İmam Maturidi

 Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli gibi isimlerin manevi hocalarım olarak kabul ettikleri bilge bir öğretmen. Yazdığı kitaplarla ve akılcı felsefesi ile İslamın yayılmasını sağlayan büyük bir Din alimi. İmam Maturidi, Mansur Muhammed bin Mahmud El Maturidi 863 tarihinde Semerkandın dışındaki Matrud köyünde dünyay geldi. Mansur Muhammed, Medineden göç eden Arabistanlı Ailelerinde yaşadığı köyünde bu ailelerin açtığı mahalle mektebinde ilk Kur’an eğitimini aldı. Köyünde eğitimine devam ederken hocaları arasında merakıyla ve sürekli sorular sormasıyla tanındı. Geceleri aklına gelen soruları not alır, babasından cevaplarını almadan kahvaltı sofrasında oturmazdı. 

    Babası Muhmud El Maturidi pek çok deve kervanına ve yarış atına sahip zengin bir adam olduğundan, Mansur Muhammed küçük yaşdan itibaren çok iyi ata binen, hayvan bakımından anlayan, kabiliyetli ve dindar bir genç olarak yetişti. Babasının ölümünden sonra devrin en iyi hocalarından ders olmak için Semerkand a geldi. Kendisini eğitmek isteyen pek çok isime rağmen o Ebu Nasr İyadz’ı seçerek uzun süre Fıkıh ve Tevsir eğitim alıp hocasının çıraklığını yaptı. 

    Semerkandın Sâmanî hükümdarı 1.Sadr İslamiyeti zorla değil, anlatarak yaymak istediğinden Semerkand’a gele Maturidi de dahil pek çok alimi bir araya toplayarak onlardan yardım istedi. İmam Maturidi nin hoş görülü, objektif ve çağdaş görüşleri özellikle Türkler arasında çok saygı görüyordu. Gerçek bir İmanın kör bir inançla değil, Allahın verdiği zekayıda kullanarak mümkün olacağı fikrinden etkilenen Türkler in büyük topluluklar halinde Müslümanlığı seçmelerine önemli rol oynadı. 

   Maturidi Semerkand daki en büyük mücadeleyi, “İnsanın Hür bir İradesi Yoktur” diyen  Cevriye ve “İnsanın tamamen hür iradeden oluşmuştur” tezini savunan Mutezile meshep lerine karşı vermiştir. Akıl ve İnanç arasında bir dengenin kurulduğu Ed Tevhid adlı kitabını bu dönemde yazmıştır. Öğrencileri ile kaleme aldığı ve büyük ses getiren eseri Tevlatül Kur’an adlı kitabında ;Kur’an a göre dinden çıkmak diye bir şeyin olmadığını, insanların günahları ve sevaplarıyla bir bütün olduğunu savundu. 

   Maturidinin yaşadığı dönemde Kura’nın indiği coğrafyanın binlerce kilometre ötesinde  Semerkand Kur’an ın mesajının yeniden mayalandığı topraklar oldu.Maturidi İslamın ebedî değerlerini kendi yerel kültür kodlarıyla harmanladı. İslamın Türkistan coğrafyasında 

yaşayan halkların zihin ve eylem dünyasının medeniyet kuracak kıvamda gelişmesinin zeminini hazırladı. 

   Maturidi Kur’anı yorumlarken çoğulcu okumaya imkan vere tevili bir yöntem olarak  geliştirilen bir müfessirdir. İslam alimlerinin yaptıkları içtihatlarda her zaman hata yapma ihtimallerinin her zaman var olduğunu söylersek, eleştirel düşüncenin önünü açan bir Fakihtir. 

  Maturidinin düşünsel ayaklarından biri adalet, biri hikmet, biri akıl, biride hür iradedir. Temelini bu terimlerin yerleştirildiği bir sistem içinde Maturidi, herkesin barış, huzur ve esenlik içinde yaşamasını Allahın hikmeti gereği saymakta ve “Hepiniz Toplu Halde Barışı Arayın” ayetini bir yaşam felsefesi olarak kabul etmektedir. 

  Maturidi, dinin kaynağı Kur’anı Kerimin farklı yorumlara konu olduğunu ve hiçbir yorumun  din olmadığını en yüksek perdeden dile getiren bir Kur’an Tevsir cisi dir, bunun için de eserine Tevlatül Kur’an (Kur’anın Yorumları) adını vermiştir. Bu yorumların yöneldiği tek bir hedef vardır, En doğruya ulaşma çabası. En doğruyu Allah bildiğine göre,, bu durumda yapılan hiçbir yorum, başka yorumların doğruluğunu kriterine dönüştürülemez. 

   İlahi Kitabın (Kur’anı Kerimin) insana dünyayı imar etme gibi ağır bir emaneti yüklediğini  gören Maturidi, düşünce sisteminde insanı bu ağır yükün altından kalkmasını mümkün kılan kabiliyetler ile donatmak gereğini duymuştur. İnsanı özgür, kabiliyetli, güç sahibi ve sorumlu bir varlık olarak tanımlamasının altında yatan ana gerekçe budur. Bü güçlerle donatılan insanların bu güçlerle çatışmaya değilde iş birliğine yönlendirilmesinin yollarını arayan Maturidi, İslamı her zaman bir orta ve ortak yol olarak görmüş ve aşırılıkların her zaman insanların iç enerjilerini tüketen fitne süreçlerini tetiklediğini ifade etmiştir. 

    İmam Maturidi Sünni İslamın fıkıh sütunu işaa eden İmamı Azam Ebu Hanife den sonra, i tikat sütunu inşaa eden bir mütefekkir dir. Farklı kimlikler altında bölünüp parçalananlara bir ortak yol öneren, hem düşünce, hemde eylemde aşırı uçlarda dolaşanları itidalli olmaya davet eden bir isimdir. 

   Sık sık Bağdata, Şama ve Mekkeye davet edilen İmam Maturidi buradaki büyük saraylarda sabahlara kadar süren tartışmalarda bulunup kendi dönemindeki Halife lere danışmanlık yapmıştır. Seksen yaşına kadar Camilerde vaaz vermeye, küçük mektebinde öğrenci yetiştirmeye devam ediyor İmam Maturidi 944 yılının Nisan ayında sabah namazından dönerken vefat etti. Naaşı Semerkand da Alimler Kabristanı olarak bilinen Caker Dizse mahallesindeki mezarlığa defnedildi. 

     Her dönem düşünceleri dikkatlr takip edilen Maturidi nin İslama bakışı pek çok Müslümanın savunduğu inanç felsefelerinden biri olarak bugün de yaşamaya devam ediyor. 

* Kaynakça

* Uluslar arası Maturidi Çalıştayı Mütevelli Heyeti / Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı / Prof.

Dr. Bekir Topaloğlu Tevlatül Kur’an Tercümesi Editor Prof. Dr. Yusuf Şevki Yavuz – Ensar

Yayınları.

yazar

Yazar: Mastaura

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.