in ,

'İçimizdeki Şeytan – Sabahattin Ali' Altı Çizilmiş Sözler

‘’En akıllımızın kafası bile bizden evvelkilerin depo ettiği bir sürü bilgi ve tecrübenin ambarı olmaktan ileri geçemez.’’

‘’Bana öyle geliyor ki, hakikatten yapabileceğimiz bir tek iş vardır, o da ölmek.’’

‘’Günün birinde ya çıldıracağız, ya dünyaya hâkim olacağız. Şimdilik bir rakı parası bulmaya çalışalım ve parlak istikbalimizin şerefine birkaç kadeh içelim.’’

‘’Onu bir kere gözden kaybedersem ömrüm aramakla geçer…’’

‘’Hayatta fevkalade hiçbir hadise yoktur. Her şey birbirinin aynıdır. İşte bu kadar…’’

‘’Bir insanı kendisi kadar, kendi düşünceleri, dertleri, korkuları ve noksanları kadar ne meşgul edebilirdi?’’

‘’Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi.’’

‘’ Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı?’’

‘’Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı ?’’

‘’Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?.’’

‘’Derhal sapıtıyorsun. Hayatta hiçbir şey, uğrunda ölmek için istenmez. Her şey yaşamamız için

olmalıdır. Hatta biraz ileri gideyim, kendi yaşamamız için… Sen kafanın içindeki yokluğa o kadar

saplanmışsın ki, derhal uğrunda can feda edecek bir şey aramak ikinci bir yokluğa dalmak istiyorsun’

Yaşamak, herkesten daha iyi, herkesten daha üstün yaşamak, insanlara hâkim olarak, kuvvetli, belki

de biraz zalim olarak yaşamak…’’

‘’Büsbütün başka bir hayat, daha az gülünç ve daha çok manalı bir hayat istiyorum. Belki bunu arayıp bulmak mümkün… Fakat içimde öyle bir şeytan var ki… Bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor. Onun elinden kurtulmaya çalışmak boş… Yalnız ben değil, hepimiz onun elinde bir oyuncağız… Senin dünyaya hâkimiyet planların bile eminim ki onun mahsulü…’’

‘’Neden kızıyorsun? Neden şikâyet ediyorsun dedi?’’ dedi. ’İçinde Şeytan dediğin o şeyin en kıymetli

tarafın olmadığını nereden biliyorsun?’’

‘’Sizin gibi beş hissinden başka duygu vasıtası olmayanlar bu daimi korkudan kurtulamazlar.’’

‘’Asıl sebep ve illetlere varabilseniz göreceksiniz ki en zayıf tarafımız dışımızdadır.’’

‘’Yüksek insan dışına değil, içine kıymet verendir.’’

‘’Hayat sahiden yaşamaya değmeyecek kadar küçüklükler ve bayağılıklara dolu!..’’ diye mırıldandı.

‘’Onun kafasında bir süre yaşamak için neleri feda etmem ki?..’’

‘’Ben şuna inanıyorum ki, üç buçuk günlük ömrümüzü kendimize zehir etmemek için ne mazidekihayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara ne de istikbalin olmayacak hülyalarına kulak asmayarak bugünümüze hapsolup yaşamalıyız.’’

‘’İkimiz de aynı şehirdeyiz ve birbirimize varmamız için yarım saatten daha az bir zaman yeter. Bunarağmen o orada, ben buradayım. Neden? Sebep yok… ‘’

‘’Dünyada şimdi onunla yan yana bulunmamamız kadar mantıksız ve lüzumsuz ne vardır acaba?’’

‘’Hayat bir tesadüfler silsilesi imiş, ala! Fakat tesadüfün de kendine göre bir mantığı olmalı değil miya?’’

‘’Hâlbuki insan yalnız esas meseleleri halletmek için kafasını yormalı ve teferruat kendiliğinden iyi birşekilde halledilmelidir.’’

‘’Size fena şeyler söyleyebilir miyim?.. Sizi sevdiğimi, deli gibi, ölecek gibi sevdiğimi söylemek fenabir şey mi?

‘’Bakın, bağırmıyorsunuz… Yanımdan kaçmıyorsunuz… Yüzünüz nefret ifade etmiyor… Benianlıyorsunuz…’’

‘’Zaten anlatmak istediğim bir şey var, bin bir şekle sokup söylemek arzusuyla yandığım bir tek şey: Oda sizi sevdiğim.’

‘’Bu öyle bir kelime ki, doğuyor ve doğuşuyla beraber kemali de içinde getiriyor. Sizi seviyorum…’’

‘’Bir insanın bütün varlığı ile karmakarışık ruhu, esrarı çözülmemiş vücudu, arzuları, itiyatları,ihtirasları, hülasa her şeyi ile size teslim olması, size iltihak etmesi ne muazzam bir şeydir!’’

‘’Hiçbir insan seven bir insanın karşısında alakasız olamaz.’’

‘’Nasıl muhtaç olduğumuz havayı istemem demeye, mekân içinde bir yer işgal etmekten vazgeçmeyekuvvetimiz yoksa bize verilen bir aşkı almamaya da iktidarımız yoktur. Sizi seviyorum…’’

‘’ Hem nasıl seviyorum yarabbi… Şu anda bir tarafımız kezseniz acı duymam.’’

‘’Zamanın olduğu yerde kaldığını ve bizi huşu içinde dinlediğini fark etmiyor musunuz? Elinizi banaverin…’’

‘’Güzel göğsünüzün altındaki minimini kalbinizi görüyorum.’’

‘’Hayattan ayrılmayı istemeyiz, çünkü tatmin edilmemiş birçok arzularımız vardır.’’

‘’Ne yapacağımı bilmiyorum. Belki şehrin dışına çıkarak sabaha kadar koşar ve şafaklar beraberburaya gelirim, belki de burada, duvarın dibinde oturur ve sizden etrafa yaylan havayı yakındankoklamak isterim.’’

‘’Size ait hiçbir şey çirkin olamaz sanıyorum.’’

‘’Ben ikide bir böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum,bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret falan değil…’’‘’Öyle günlerim oluyor ki, etrafımda küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum.’’

‘’Birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız sahiden birbirimizi aramaktan başka bir şey değilmiş…’’

‘’Unutmayın ki, dünyada en korkunç şey, ümidini kaybetmektir.’’

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.