in

Hitler’in Son Umudu

Hitler'in Son Umudu

Hitler'in Son Umudu

 

Biraz eskilere gidelim. 1939-1945 arasına. Bir şeyler çağrıştırdı mı? Tarihin karanlık dönemlerinden sadece bir tanesi, 2. Dünya Savaşı. Her ne kadar acı dolu yıllar olsa da bugünkü çoğu teknolojimizin temelleri maalesef o yıllarda atıldı. Ülkelerin birbirlerini yenme çabası onları daha gelişmiş silahlar yapmaya itti ve bu da başta ağır sanayi olmak üzere birçok teknolojik gelişmenin kapılarını açtı.

Hatta günümüz otomotiv devleri olan Mercedes-Benz (o dönemki adı Daimler-Benz), BMW ve Volkswagen o dönemlerde uçak motoru ya da tank üretiyordu. Günümüz havacılık devleri Lockheed Martin ve Mikoyan gibi firmaların ürettiği en gelişmiş savaş jetlerinin de elbette bir babası vardır. İşte zamanında sansasyon yaratan bu baba, Messerschmitt Me-262 Schwalbe’dir. Dünyanın ilk muharip jet motorlu savaş uçağıdır.

1944 yılına kadar hava muharebelerinde hep pervaneli uçakları görmekteyiz. Ta ki Me-262 uçana dek. Me-262’den önce İngilizler tarafından jet motorlu bir savaş jeti üretilmiş fakat bu teknolojinin Nazilerin eline geçmesini istemediklerinden dolayı muharebelerde kullanmamışlardı. Bu nedenle Me-262 ilk muharip jet motorlu savaş uçağıdır. Yani bir muharebeye giren ilk savaş jeti.

Me-262’nin ilk çalışmaları 1939 yılında başlıyor. Alman havacılık efsanesi olan Willy Messerschmitt, BMW ile bu uçağın çalışmalarına başlıyor. Motorları Daimler-Benz tarafından üretilen uçağın ilk prototipi 1941 yılında üretilmiştir. Motorlar ve iniş takımları ile ilgili sorunlar yaşandığı için ilk uçuşunu burnuna bir pervane takılarak yapmıştır. Bu pervaneli uçuşların amacı gövde dayanımı hakkında fikir alınabilmek için yapılmıştır. Bu uçak pervaneli uçaklara göre çok daha yüksek hızlara çıkacağı için haliyle gövde tasarımında değişikliklere ihtiyaç duyuluyordu. 1944 yılına gelindiğinde ise uçağın tüm eksikliklerine rağmen seri üretime girmesi emredildi. Çünkü 1944 yılında artık savaş Naziler için adeta bir var olma mücadelesine dönüşmüştü. 18 Mart 1944 günü Almanya’nın içlerine ilerleyen yaklaşık 1000 uçaklık müttefik filosunu 14 ile 37 adet Me-262 karşıladı.

Bu uçaklar müttefikler üzerinde çok büyük bir şaşkınlığa sebep oldu. Çünkü Me-262’nin seyir hızı, özellikle de tırmanma hızı oldukça yüksekti. Öyle ki bombardıman uçaklarının pilotları “Biz nereden ateş edildiğini anlayana kadar Me-262’ler dönmüş ve tekrar bize ateş etmeye başlamıştı” diyorlardı. Bu muharebede büyük bir başarı gösteren Me-262’ler yine Nazilerin savaşı kaybetmesini engelleyemedi. Kaynak ve insan kıtlığından dolayı bu uçaklar yeterli bakımı göremedi ve pilot yetiştirmede büyük zorluklar yaşandı.

Öyle ki bu uçakların çoğu havalanamadan hangarlar içinde müttefik bombardımanları sonucu imha edilmiştir. Ayrıca kısa motor ömrü ve uçuş sonrası uzun saatler bakım gerektirmesi de uçağın diğer dezavantajlarıydı. 600 km hıza çıkabilen uçağın burnunda 4 adet 7.9 mm’lik makineli silahlar bulunuyordu. Ancak bu uçağı asıl ölümcül yapan şey ise 30 mm’lik topuydu. Bu topun mermisi 3 veya 4 kez bir bombardıman uçağına isabet ettiğinde ona büyük hasarlar verebiliyordu.

yazar

Yazar: bağımsız bağımlı

Monoton Bir Üniversite Öğrencisi
1800 metrede diş hekimi olmaya çalışıyorum

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.