç de yabancısı olmadığımız Internet Protocol (IP) ismini vererek TCP/IP protokolünü oluşturdu. Bu protokol tıpkı iki insanın tanışması gibi bilgisayarların birbirine veri göndermeden önce küçük paketler ile hem birbirini tanımasına hem de hattın kontrol edilebilmesine dayanıyor. Adından da anlaşılacağı gibi “Handshake” (El sıkışması).

— Vinton Cerf —

World Wide Web (WWW)

Cerf’in bu protokolü Internet’i bir dünya çapında ağa dönüştürdü. 80’ler boyunca araştırmacılar ve bilim insanları bu yolu bilgi alışverişi için kullandı. Ancak 1991 yılında Internet tekrar değişti. İsviçreli bir bilim insanı olan Tim Bernes-Lee World Wide Web (WWW) adını verdiği, sadece bir bilgisayardan diğerine dosya gönderiminden ziyade, ağ üzerindeki tüm bilgisayarların erişebildiği bir veri ağı olan Internet sistemini sundu. Yani Bernes-Lee bugün bildiğimiz Internet’i ortaya çıkardı.

O zamandan beri Internet çok farklı şekillerde değişti. 1992 yılında Illinois Üniversitesi‘nden bir grup öğrenci ve araştırmacı komplike bir Browser (tarayıcı) geliştirdi. Adı Mosaic (daha sonra Netscape adını aldı) olan bu tarayıcı kullanıcı dostu bir şekilde Web üzerine arama yapmayı ve ilk defa resimler ve yazıları tek sayfa üzerinde görebilmeyi, kaydırabilir sayfaları ve tıklanabilir linkleri ortaya çıkardı.

— Tim Berners-Lee —

Aynı yıl kurultay Web’in ticari amaç ile kullanılabileceğine karar verdi ve tüm şirketler kendi sitelerini oluşturup reklamlarını yapabilmek için yarıştı. Zamanla bu durum ürünlerin direk kullanıcılara satılmabilmesi, kullanıcı odaklı reklam verilebilmesi yoluyla evrildi. Eh paranın olduğu yerde gelişme de olur. Internet’in günümüzdeki aktif halini almasında bunun çok büyük rolü olduğunu söyleyebiliriz.

Bugün ise Facebook gibi geniş çaplı sosyal medya araçları ile milyonlarca kullanıcı gündelik hayatında birbirine bağlı ve iletişim halinde.


Her büyük teknolojide olduğu gibi askeri amaçla ortaya çıkan internet, yine aynı şekilde ticari amaçlarla gelişmiş ve bugün günlük hayatımızda en basit, en küçük sorumuzu bile cevaplayabilecek halde cebimize girmiş durumda.

Hadi biraz da Internet hakkında etkileyici bir kaç bilgiye bakalım;

  • 2017 yılı itibariyle yaklaşık 3,696,238,430 (~3.6 Milyar) kişi Internet kullanıyor.
  • Twitter’ın yaklaşık 250 Milyon kullanıcısı var.
  • Her gün 500 Milyona yakın tweet atılıyor.
  • Daha sonra İngiltere Kraliçesi tarafından Şövalye ilan edilen WWW’nin mucidi Tim Berners-Lee‘nin internete koyduğu ilk fotoğraf. (CERN Araştırma laboratuvarındaki kadınlara şaka olarak)
— World Wide Web’e İlk Yüklenen fotoğraftan anlamalıydık olayın nerelere geleceğini 🙂 —
  • Berners-Lee’nin WWW’yi yarattığı bilgisayar ise bu:

  • İlk web sitesi hala online ve burada.
  • İlk E-mail Ray Tomlimson tarafından yine kendisine gönderilmiştir. Ancak ne yazdığını hatırlamamaktadır 🙂
  • İlk kaydedilen web domain’i “symbolics.com”.
  • Bir Gmail hesabına en hızlı giriş yapma rekor süresi 1.16 saniyedir.
  • 2004 yılında Google böyle görünüyordu:

  • Facebook ise böyle:


Hergün farkında bile olmadan kullandığımız çağımızın teknolojisi olan Internet’e farklı bir açıdan baktık. Daha detaylı analizler için buradan Wikipedia‘nın sayfasına bir göz atabilirsiniz.

Haftaya görüşmek üzere. Sağlıcakla Kalın..-

Yorum bırakmayı unutmayın 🙂

MIE


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir