HAYATINI ERTELEME

 Hayatımızın her anı koşuşturma içinde akıp gidiyor farkında olsakta olmasakta. Ama asıl sorun şu ki hayatımızın bir saniyesinin bir daha asla geri gelmemesi. Bunu düşününce çok korkunç geliyor bana. Bir saniyeni bile geri alamadığın halde kendin için veya  bir başkası için zamanını anlamsız ve gereksiz şeylere harcamaya devam ediyorsun. Önemli değil sadece senin yaşamından az da olsa gidiyor. 60-70 yıllık yaşamımızda (hatta belki de  daha az ya da daha fazla ) kendimiz için yaşamak yerine başkalarının isteklerini yerine getirmekle meşgulüz o kadar meşgulüz ki bu davranışımız bizim yaşama şeklimiz olmuş durumda.Biz herkes için istediklerini yaparken (yaparken de kendi çıkarlarımızı katmadan istedikleri gibi yaparız o ayrı) iş kendi hayatımızla ilgili alınması gereken bir karar olduğunda bizden önce kendileri söz sahibiler. Herkesin ilk düşünmesi gereken kişi kendisidir ama nedense hep biz başkasını da düşünmek zorundayız neden kendimizi buna mecbur hissediyoruz? Çünkü herkes olaylara gerçekçi yaklaşırken biz hep duygusal yaklaşıyoruz ve bu yüzden herkesi sırtımızda taşımaya mecbur hissediyoruz. işte biz tam da burada kaybediyoruz. Hepimiz bir dünyada yaşıyoruz ve hepimiz farklılıklarla doluyuz. Hepimiz birbirimizden farklıysak neden bir başkasına benzemek zorunda bırakılıyoruz ya da bir başkasının seçtiği hayatı yaşamaya mecbur bırakılıyoruz ? Hepimizden sadece bir tane var o da kendimiz. Yani tek başımızayız aslında kendi mücadelemizi kendimiz vermeliyiz. Hayatımızın değerli zamanlarını bize yarar sağlamayacak şeylerle meşgul etmemeliyiz aslında. İlk başlayacağımız yer kendimizi tanımak ve kendimizden emin olmak başkalarının abuk sabuk laflarıyla yıkılmadan dimdik kalabilmek sonra ise dünyaya neden geldiğimizi sorgulamak (buraya sadece dünya nüfusunu arttırmak için gelmemişizdir dimi:))) ) kendi hedefimizi de kendi ilgi ve yeteneklerimize  göre çizmek hiç kimseye göre değil sadece kendimize göre. Eğer hayatımızın herkes gibi olmasını istemiyorsak kendimizi sıfırdan  eğitmeye başlamalıyız .Dünya yaşadığımız yerden ibaret değil her şey bizim elimizde canımızın istediği her şeyi yapmazsak ya da şöyle söyleyeyim kafamıza göre davranmazsak her zaman istediklerimizi mantık çerçevesinde düşünürsek zaten doğruyu buluruz ama yok eğer canımızın istediği her şeyi yaparsak kendi nefsimizin kölesi oluruz ve bizi o yönetir. Öyle bir hale geliriz ki artık mantıklı düşünemeyiz bile sadece kendi nefsimizi memnun etmek isteriz ve kendi kuyumuzu kendimiz kazarız. Yapmamız gereken en doğru şey ilk önce neyi sevip sevmediğimizi neyi istediğimizi ya da hayatımızın nasıl olması gerektiğini kafamızda kurmak ve buna ulaşabilmek için ne gerekiyorsa onu yapmak korkmadan cesurca ve her zaman yazdığım gibi kendine güvenmek. Hayatımızı ertelememek kendimizi hep bir adım yukarı taşıyacak şeyleri bulmak. Yaşamayı, sevmeyi, öğrenmeyi ve en önemlisi de kendini sevmeyi ve güvenmeyi asla ertelememek. 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.