İnsanlık Hakkında -1-

İnsanlık Hakkında -1-

‘Dünya hassas kalpler için bir cehennemdir.’

-Goethe

İnsanların neden diğer canlılardan farklı olduğunu, aklını ve iradesini her öğretmenden, dilden dile ve dinden dine dinleyen insanoğlu, gerçek sebebi içten içe biliyordu. Gülümseyen gözlerinin içinden beynindeki milyonlarca evrene uzanan karanlık dünyalara uzanan düşünceleri… İster iyi ister kötü. Zeki ya da aptal fark etmez. En saygılı davrandığın, dediğini ikiletmediğin, saygıyla dinlediğin ve seni dinleyen kişinin çıkarlarına ters düşersen seni silmesi işten bile değil. İnsanlar saygı kavramının arkasına saklansa da bu dünya kast sisteminin insanlık kelimesinin arkasındaki simülasyonu. Paran kadar, rütben kadar ve en önemlisi, senin üzerinden elde edilecek çıkar kadar varsın, saygı ise bu dediklerimin yanında içi boşaltılmış kalıyor. Bazı politikacılar veya rahipler belki de ülkenin bir ileri geleni… Hepsi ne kadar da sevgi dolu, asla ayrım yapmıyor değil mi? Yardımsever birer melek adeta… Fakirlerin elinden tutan, yalan söylemeyen birer melek. Ama fabrikalarında 3 dolara çocuk işçi çalıştırırken aynı duyarlılığı göremezsin çünkü onlar basına yansımıyor. Göstermelik yaşıyorlar, duyguları, yardımları, hayatları…

Hepimiz devrimden, eşitlikten dem vurup bir lira zam alabilmek için hiç tanımadığı siyahilere, beyaz patronlarının isteği üzerine tekme vuran insanlarız. Kahkaha atarken bile etraftakilerin rütbesine göre ses tonunu ayarlayan sessiz kalabalığız. Gülmek yerine tebessüm ediyor, selam vermek yerine göz kırpıyor, konuşmak yerine susuyor ve düşünmek yerine onay veriyoruz. Asla sorgulamadan büyüğüm, üstüm, arkadaşım, komşum diyerek yargısız infaz yapmayı, galeyana gelmeyi kendimize hak görüyoruz. Geleceğimizin neferleri çocukları çok severiz deyip, bir çocuk konuştuğunda dinlemiyoruz. Çocukların ve büyüklerin beyninin belirli bir evreden sonra eş işlediğini biliyoruz ama buradaki mesele yaş değil. Çünkü onları yeteri kadar düşünebilen üstün canlı yani kendimize benzetmiyoruz. Aslında yaşıtlarımızı bile dinlemek istemiyoruz. İçine kapanmayı içten içe isteyen ama çıkarlarından dolayı kapanamayan bu canlı cidden söylenildiği kadar dışadönük ve sosyal mi? Yıllar boyunca Sigmund Freud dahil birçok aydın, insanoğlunun ne kadar bencil ve karanlık olduğundan bahsetmiş ama buna rağmen din kitaplarında sadece ne kadar büyüleyici olduğumuz ve ne kadar mucizevi bir yaratık olduğumuz yazıyor. Çünkü düşünebiliyoruz değil mi? Yoksa fiziksel olarak bir aslan ettiğimizden veya doğal şartlara adapte olabildiğimizden değil tabii. Dünyaya hükmeden basit bir canlı… Hepsini kafasının içindeki nöron yığını ile yapıyor…

Lavinya HANEDAN

Rapor Et

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir