Herkes içindeki izlerin fısıltılarını bağırır.

Herkesin sahiden var mıdır bir derdi? peki ya derdimiz dermanımızsa? Bu korkunç bir şey değil mi sizce de ? Bir derdiniz var ve aynı zamanda bu dert sizin dermanınız. İlk akla gelen her zaman aşk olur sanırım böyle bir duruma . Ama değil. Hayatta sadece aşk yok. Sahi aşk neydi? Saf sevgi miydi ? Yoksa iki kişinin bir olması tek olması mıydı? Aşk neydi? Karşılık beklemeden  öylesine sevmek miydi .Yere düşen bir damla yağmura tutunmak mıydı yoksa aşk? Neydi sahi? bilen var mı? Aşkın resmi çizilir mi mesela? Şarkısı yapılır mı? Dokunulur mu aşka? Duyulabilen bir şey midir yoksa?

 Herkes içindeki izlerin fısıltılarını bağırır. Onun içindir ki aşk her insana göre farklı olacaktır. Bir yerde okumuştum . Çok hoşuma gitmişti. Aşkı bir ateşe benzetmişti yazar. Harıl hatıl yanan bir ateşe. Kimisi bu ateşin uzaktan dumanlarını görür diyordu. Kimisi dumanın kokusunu alırmış, kimisi yakınında olur ısısını hissedermiş, kimisi uzaktan seyredermiş. Ama aşk bir ateş . Ve eğer aşkın nasıl bir şey olduğunu anlamak istiyorsak tek çare yanmamız gerek diyordu yazar. Ama eğer yanarsak orda biz kalmayız kii?  Orda sadece başlangıçta aşkı sembolleştirdiğimi ateş  kalır. Yani aşkı en iyi aşk bilir. Bizler sadece uzaktan görürüz, kokusunu alırız, ısısını hissederiz. Ama aşkı anlamak bizler için çok zordur. Derdiniz aşksa dermanınız yanmaktır. Derdiniz malsa çareniz tapmaktır. Derdiniz cansa çareniz  topraktır. Bazı dertler vardır , sizi öyle bir dermana götürür ki o dermanı görünce derdinize aşık olursunuz, her ne olursa olsun sabredin Eminim karanlığın ardında hepimizi görülmeye değer şeyler bekliyordur..

okur

Yazar: DYG-YLMZ

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.