in

Hayatta Kalma Dersleri 2

Hayatta Kalma Dersleri 2

1. İç dünyanda yapıp ettiklerin, düşüncelerin vs. hayatını belirler..

Yalnızken neler düşünürsün ve bunların farkında mısın? İnsanlar farkında olduklarını sanır ve en büyük yanılsamaya böyle düşerler.

Yalnızken aldığın kararlar? Uygulamaya sokmak istediğin tepkiler?

Her gün kendini, yapıp ettiklerini gözden geçirmek en iyisidir.

2. Beyninin lobları arıza verir. Bunların ne kadar farkındasın? Arıza verdiğinde ne yapmalı?

Sürekli içinde olup bitenleri araştırmaya ve kendini geliştirmeye çalışmak hata veren beyninin loblarını düzeltmene yardımcı olur.

Ayrıksı deli bir düşünceye kapılabilirsin. Birilerine nefretle dolabilirsin. Kontrolünü kaybetmene yol açan şey beyin loblarının hata vermesidir. Pc hata verir, her şey, tv, buzdolabı, her şey hata verir. Küçük bir hata yanlışa, yanlış ise kısa zamanda suça dönüşür. Küçük bir eksiklik de suça dönüşebilir. Mesela almadığın bir vitamin beyin loblarının sağlıklı çalışmasını engelleyebilir.

Yani kendini kendinden korumak lazım önce.

Birini suçlayacaksan, sorumluluğu birin atacaksan önce aynada kendine bak.

Bir insanın en büyük düşmanı kendisidir.

Zihnin sana en güzel oyunları oynar.

Başkalarıyla değil; gölgenle güreş.

Elbette direneceksin, kendine ve ötekilerin sana yutturmak istediklerine. Ama en güzel ve en iyi yollarla.

Bu kendin olma, özgür olma savaşındır.

3. Hedefe giderken zihin kayar. Nasıl? Yanlış birine aşık olursun. Ya da başına bir bela gelir. Çünkü hayatın dümdüz ilerlemez, bunun yokuşu, derdi, engeli ve çıkmazları olacaktır.

İşlerin kötü gidecektir ve bir türlü şansının yaver gitmediğini düşüneceksin. Ama her engel yediğinde asırlar derecesinde uzak düştüğünü sandığın hedeflere o kadar o yaklaşmışsın demektir. İşte o zaman müthiş yeni buluşlar yaparsın.

Hayat seni pişirir ve yeni yollar, farkındalıklar geliştirmeni sağlar.

Amerikalı yazar Jack London yazar olma macerasını bir romanında anlatır. Orada bütün yayınevlerinin sanki onun kitaplarını bastırmamak için işbirliği yaptığı sanısına kapılır. Bu onun amacını ne kadar çok istediğini, bir tür delirmeler eşiğinde dolandığını gösterir ve zaten öyledir.

Amacını kimler gerçekleştirir.

Gece gündüz çalışanlar sadece.

Meşhur bir makarna firması var. Fabrika iflas etmek üzeredir, patronun oğlu babasına; “bu işi düzeltebilirim” der, fabrika zaten iflas edeceği için babası bu teklifi kabul eder ve genç adam işin başına geçer. Fabrikada yatmaya başlar. Gece gündüz oradadır, gece gündüz işleri düzeltmeyi, fabrikayı iflastan kurtarmak için çalışır ve fabrika iflastan kurtulur ve kara geçer. Gece gündüz iş yerinde olunca yapılan birçok hatayı gördüğünü söyler röportajında.

Röportajları okuyarak çok şey kazanırsın; ama içindeki taşları oynatmak zaman alır, bilinç altın üstünde milyon kez çalışmak gerekir. Kendi kalıplarını kırmak için. Başka bakış açıları elde etmek için. Zeki olmayabilirsin; ama çeşitli bakış açılarıyla çok büyük farkındalık geliştirirsin. Okumak!

4. Dizi, film seyrediyorsan gelişmeyi, amaçlarını gerçekleştirmeyi unut. Gözü müthiş kandırır tv.

Önce göz kayar, sonra zihin, sonra hayatın.

Başarılı insanlar tv seyretmez.

5. Kimse sana bilgelik dersi vermez. Biri dinden söz eder. O da yanlış bildiği bir din.

Biri siyasetten söz eder. Biri tarihten. Cidden seni geliştirecek kanalları, yolları senin arayıp bulman ve sürekli onlarla kendini beslemen lazım. Aksi halde seni, düşüncelerini eritirler, fikir sahibi olmanı, özgün bir yolda ilerlemeni engellerler. Seni kendilerine köle ederler, seni sömürürler, seni harcarlar.

6. Kendine inan. Kendine senin kadar inanacak biri daha bulamazsın.

7. İnsanlar büyük hayaller kurmaz, kursa bile bundan çabuk cayarlar. Büyük hayaller kur. Bir kavak ağacının dalları akşam esintisi vurduğunda şıkırdar. Bu ses başkadır, bu müzik başkadır. İşte sen bunları görüp duyuyorsan doğru şeyleri fark edip görüyorsun. Böyle şeyler huzur verir insana.

8. Huzur aldığın yerde ol her gün, belli bir süre. Bu dinlenmene yol açar, ruhun ve zihnin dinlenir. Ruha nefes aldıran şeyler vardır. Kavak ağacının yaprakları bunlardan biridir. Bu sana derin, çekici ve anlamlı gelmiyorsa zihnin o olgunluğa ulaşmadı demektir. Taktir etmek!

İsa Kantarcı

yazar

Yazar: İsa Kantarcı

Uzun yıllardır yazıyorum.

Şiirle başladım.

Sonra hikaye.

Sonra roman.

Bıkmam, yorulmam, pes etmem.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.