İkna kabiliyeti nedir? Nasıl kullanılır?

‘Sen kimsin?’ bu yolda ilk cevaplamanız gereken sorudur. Bana kalırsa bu soru çok gizemli bir içeriğe sahip öyle ki Sofie’nin Dünyası gibi çok ünlü bir felsefe kitabının (hemen hemen 700 sayfa bir kitabın) hikayesi bu cümleyle başlar. Peki bu neden önemlidir? Çünkü ikna kabiliyetini kullanacağımız her konuda öncelikle bizim kendi benliğimizi ikna etmemiz gerekir. Hatta bazen tek amaç insanın kendini ikna etmesidir , bu başka bloğun konusu , kısacası ilk adım: KENDINIZI TANIYIN.

Bir diğer adım ise elbette karşınızdakini tanımaktır. Çünkü aslında karşınızdaki kişinin her hareketi ve kimliğinin her parçası (cinsiyeti, mesleği, medeni hali, yaşı…) Onu ikna etmek isteyen kişi için birer ipucudur. Yalnızca sözlü bir tanışmadan bahsetmiyorum elbette, karşınızdaki kişiyi gözlemleyin;yürüyüşünü, bakışını, yaşanan olaylar karşısında tavırlarını… Çünkü bunlar kişinin karakterini belli eden unsurlardır. Karakterler açısından çok farklı tanımlar ve gruplandırmalar vardır biz şimdi seminerde karşılaştığım bir gruplandırmaya göre kişi karakterlerini inceleyelim:

1) PASIF INSAN TIPI : bu insanlar her daim paniktirler fakat içe dönük ve asosyal olduklarından panikleri uzaktan anlaşılmaz. Peki birinin pasif insan olduğunu nereden anlarız? Bu insan tipini gözünüzde bir örnekle canlandırayım : bir arkadaşınız yeni, yeşil bir gömlek almış ve siz de “bu renk ve model sana ne kadar yakışmış, harika görünüyorsun” dediniz. Eğer karşınızdaki pasif insan modeline sahipse muhtemelen ” yok ya aslında mağazada çok beğendim ama bana yakışmadı, yeşil de benim rengim değil zaten” gibi bir cevap vericektir. Az konuşurlar ve özgüven konusunda sorun yaşarlar.

 Bu karakterde biriyle iletişim kurarken nelere dikkat etmeli? İlk olarak karşınızdaki kişiye karşı şeffaf olmalısınız. Şeffaf olmak kişinin size güvenmesini sağlar. Bu kişiler manen yanınızda ve destekçiniz olabilirler fakat eğer onlardan fiilen bir aktiflik bekliyorsanız onlara örnekler vermeli, bu aktifliğin önemini belli etmeli ve bir çocuğa ilk adımı attırırcasına cesaretlendirmelisiniz. Fakat karşınızdakinin bir yetişkin olduğunu unutmayın lütfen.

2) AGRESIF INSAN TIPI: bu insanlar her gün karşılaştığımız hatta bazen aynada bile gördüğümüz tiplerden. Sabırsızlardır ve bazen biraz bencil olabilirler. Ben bu insanları dondurma istediğinde alınmayan çocuklara benzetirim, kendi istediklerini elde edemediklerinde âdeta tepinerek ilgi çekmeye çalışırlar. Genelde çözüm odaklı değil sorun odaklı ilerlerler.

Böyle biriyle nasıl muhatap olunmalı? Şöyle ki bu kişilerle iletişim kurmak ciddi bir sabır ve zaman ister. Eğer kişi karşınızda tepiniyor, öfke krizleri geçiriyor veya sizi suçlar nitelikte konuşuyorsa bekleyin. Evet, bekleyin ve karşınızdaki bütün agresifliğiyle kendini ifade etsin. Çünkü böyle bir durumda kişiye müdahale etmek yalnızca sizi de agresif hale sokar, unutmayın o durumda kişi aslında sizinle değil kendisiyle tartışmaktadır. Izin verin kendi kavgasını kendi bitirsin. Daha sonra o kişiyle iletişim sıradanlığa en yakın şekilde olmalıdır. Çünkü aşırı tepki vermeye meyilli bir tiptir. 

3) PROFESYONEL INSAN TIPI: hepimizin olmaya çabaladığı, rolmodel bir tip diyebilirim. Bu kişiler her türlü eleştiriye açık, yenilikçi ve gelişmeyi seven insanlardır. Insanları aşağılamak ya da övmek gibi huyları olmadığından ve gerçekçi düşüncelerini doğrudan dile getirdiklerinden agresif insanların pek haz etmediği bir tiptir. 

Bu kişiler nasıl ikna edilebilir? Öncelikle şunu söyleyeyim bu kişiler ikna edilemez. Yalnızca yeni bir fikir edinebilir . Araştırmacı kişilikler olduğundan fikirlerimizi bütün gerçekliğiyle ve somut bir şekilde aktarmak en doğru yoldur. Sorgularlar ve bu da kendi doğrularını oluşturmalarını sağlar . 

Nihayetinde bu insan tiplerinden hepimiz birer parça taşırız. Zaman zaman pasif, öfkeli ya da profesyonel olabiliriz. Burada bence asıl doğru kendimizi profesyonelliğe ikna etmektir. Son olarak bu konuda aldığım derslerden yola çıkarak verebileceğim bir tavsiye; kendi doğrularınız olsun ve insanların da kendi doğrularını yaşamalarına izin verin.

Bengisu TEMEL



okur

Yazar: Bengi-Temel

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.