İçimizdeki Şeytan kimdir?

Şeytana fırsat verme.

Merhabalar, bugün ki yazımın konusu başlıktan anlayacağınız üzere içimizdeki şeytan kimdir? Sizce, bize kötü vesvese veren, yaptığımız tüm olumsuz şeyleri şeytana yormak mantıklı mıdır? Bugün ne yazık ki nefsimize yenik düşerek birçok hataya düşüyoruz. Yaptığımız olaylardan sonra ise şeytanı sorumlu tutuyoruz. Oysa ki Tanrı bize akıl, vermiştir. Bizi diğer canlılardan ayıran en önemli özelliğimizi maalesef ki kullanamıyoruz. Özellikle öfkeli olduğumuz zamanlarda, akıl devre dışı kalarak öfke tüm vücudumuzu sarıyor. O an mantıklı düşünmek gibi bir şey söz konusu olmuyor. Peki o en can alıcı anlarda öfkemize yenik düşüp yaptığımız şeyler sonrası pişmanlık duysak da iş işten geçmiş oluyor. Şeytan her daim içimizde olan bir varlık, onun görevi zaten bizi doğru yoldan saptırıp yanlış yola götürmek. Bazı anlarda şeytan bize yapmamızı söyler ve kenara çekilip bizi izler. İçimizde zaten her daim var olan şeytan, sadece bizi zaaflarımızdan vurur. Bize çeşitli vesvese vererek hatalar yapmamıza neden olur. Bu cümleyi yazarken bile şeytanı suçluyoruz. Peki bir insanoğlu olarak hiç mi hatamız olmuyor? Sadece şeytanın yönettiği insanlar mıyız? Hayır. İyiyi ve kötüyü ayırt ettiğimiz noktalarda şeytanın hiçbir vesvesesi olmaz. Şeytan en olmadık zamanlarda karşımıza çıkıp alay edercesine gülümser. Çünkü bazen seçtiğimiz kötü seçenek şeytanın işine gelir. O kendine yoldaş arar ve biz onun gittiği yol boyunca yanında yer almış bulunuruz. Öfkemiz bizi daima yanıltır. Anlık yaptığımız bir hata ömür boyunca kalbimizde geçmeyen bir yara olarak kalır. Şeytan işte bizi o an gafil avlar ve istediği şeyi elde etmiş olur. Şeytanla içimizde verdiğimiz mücadele aslında bizim kendimizle verdiğimiz bir mücadeledir. Unutmayın ki vereceğimiz en doğru kararla içimizdeki şeytanı yenebiliriz. Aklımız bize verilen en büyük nimetse, bu nimete şükredip şeytana galip gelebiliriz. Nefsimizin bize en ağır imtihanı zaaflarımızı kullanmasıdır. Şeytan için bir fırsat olan zaaflarımızı onun eline geçmesine izin vermemeliyiz. Şeytan sinsi sinsi gülümsemesiyle bizi ele geçirmeye çalıştıkça, ondan aynı gülümsemeyle uzak durmalıyız.

Beni ele geçiren şeytan, tüm hayatımı ele geçirir ve yaşadığım hayatıma hükmeder. Ama elimdeki en büyük kozum olan aklımla şeytanı yenebilirim. Kendimi yenebilirim. İçimizde verdiğimiz bu savaşın galibi biz olmalıyız. Yapamam dediğimiz şeylerin üstesinden en güzel şekilde geliriz. Öfkemiz, aklımız, içimizdeki şeytan, verilen vesvese, bunlar bizim imtihanımızdır. Nefsine yenik düşen insan, her türlü kötülüğü yapmaya meyillidir. Şeytan bizi yönetemeden biz onu içimizdeki karanlık kafese hapsetmemiz lazım. Yaptığımız ve yapacağımız hataları şeytana yüklersek, bizim kendi hür irademizle yaptığımız hataların sahibini bulamayız. Şeytan bir yerlerden bizi izliyor, ona yenik düşmemizi istiyor. 

Şeytan, düştüğü cehennem  çukurunda yalnız yanmak istemiyor. Sizlerden ricam, öfkeniz ve nefsiniz aklınızın önüne geçmesin.

İçimizde konuşup duran şeytanı, aklımızla yenmek dileğiyle.

Hoşçakalın..

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

2 yorum

Yorum Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.