in ,

Hayatınızdan Memnun musunuz?

Hayatınızdan Memnun musunuz?

Bugün bir paylaşımda gördüm. 18 yaşında bir genç delikanlı falezlerden atlayarak, intihar etmiş. Ölmeden önce de aylarca düşünmüş ölmeyi. Veda mektubunda yazdıklarını okuyunca düşüncelere daldım. Daha önce iki kitabım “AYNA” ve “BOŞVER” de yazdığım gibi, hayatın anlamını ifade etmiş.

İnsanların giyime, görüntüye, yaşama dikkat ettiklerini ve hayatın tamamının anlamsız bir mücadeleden ibaret olduğunu ve kendisinin bunlardan hiç birini yaşamak istemediğini dile getirmiş.  Çalışmak istememiş. “Çalışma hayatı bana göre değil. Kimsenin emrinde olmak istemem.” demiş. Babası ve ağabeyi ile konuşamıyormuş. İletişimi yokmuş.  Çalışma hayatına atılsa; evlenmek, ev geçindirmek, çocuk bakmak, eşya ya da ev almak için para kazanma derdiyle meşgul olmak istemiyormuş.  Arabası, evi, eşyası olmasa da olurmuş.  Hayvanları çok severmiş. Evin içinde sinek ya da arı görse, öldürmek yerine bardağın içine alıp, pencereden dışarı salarmış.  Evdeki kağıt ve plastik atıkları bile geri dönüşüm için ayırır, ihtiyacı olmayan eşyaları paylaşırmış. Bu kadar da merhametli bir çocukmuş.  Ama onunla her şeyini paylaşan iki arkadaşından başka da kimsesi yokmuş. Onlara da teşekkür ederek, intihar etmiş.

Hayatınızdan Memnun musunuz?

Corona gibi herkesi etkileyen bir hastalığın olduğu bu çirkin dünyada siz neler yapıyorsunuz? Halen yemek ve moda programlarını izleyip; kimlerin neyi beğenmeyip, burun kıvırdığına mı bakıyorsunuz? O beğenilmeyen yiyeceği ve giyeceği bulamayanları düşünüp, görüyor musunuz?  Az önce bir yazı okudum. Şöyle diyordu:

Son model bir cep telefonunun fonksiyonlarının % 70’i kullanılmaz!

Lüks bir arabanın aksesuarlarının % 70’i gereksizdir.

Lüks bir villanız ya da malikaneniz olsa alanın % 70’ini kullanmazsınız.

Gardrobunuz için durum farklı mı? Giysilerinizin % 70’i yepyeni durur.

Yaşam boyunca çabaların ve kazançların % 70’i başkalarının harcaması içindir.

Demek ki biz, kendimize ait % 30’a sahip çıkmalı ve ondan tam yarar sağlamalıyız.

O halde;

Varlıklı olmasanız da mutlu olmaya çalışın.

Sevdiğiniz insanlar için zaman ayırın.

 

O yüzden iyisi mi hastalıkların, depremlerin olduğu böyle bir devirde hiçbir şeyi çoğaltmayın. İyilik ve sevgiden başka.

yazar

Yazar: Dans Eden Kelimeler

Bale Sanatçısı, eğitmen, yönetmen Kağan Can Odabaşı ile onun eşi Editör, kitap ve gazete köşe yazarı Ayşegül Toker Odabaşı yaşadıklarını, yaşadıklarınızı, yaşadıklarımızı, hepimizi, yaşam denen sahnede karşımıza çıkanları kendi tecrübeleri ile burada sizinle paylaşmak istiyorlar. Bize katılır mısınız?

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir yorum

Yorum Yazın
  1. sizin yazınız benim duygularım kelimelere dökülmüş hali ayrıca intihar eden genç arkadaş ile de gerçekten kafa yapılarımız aynıymış çok başırılı bi yazı başarılarınızın devamını dilerim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.