Hepimiz Zenginiz!..

Kıymetli kardeşlerim kıymetli dostlarım. Son dönemlerde gerek siyasetçilerin ekonomik eleştirileri gerekse Youtube üzerinden sokak röportajları ile gündeme gelen telefon modeline göre, her evde buzdolabının olmasına göre o toplumun ekonomik ve sosyolojik bir tespit yapılması üzerine kısaca tartışalım.

Bir vatandaşın cebindeki telefonun markası o vatandaşın ekonomik durumunu göstermez. Belki o vatandaş asgari ücretle çalışıyordur, bin bir zahmetle parasını biriktirip kendisine taksitle telefon almıştır. Belki de bankadan kredi çekip telefon almıştır. Ya da doğum gününde ailesi, eşi, dostu, akrabası kendisine telefon almıştır ve ya o telefonu çalmıştır. Bu tür ihtimalleri düşünmeden cebindeki telefonun markasına göre ekonomik durumu hakkında yorumda bulunmak yanlıştır. Önemli olan telefonun markasını ne kadara aldığı ve nasıl ödediğidir. Artık teknoloji çağındayız. Nasıl ki buzdolabı bir ihtiyaçsa telefonda artık bir ihtiyaçtır.

Aynı şekilde buzdolabı örneğini de dâhil edebiliriz. Her evde buzdolabının var olması o evin de ekonomik durumunu göstermez. Önemli olan o buzdolabının içini doldurup dolduramayacağındır. Eğer ki o buzdolabının içini çok rahatlıkla domates, biber, salatalık, zeytin, peynir, yumurta, yoğurt vs. doldurabiliyorsan zenginsindir. Dolduramıyorsan eğer fakirsindir. Önemli olan temel ihtiyaç gıdalarını veresiye ile mi yoksa cebinden mi ödediğindir.

Yine aynı şekilde her ilde adalet binalarının varlığı o ülkenin adaletinin tıkır tıkır işlediğini göstermez. Her ilde üniversite veya fakülte sayısının da fazla oluşu o ülkenin eğitim sisteminin iyi olduğunu göstermez.

Yani demem o ki sayısal veriler ile vatandaşların ekonomik ve sosyolojik tespit yapılması kesin sonuç çıkartılamaz.  

 Siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?

yazar

Yazar: Thebat

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.